31 Ağustos
Cumartesi kahvaltısı... Evde hazırlarsan bedava... Borusu, içinde aşka var, sevgi var, emek var, kendin var...
Ben 1969 doğumluyum. X kuşağıyım. Yokluk, fakirlik ve bulgur aşının ekmeğe katık yapıldığı günleri bilirim. Sadece bir bulgur pilavı bile benim için çok büyük velinimettir. Bana koyan sadece, niye hala gelir dağılımı eşitsizliğinin olduğu ve bütün dünya ilerlerken neden bizim geri kaldığımız. Çünkü dürüst ve adaletli değiliz. Ömür bitti, hayallerimiz gerçeklesmedi. Olsun, Atatürk sevdamız eksilmedi ya!
29
Valla ne pişirirsek pişirelim, yaşanılan olaylar sebebiyle ağzımızın tadı yok.
Bir ülkede; kadın hakları, eşcinsel hakları, hayvan hakları, mülteci hakları vesaire işlevsel değilse, ötekileştirilmiş tüm farklılıklar ayrımcılığa maruz kalıyorsa; o ülke medeni ve demokratik değil, gerinin de gerisi bir ülkedir ve gelişmesi söz konusu bile olamaz.
28
Son günlerde gündemin en önemli konusu kayıp bir kız çocuğu daha. Kız çocuklarının yaşadıkları beni çok üzer. Çünkü bu toplumda kadına bakış açısı ve yasaların işlerliği ortada. Yoksa yılda 300 tane kadın yakınları tarafından öldürülmezdi. 3 yıl önce de bir kız çocuğu kaçırılıp öldürülmüştü. Şimdi gene başka bir kız çocuğu kayıp. Umarım sağ salim bulunur. Bir insan bunu yapacak kadar gerçekten bu kadar hasta ruhlu olabilir mi? Aslında yaşanılan sorunların kaynağı bireysel değil toplumsal. Gülben Ergen çok güzel anlatmış durumu... Ve Gülben Ergen bunu bu olaydan önce söylemişti.
Gülben Ergen
@gulbenergen
Sokak köpeklerine çıkartılan yasa, çocuk kaçıranlara, çocuk tecavüzlerine, çocuk istismarcılarına çıkmış olsaydı bunca kayıp vakası yaşanır mıydı?
27
Yaptık işte gene bir şeyler... Kumpirin patlıcancası!
Ögrenmen gerek korkularını yenmeyi, sevmeyi, nasıl davranılması gerektiğini... Yoksa senin cahilliğinin sorumlusu doğa ve hayvanlar olamaz.
26
#patateskızartması #biberkızartması #domateskızartması #soğankızartması
İçinde yaşadığım sistemi elbette bilgisiz ve bilinçsiz olduğu için sevmiyorum. Belki gidemedim, sonrasında da gitmek istemediğim için zaman zaman sosyalleşsem de genelde kendimi o sistemden soyutlayarak elimden geldiğince yaşamaya çalıştım. Evet olmadı daha farklısı; belki cesaret edemedim, belki başaramadım, belki de hayallerim dünyadan da farklıydı ama kendimi korumak adına ortalamanın dışında kalmak da bir başarıdır diye düşünüyorum. Yanlış anlaşılmasın, kimseyi aşağılamak veya küçümsemek gibi bir şey değil anlattıklarım ama bazı gerçekleri de görmezlikten gelemeyiz. Sistemin, yaşam standardını açlık sınırının altına düşürmesini, çoğunluğun bunu bir başarısızlık olarak görmeyip itiraz etmemesinin, hatta desteklemesinin doğrulukla bir alakası veya kabul edilebilir bir tarafı. Artık bu başarısızlığın üstünün, çoğunluğun hassas noktalarıyla sıvanmaya çalışıldığının görülmesi gerekiyor. Bir tane hayatımız vardı, o da birilerinin çıkarları ve ideolojileri için harcandı gitti işte. O bir tane hayatımız bu kadar ucuz harcanmamalıydı. Hayatımız fatura ödemekle, vergi vermekle ve karnımızı en ucuza doyurmaya çalışmakla geçti. Hayallerimiz, hayal olarak kaldı.
25
Parkta bugün, kulağı küpeli ve saldırgan olmayan, aşısı yapılmış kontrol altındaki 3-4 köpeği toplatmak için yandaş arayan bir adam vardı. Kimseyi ikna edemeyince, herkesi odun olmakla suçladı. Utanmadan bir de az önce 4 köpek bana saldırdı diye yalan söylüyordu. Oysa parkta o da yürüyüş yaparken ben de kedilere mama dağıtmaya çıkmıştım ve yürüyüş yolunda köpek bile yoktu. Hayvanlardan korkabilirsiniz, onları sevmeyebilirsiniz, onlara nasıl davranacağınızı öğrenmediğiniz için onların saldırısına da uğrayabilirsiniz ama hiçbir gerekçe, size onları öldürme hakkını ve bu hakkı destekleme hakkını vermez. Adama kedi ve köpekleri sevip sevmediğini soruyorum, hayır diyor. Ne anlatabilirsiniz ki sevgisiz birine?
Sokağımızdaki kedilere mama dağıtırken de mahallemizde sokak kedilerine mama dağıtan hayvansever bir kadın da baktığı sokak kedilerinden birinin ölmesinden dolayı gözyaşı içersindeydi.
İsterdim ki; herkesin duyguları, kalbinden ve aklından geçenler, o anda alınlarına yazsın. Kendime güveniyorum! Ya siz?
Son dönemlerde öyle cahil, dolayısıyla saygısız ve anlayışsız insanlarla karşılaşıyorum ki, inanın hiç dışarıya bile çıkasım gelmiyor. Çünkü istemesen de adım başı insanın ayağına dolanıyorlar, etrafa tehlike saçıyorlar. Sen ne kadar uzak dursan da, buluyorlar seni.
24
Onların yaşattığı huzuru bana insanlar yaşatmadı ki...
Sabri oğlum 2 haftalık bir kayıptan sonra 3-4 gün önce döndü... Anlatamam ki mutluluğumu... Anlayabilir misiniz?
Evrenin bana bahşettiği hayatın her saniyesini hiç savsaklamadan sanki sunum yapıyormuşçasına çok özenerek yaşamaya çalışıyorum!
23
Yumoş ve Güngör
#yağmur #rain #kedi #cat
Ne pişrecegini bilememek aslında yaratıcılık ruhunu öldüren bir tembellik olsa gerek. Oysa sınırlı bir mutfak erzağı yeni yemek çeşitlerinin oluşmasına sebep olan veya az ile yetinmeyi öğreten bir fırsattır. Yemeklerime bakarsanız et hiç kullanmıyorum bir hayvansever olarak ve yaşanıyor işte etsiz de olsa. Önemli olan günlük kalori miktarı ve alınması gereken vitaminler... Arabanın bile bir benzin mazot kullanım seviyesi var, çalışması için fazlasına ihtiyacı yok. İnsan da öyle işte. Ama yemeyi keyife dönüştürmüşüz işte. Bugünkü menümüz 1 domates, 1 soğan, 1 biber, 1 yumurta ve biraz salça ile yaptığımız az yağlı menemen idi...
22
Samimiyetsiz dünyada hiç sevilmek gibi kaygım olmadı. Çıkar dünyasında zor zamanlarımda yalnız olmak da beni mutlu eden bir şey.
21
Bir evlat yetiştirirsiniz, 85 milyonluk bir ülkenin bayrağını dalgalandırır, adını tüm dünyaya duyurur, o kişi Ebrar Karakurt'tur ama cahil insanlar eşcinsel veya trans diye yerin dibine sokmaya ve linç etmeye çalışır, saldırıya hedef gösterir. Artık 21. yüzyıldayız, dogmatik şeylerle nefret kusacağınıza, bilgiyle güzellikleri görebilin... Hani sıkışınca aile gibi kutsal kavramlardan bahsedersiniz ya; sadece sizin anlayışınıza göre bir aile kavramı yoktur; her türlü sevgiye açık, geniş bakış açılı, gerçekleri görebilen hoşgörülü aile yapıları da vardır... Unutmayın ki; dünyayı cahilliğe dayalı nefret değil, bilgiye dayalı sevgi kurtaracaktır...
Velhasıl dünyayı kurtaranadan, hayatı güzelleştiremeden ölmek çok acı!
20
Kediler için mama koyduğum bir noktaya 3 tane tabela astım. Kuru kedi mamalarının üstüne yemek atığı, su veya ıslak bir şey koymayın, kedilerin aç kalmasına sebep oluyorsunuz diye. İnatla kuru mamaları ıslatmaya devam ediyorlar. İnsan bu kadar cahil veya kötü olabilir mi?
Ben insanları iyi veya kötü diye bile ayırmıyorum artık. Çünkü kötü olmanın kökü farkındalıksızlık, bilinçsizliktir, kapasite yetersizliğidir. Çünkü istisnalar hariç bakıyorum da, insanlar neyi niçin yaptığını bile bilmiyor.
Biber dolması yerine daha pratik biberli pilav!
Ekşi surat oğlum büyümekte...
İlkokula gitmiyordum bile belki... Hasan abimin plaklarından tanımıştım Selda'yı ve sesine vurulmuştum. Oysa yüreğimiz de aynıymış...
İnsanları aptal yerine koyunca karşınızdaki kişi aptal olmuyor; siz hem saygısız olmuş oluyorsunuz, hem de karşınızdaki kişinin nezaketen sustuğunu veya sizi kaale almadığı için cevap vermediğini anlayamayacak kadar aptal olduğunuzu kanıtlamış oluyorsunuz.
İnsanlara bir tavsiyem olsaydı; "iyi niyeti suistimal etmeyin, bencil olmayın" derdim...
19
Bugün üni. hastanesinde fabrika ayarlarına geri döndüğümü öğrendi. Vücut değerlerim kan tahlillerine göre normale dönmüş...
18
İnsan her zaman aynı miktarda, yani mesela tek kişilik yemek yaparsa, ölçüler de şaşmaz-mükemmel oluyor. Mesela tek kişilik yaptığım 250 ml pilavın suyu 3 katı olunca tam kıvamında oluyor. Ama yarım kilo prince 3 katı şu koyarsanız çekmiyor. Pilav tutturmak işte o yüzden zor oluyor. Kaç kişilik olacağı sürekli değişirse, o pilavdan hayır gelmiyor... Bugün yaptığım pilavın üstüne 2 gün önce yaptığım kuru fasülyeden koydum. Fatma Girik'in ruhuna değsin. Rahmetli çok severdi kurufasülye pilavı...
Yaşam tecrübesi insana hayat muhasebesi yaptırıyor. Yanlışlarım olmuştur mutlaka ama hiç pişmanlıklarım olmadı. Çünkü insan hayatı deneye yanıla öğreniyor. Yanlışlarım da telafisi olabilen kendi kendime yaptığım yanlışlar olabilir; başkalarına zarar veren değil. Mesela benim unutamadığım kendime yaptığım en büyük yanlışlardan biri, 1985 yılında o hafta radyoda anonssuz yayınlanan Tülay İlter'in Müzik Bahçesinden programından kaydettiğ…
Varolan düzeni kabullenip, onunla mutlu yaşayan herkes birer sosyal böcektir. Albert Caraco
Yanlış savunup destekleyenler, bir gün yanma sırası size de gelecektir. Belki yanıyorsunuz da farkında değilsinizdir.
İnsanın yaşadığı coğrafyanın yanmasına sevinmek hangi akıl seviyesine tekabül ediyor acaba?
Dünyada insanlar 2'ye ayrılır; bir tarafta dünyayı yakanlar, bir tarafta kurtarmaya çalışanlar... Siz hangi taraftasınız?
Yanlış yapanların, mesela şiddet uygulayanların vesaire, sıkıştılar mı zeytinyağı gibi üste çıkmak için yaptıkları tek şey; vatan, millet, din, terörizm gibi kavramlar üzerinden suç bastırmaları ve aynı kafadaki çoğunluğun desteğini almaya çalışmaları... Mesela şiddetin haklı bir gerekçesi olamaz. Sen kendini savunmak için şiddet uygulamıyorsun ki, gidip resmen adama saldırıyorsun! Bu sadece o meselesi, bu meselesi değil; medeni olamayan toplumlardaki bireylerin çok sık başvurdukları bir yöntem. Benim sosyal hayattan çekilmemin en büyük sebebi de budur; okumuş insanların bile üzerime yürümelerinin hiçbir haklı gerekçesi yoktu. Ve en önemlisi ne biliyor musunuz; insanların şiddete meyilli insanlarla sosyalleşmeye devam etmesi. Ben bunu nasıl tercüme ederim; hepiniz aynı kafadansınız. Çıkarlarınız için sessiz kalarak resmen suça ortak oluyorsunuz. Yanlışa dur demek için, illaki kendi başınıza gelmesi gerekmiyor. İçinde şiddet barındıran insanlarla sosyalleşmek, şiddeti onaylamak demektir. Benim gözümde şiddete meyilli insanla, bu insanlarla sosyalleşen insanlar arasında hiçbir fark yoktur. Nokta. Bunun tartışmasını bile yapmam.
17
16
Mecliste şiddete başvuran bir milletvekilinin demokrasi gereği görevine devam etmemesi gerekmez mi?
15
"Sizi mutsuz eden ortam ve kişilerden uzak durarak hem psikolojinizi hem de beden sağlığınızı koruyun" derken veya benzer paylaşımlarımda aslında yaklaşımım kavramsal biliyor musunuz? Çünkü hiç kimseyle derdim olamaz. Yaşadığım olumsuzluklarda kişilere sadece X gözüyle bakıyorum. Durum yansımaları sadece benimle alakalı, bendeki etkilerin yansıması. Ve benzer durumları tekrar yaşamamak adına bir dile gelme ve tavsiye niteliğinde. Yoksa içimde hiçbir kimseye karşı zerre bir negatiflik yok, yapım gereği de olamaz. Ben zaten kendimle yaşamayı seven birisiyim. Kendimle o kadar çoğalıyorum ki, olumsuzlukları kişiselleştirmeye saniye bile vaktim olmuyor...
BERGEN BİR ERKEĞİN DEĞİL, ERKEK EGEMEN BİR TOPLUMUN KURBANIDIR!
30 yıl yaşadı. Ölümünün 35. yılında Bergen... Bergen'in katilini sadece bir kişiye indirmek; önce gözünü kör eden, sonra canını alan kocası olan erkeğe indirgemek yanlış olur. O, toplumun kadına bakış açısının bir kurbanıdır. Her yıl kaç kadın sevgilisi veya kocası tarafından öldürülmekte, kadın cinayetine kurban gitmektedir. Hiç kimse, hiçbir canlı öldürülmeyi haketmez. Adalet sistemi varken yasa uygulayıcı, bir erkek-bir sevgili-bir koca olamaz.
Bakın yumoş oğluma...
Dünyanın en güzel sesi kadın sesidir. Eğer o ses bir de şarkı söylüyorsa, huzurun ta kendisidir.
13
Türkiye, Paris Olimpiyatlarında hiç altın madalya kazanamayarak, 3 gümüş ve 5 bronzla madalya kazanan 91 ülke arasında 64. olarak geriye gitmiştir. Biz daha hala kadın sporcularımızın, şortunu ve atletini, cinsel yönelimini konuşup, bu konuda camilerde fetva verdirirsek, trollerle sporcularımızı nefrete hedef gösterirsek, sporda başarılı olmamız söz konusu bile olamaz elbette. Madalya kazanan ilk sıralardaki ülkelere bakarsanız, madalya sayısının demokrasi ve sosyo ekonomiyle paralel olduğunu görürsünüz. Türkiye'nin son 20 yılda ne kadar geriye gittiğinin de bir göstergesidir bu durum.
9
Yaşamak mı önemlidir yaşatmak mı? Yaşatmaya çalışmazsak yaşam olur mu, yaşayabilir miyiz, yaşama hakkımız olabilir mi?
7
Bazen... Evet bazen iyi çoğu zaman kötü geçen 10. gündeyim. Bu akşam çok kötü bir günden sonra biraz nefes alabildim. Umarım bu, umudun son tepesidir... Umut içimde elbet hiç tükenmedi. Çünkü daha bir şeyler yarım gibi veda için. Ama aslında zaten hiçbir zaman hiçbir şeyin tam olması söz konusu değil. Ama şu anda 4 yavru kedi daha var büyümesi hayata karışması gereken. Aslında yaşanılan her kötü zaman da, bir şeylerin testi ve sağlaması. Aldığım bazı kararlarda ve tespitlerimde içim rahat en azından. Hayat organizmaların içgüdüsel devinimi ve hiçlik üzerine kurulu.
6
Savaş ülkeleri Ukrayna ve Rusya'nın yıllık enflasyonunun bizim aylık enflasyonumuzdan düşük olduğunu biliyor muydunuz?
5
Spor (yürüyüş yapmak, bisiklete binmek, dans etmek, jimnastik gibi farklı vücut etkinlikleri) kaslarınızın ve sinirlerinizin sürekli hareket etmesi, kalbinizin düzenli ve hızlı çalışması kan dolaşımınızın hızlanmasına neden olur. Bunların vasıtasıyla beyninize daha fazla oksijen (enerji) yükleyerek beyne daha farklı sinyaller gönderirsiniz. Bu ise stresten daha kolay uzaklaşmanıza ve daha sakin düşünmenize yardım eder. Ayrıca güvendiğiniz birisi ile sohbet etmek, kitap okumak, şarkı söylemek, sinemaya gitmek gibi size uygun olan etkinlikler beyne yeni sinyaller göndermenize neden olabilir.
Beyninizdeki bilginin kalitesi sizin ne kadar okuduğunuza, öğrendiğinize kısaca bilginize bağlıdır. Öğrendiğiniz her yeni ve farklı bilgiyi beyninize kayıt edersiniz. Beyniniz her öğrendiğiniz yeni ve farklı bilgilerle zenginleşir. Bu, daha olgun, yaratıcı, sakin düşünmenin yanında daha doğru kararlar vermenize ve yaratıcı düşünmenize yardım eder.
Eğer sürekli ayni şeyleri yaparsanız beyninize yeni ve farklı bilgi girmeyeceği için düşüncelerinizde ve davranışlarınızda fazla bir değişiklik olmayacağı için hayatınızda fazla şey değişmez. Düşündüğünüz gibi düşünmeye devam edersiniz. Cahil insanların dinlemeyen, kaba davranışları, şiddete ve öfkeye eğilimli olmalarının temel nedenleri arasında beyinlerindeki bilginin kalitesindir.
TINNNN!
Bana ters gelenler, mesela dogmatik düşünceleriyle benim varoluş gerçeğimi lanetleyenler falan, samimiyetsiz oldukları için, politikaları çıkarcı-kendilerine yönelik olduğu için, onlarla yan yana durmamak adına, çünkü benim onuruma ve insanlık anlayışıma tersler, işte bu kişiler vicdani bir konuda bile çığırtkanlık yaptıkları-bu durumu kendi tanıtımlarına alet ettikleri için, benim vicdanım kapanıyor. Şovenlik yapacaklarına gitsinler neyi-kimi kurtaracaklarsa kurtarsınlar... Samimilerse, herkese ve her şeye karşı vicdani olsunlar. Beni lanetleyecekler, bana vuracaklar, beni aç bırakacaklar; sonra da fizandakine vicdan yapacaklar.
4
Dünya yansa yorganım yok içinde,
İnstagram'ın kapatılması çok da...
Hür doğdum, hür yaşayacağım,
Dogmatiklerin yanında asla yer almayacağım.
Bana Doğu değil, Batı lazım
Gericilik değil, eşitlik-özgürlük-demokrasi tarafım.
Atatürk'ten başka lider tanımam,
Bana düşman olanlara da zerre acımam!






















Hiç yorum yok:
Yorum Gönder