8 Ekim 2022 Cumartesi

7 - 14 Ekim 2022 facebook notlarım

Arşivde başka bir fotoğraf ararken, ne ile kaşılatım. Yeğenimin kızı Cansu ve Nazlı Kandok hanımefendi...

Yıllar çok hızlı geçiyor ama içimizdeki ana acısı hiç dinmiyor. Yaşlılar çocuk gibi sevilmeyi isterler. Bunu ancak ebeveylerinize yaşlanınca bakarsanız-onlarla ilgilenirseniz öyle tecrübe edebilirsiniz. Birgün Nazlı Kandok hanımefendi demişti ki, kendileri anam olur, evdeki KEDİmize dönüp, "Sen bile sevmiyorsun beni değil mi?". İşte o yüzden ben hiçbir zaman sevilmeyi beklememeşimdir. Sevilmek sadaka gibi gelir bana! Ebeveynlerimize diyeceğim o ki, belki sizin istediğiniz gibi sevemedik sizi ama en azından sizden gördüğümüz kadar sevmişizdir; belki daha çok sevmişizdir ama sizden öğrendiğimiz gibi gösterememişizdir. Yani siz ne kadar gösterdiniz ki sevginizi?

VAJİNALI ERKEK VEYA PENİSLİ KADIN NİYE OLMASIN Kİ; VAR ZATEN!

Bir arkadaşımız trans erkek olduğunu, yani kadın bedeninde doğup erkek hissettiğini ama buna rağmen, kadın bedeninde erkek olmaktan mutlu olduğu içini ameliyatla erkek bedenine geçmek istemediğini ama toplumda kadınlığın ve erkekliğin belli kalıptaki bedenlerine göre bir varoluş dayatıldığı için, yani erkek penisli kadın vajinalı olmalı diye bir koşullanma olduğu için, kafasının karışık olduğunu yazmış bana... Oysa ki...

Hayatta doğru olan, bize dayatılan ve normalleştirilen değildir; kendimizi nasıl hissettiğimiz, nasıl olmamız ve nasıl yaşamak istediğimizdir. Kimisi toplumun etkisinden kalır ve toplumun doğru ve normallerine göre varolarak mutlu olur, mesela bazı trans bireyler trans geçiş ameliyatını olarak; kimisi de doğasına uygun olarak-hiçbir değişime uğramadan-mesela kadın bedeninde erkek olarak. Siz doğanıza sahip çıkarak mutlu olanlardan olabilirsiniz, kimisi de kendi inandığı şekilde veya toplumun normallerine uyarak olarak mutlu olabilir. Eğer bir insan evrensel doğrulara göre değil de kendi doğrularına veya topluma göre varolarak mutlu olacaksa, örneğin bir trans yanlış bedende doğduğuna inanıp trans geçiş ameliyatını gerçekleştirerek mutlu olacaksa, bu onun kendi tasarrufundadır ve kimsenin bir şey demeye hakkı yoktur. Ama bir insan da çoğunluğa ters gelen ve yanlış bulunan ama doğasına riayet ederek mutlu olacaksa, o kişiye göre de en doğru olan budur. İnsanlar kendine ters geleni yanlış bulabilir ama herkesin hayatı biricik ve şahsına münhasırdır; çünkü herkesin genetiksel yapısı ve psikolojik hassasiyeti farklı olduğu için, varoluş şekli de bu doğrultuda olması en doğrusudur. O yüzden herkes içinden nasıl geliyor ve nasıl mutlu olacaksa; kendini o şekilde tanımlama ve ifade etme hakkına sahiptir. Çoğunluğun doğrusuna uyarak mutsuz olmaktansa, yalnız kalmak ve ötekileştirilmek pahasına insanın kendi doğrularına göre yaşaması doğru olandır. Ama çoğunluğun doğrusuna göre mutlu olacaksa da, gene kendi seçimidir ve karışılamaz.

Aslında eşcinsellik denilen şey kadın bedeninde erkeklik, erkek bedeninde kadınlık. Kadın bedeninde bir erkeğin de bir kadınla birlikte olabilmesi için, illaki bedenini değiştirmesine gerek yok ki. Değiştirince kendini daha iyi gerçekleştiremeyecek, hatta hiç gerçekleştiremeyecek. O yüzden bırakın bazı erkekler vajinalı olsun, bazı kadınlar da penisli. Mesela ben erkek bedeninde bir kadın(Yani eşcinsel) olarak, penisimi kestirip vajina yaptırarak daha mutlu bir cinsel yaşama kavuşamayacağım ki; kendimi hadım ettirmiş olacağım ve cinsel hayatıma veda etmiş olacağım.

Kadın bedeninde erkek olarak veya erkek bedeninde kadın olarak mutlu olmanın sebebi, birilerinin etkisine maruz kalmadan mutlu olabilme özgüvenine sahip olmakla alakalı. Trans geçiş ameliyatıyla mutlu olanlar belki toplumsal manada kendilerini gerçekleştirdikleri için mutlu olabilir. Yoksa bedene yapılan müdahalenin bilimsel anlamda mutluluk verdiğine dair bir veri yok. Bir erkek penisini, bir kadın da vajinasını kökünden kazıttırarak cinsel manada nasıl mutlu olabilir ki?

Transseksüel ve travesti arasında bir fark yok aslında. Travesti karşı cinsin kılığına girene, transseksül de geçiş ameliyatı olana deniyor ama günümüzde transseksüel sayılmak için ameliyat olmak gerekmediği için travestiler de transseksüel sayılıyor.

Yanlış bedende doğmak diye bir şey yok. Çünkü milyonlarca eşcinsel var. Doğanın bir gerçeği bu. O zaman heteroseksüeller de bize-eşcinsellere göre yanlış bedende doğmuşlar. Penislilerin erkek, vajinalıların kadın olduğunun tek doğru olduğunun referansı ne? Belki gerçek erkeklik vajinalı olmak, gerçek kadınlık da penisli olmak.

Türkiye'de nefret yürüyüşü yaparak eşcinselliğe karşı çıkanların görsel profili

CAHİL İNSAN!

İnsanlar cahilliğinin kurbanıdır, insanın celladı cahilliğidir.

Cahil insanlar cahilliğinin kurbanı olurken, cahil olmayanların da katledilmesine sebep olur.

Cahil insanlar o kadar cahildirler ki, doğanın kendilerine bahşettiği hayatın ne anlamını bilirler, dolayısıyla da ne de kıymetini.

Cahil insanlar yaşayan birer organizmadırlar. Layığıyla yaşamadıklarının farkında bile değillerdir.

Cahil insanlar yukarıda söylediklerimi hakaret olarak algılarlar; oysa cahil olmasalar ders çıkarırlar.

Cahillik başa beladır. Tek tedavi yöntemi bilimsel eğitimdir.

İktidarlar, genellikle cahil insanlar üzerinden iktidar olurlar ve iktidarda kalabilmek için de insanların cahil kalması için eğitim sistemini kötüleştirirler, eğitim kurumlarının başlarına baskı kurmaları için dogmatik insanları geçirirler.

Cahil insanlar asla birey olamazlar; uzaktan kumandalı gibi iktidarlar tarafından çok kolay yönetilirler ve yönlendirilirler.

Cahil insanlar tehlikelidirler, vicdanları yoktur; çünkü hiçbir şeyi kendileri adına yapmazlar. Dolayısıyla suçluluk duygusu falan hissetmezler. Dedim ya; onlar robot gibidirler. Uçuruma atla desen atlayabilirler.

Cahil insanlar yaşamasını bilmedikleri için, aslında yaşayan birer ölüdürler.

Z KUŞAĞININ YARISININ EŞCİNSEL OLMASI, ALFA KUŞAĞININ % 75 EŞCİNSEL OLACAĞININ HABERCİSİ Mİ?

Araştırmalar sonucu Z kuşağının yarısının eşcinsel olması, yobaz kesimde sanki sonradan olunmuş gibi panik yaratmış; Bu durum, tıpkı Avrupa'da eşcinselliğin daha hızlı çoğaldığı düşüncesiyle aynı derecede aptalca ve homofobikçedir. Bir şeyin görünür olması, onun sonradan olduğu veya çoğaldığı anlamına gelmez; kişilerin kendilerini ifade etme ortamı veya cesaretini bulmasıyla alakalıdır bu durum. İran'da eşcinsellik yoktur denilemeyeceği gibi, önceki kuşaklarda da eşcinsellik bu kadar çok değildi denilemez. Dolayısıyla, X kuşağında ne kadar eşcinsel varsa, Z kuşağında da o kadar eşcinsel vardır. Avrupa'daki eşcinsellik oranı da Türkiye'dekinden fazla değildir. Tabi bu dediklerimi cahiller ve aptallar anlayamaz, anlamak istememek de bir aptallık ve cahilliktir..!

Başörtüsü sadece bir inanç meselesiyse, erkek egemen sistemin kadını ikinci sınıf görüp onu kontrolü altına almak değilse, niye siyasetin her zaman bir numaralı gündemi? Başını örtene karışan mı var; ama başını örtmeyene karışılıyor ve ahlaksızlıkla, namussuzlukla itham ediliyor. Başını örtenlerin bunu görememesi..!

GÖK LGBTİ'ler nerdesiniz? Aklınız başınıza geldi mi? Gelmediyse biraz daha sabredin o zaman! İran'da eşcinseller idam ediliyor. Filistin'de eşcinsellerin başı kesiliyor, vesaire. Türkiye'de eşcinsel hakları yürüyüşüne izin verilmiyor ama eşcinsellik karşıtı yürüyüşe izin veriliyor. Sokakta gökkuşağı bayrağı, gökkuşağı renkli şemsiye açamıyorsun. İran'da 1979 öncesi başörtüsü zorunluluğu yoktu. Şimdi ise İran'da polisler kadınları saçı gözüküyor diye öldürüyor. Bunu, benim gibi yarım akıllı biri bile düşünebilirken, akıllı insanların düşünememesine şaşıyorum. Görünen köy klavuz istemez atasözü bize ait değil midir? Evet ama yetmez diyenler kimdi? Yoksa herkes mi takiyeci?

8

Başörtüsü sadece bir inanç meselesiyse, erkek egemen sistemin kadını ikinci sınıf görüp onu kontrolü altına almak değilse, niye siyasetin her zaman bir numaralı gündemi? Başını örtene karışan mı var; ama başını örtmeyene karışılıyor ve ahlaksızlıkla, namussuzlukla itham ediliyor. Başını örtenlerin bunu görememesi..!

GÖK LGBTİ'ler nerdesiniz? Aklınız başınıza geldi mi? Gelmediyse biraz daha sabredin o zaman! İran'da eşcinseller idam ediliyor. Filistin'de eşcinsellerin başı kesiliyor, vesaire. Türkiye'de eşcinsel hakları yürüyüşüne izin verilmiyor ama eşcinsellik karşıtı yürüyüşe izin veriliyor. Sokakta gökkuşağı bayrağı, gökkuşağı renkli şemsiye açamıyorsun. İran'da 1979 öncesi başörtüsü zorunluluğu yoktu. Şimdi ise İran'da polisler kadınları saçı gözüküyor diye öldürüyor. Bunu, benim gibi yarım akıllı biri bile düşünebilirken, akıllı insanların düşünememesine şaşıyorum. Görünen köy klavuz istemez atasözü bize ait değil midir? Evet ama yetmez diyenler kimdi? Yoksa herkes mi takiyeci?

11

Veganlık artıyormuş.. Herkes vejeteryan ve vegan olunca kurban adeti de tarih mi olacak? Eveeeet!

13

Daha 2-3 yıl öncesine kadar tenis ve badmintonu bırakacağım aklıma gelmezdi. 70 yaşına kadar oynarım diyordum. Yerçekimi kuvvetine karşı gelinemiyormuş demek ki. 10 yıllık hakkıyla ter akıttığım kendi çapımda bir spor hayatım oldu. Bisiklet, yüzme, tenis, badminton... Bundan sonra ara ara tenis oynasam da artık yürüyüş ağırlıklı bir spor hayatım olacak. Spor yaparken iyi kötü bana bir şeyler katan herkese teşekkür ederim... Kimseye kırgın falan da değilim.

Pardon da, bir insan ne kadar aydın, ne kadar modern, ne kadar eğitimli, ne kadar donanımlı, ne kadar kendini geliştirmiş olursa olsun; eğer dönüp dolaşıp konuyu dine, tanrıya, eğer kadınsa kapanmaya falan bağlıyorsa, ben bu durumu çok sağlıklı bulamıyorum. Tamam, inanç diye toplumsal bir gerçeği yadsıyamayız ve insan da nasıl mutluysa öyle yaşasın ama namusu bedene indirgemek, sonra bilimsel bir gerçekmiş gibi maneviyat üzerinden yaşam rotası çizmek falan hiç de akıllıca değil.

Yaprak Dökümü dizisi 16 yaşında... Bana göre Türk Dizi tarihinin özellikle oyuncu kadrosu açısından en iyi dizisidir. 5 sene süren dizi, raitingin zirvesindeyken bitti. 150 sayfalık bir romanın reklamsız 1.5'ar saatlik 174 bölüm sürmesi bile ayrı bir rekor. Sanırım senaristlerin başarısı... Aşağıda ana kadroyu görüyorsunuz.

Şu hayatta yaptığın en onursuzca şey ne deselerdi vereceğim cevap şu olurdu: "Kadın erkek eşitliğine ve hayvan haklarına inanmayan, bitki örtüsünü katleden, şiddeti normalleştiren, homofobik, ırkçı, ayrımcı, cahil, bilimsel gerçekleri gözardı eden dogmatik insanlarla hayatı paylaşmak." derdim!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder