İnsan penceresine sahip çıkmalı. Çünkü insanı vareden o penceresidir. O pencere nereye bakarsa baksın, önemli olan o pencereden bakan senin bakış açındır. Dar bir alana da baksa, güneş de görmese..; sen gene de özgür, eşitlikçi, insasncıl, duyarlı, vicdanlı, anlayışlı, yardımsever, kısaca erdemli bakış açınla gene güneşi görebilir, mevsimlerin tadına erebilir, hayatın dönüşümüne katkı sağlayabilir, ufkunu geniş tutabilirsin. Yeter ki pencereni iyi niyetle ve sevgi dolu aç; o pozitif enerji seni gelip bulacak, seni hayata bağlayacak, başka hayatlara da dokunmanı sağlayacaktır...
Not: Buradaki pencere sadece bir mizansen...
Son dönemlerde manipüle kelimesini kadar çok duyuyorum ki; ağzını açan "bu bir manipüle, beni manipüle ettiler, manipülasyoncu..." vesaire diyor. Bu kelimeyi ne kullandım, ne de böyle bir konuma itilme veya itme durumum olmadığı için kullanma ihtiyacı hissettim. Çünkü ne o kadar iradesizim, ne de art niyetli... Auno şekilde algı operasyonu kelimeisne de gıcık oluyorum. İradesi güçlü olana kimse operasyon falan yapmaya kalkamaz.
Ben homofobinin dinle, yani dinin eşcisnellik günah demesiyle alakalı olduğuna kesinlikle inanmıyorum. Bu, homofobik insnaların dogmtik insan olmalarıyla alakalı. Çünkü duyarsızlıkları sadece eşcinselliğe karşı değil ki. Örneğin dogmatik olup da eşcnsel olanlar da aynı şekilde homofobik olup kendileriyle çatışıyorlar ve araya sıkışıp kalıyorlar. Ne eşcinsel ilişki yaşamadan durabiliyorlar, ne de yaşadıklaır zaman pişmanlık duymaktan kurtulabiliyorlar. Bakınız dogmatik olanlara; eşcinsellik dışında da bir çok şeye karşı tutuculuk, ahlakçılık yapıp cahilce davranabilyorlar. Çünkü dogmatik insnalaeın beyinleri özgür olmadığı için, başkalarının özgür-doğal olmalaırnı kabul edemezler. Ama ilkıkıl seviyesindeki bu anlattıklarımı üniversite mezunu dogmatiklere bile gene de anlatamazsın.
Türkiye de hak mücadelesinin amacına ulşaması çok zordur. Çünkü yandaşların amacı bellidir, çıkardır ama muhaleflerin de onlardan kalır bir tarafları yoktur diyebiliriz. Çünkü sağlam bir duruş sergilemezler, dediklerinin arkasında durmazlar ve onların da çıkarları devreye girince vaatleri havada kalabilir. Çünkü kişiler, kurumlar toplumun çıkarlarını kendi ideallerinden öncelikli tutmazlarsa, al birini vur ötekine!
***
"Eşcinsel doğmak bizim kaderimiz ama onu nasıl yaşayacağımız bizim seçimimiz." demiş bir arkadaşımız... Ben de diyorum ki...
"Seçim derken; yaşayıp yaşamamaktan mı, tek eşli çok eşlilikten mi, a..ten, p...ten mi bahsediyorsun anlamadım; yani seçim derken, eşcinsel yaşamın doğru veya yanlış olan bir biçimi mi var; insanlar içinden nasıl geliyorsa öyle yaşar ve bu bir seçim değil, yapıya uygun kişinin kendini gerçekleştirmesidir. Buram buram homofobi kokuyor kader ve seçim sözleri. Eşcinseller bu kafadayken, homofobikler öyle güzel eşcinsel düşmanlığı yapar ki; prim veriyoruz resmen onlara... Döt de benim mik de, kadere inat yaşarım yaşamak istediğimi; kader ne yaa! Evrenin dünya gezegeninin bir toz zerreciğiyiz; nasıl yaşadığın, nasıl kararlar verdiğin yaratılışın umruda olabilir mi? Ne yaşarsak o kar; humus olup, çürüyüp gideceğiz. Kleopatra'nın şu anda cennette veya cehennemde olma ihtimali var mıdır; bu kimin umrundadır ayrıca. Gerçeklerle halüsinasyonlarımızı biribirinden ayırt etmeyi öğrenmeliyiz artık."
***
Adamın yemeye dişi kalmamış, öttürmeye kuşu... Kalkmış bahçeye soğan dikiyor, sonra da bahçesindeki kedileri kovalıyor. Canın sıkılıyorsa, git köşende bulmaca çöz, kitap oku, ne bileyim açıköğretime falan kaydol, yürüyüş yap spor olsun, böylece takıntılarından kurtulmuş olursun hem. Gerçekten insanların sevmediği bu hayvanlar nereye gidecekler; bu dünya sadece insan türünün değil ki. Sen dünya gezegeninden bir toprak parçasını mülkiyetine geçirmişsin, sonra da kedileri kovalıyorsun. Akıllı insan işi değil bu tür davranışlar. El uzaya gitmiş, biz daha Muratgilin damından atlamaya çalışıyoruz... Kediler bile tuhaf tuhaf bakıyor adama bu ne yapıyor diye... Bunlara alacaksın 20 çuval soğan tohumu, bırakacaksın yaylaya, akşama kadar soğan diksinler, yaz çıkıncaya kadar da soğan yesinler.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder