29 Mart 2022 Salı

Kırgınlıklarım çok fazla bu hayata

 Kırgınlıklarım çok fazla bu hayata; hiçbir zaman bu dünyanın insanı olamadım. Bazen ölümün tadını hissediyorum ve arzuluyorum; geldiğim bazı noktalarda intihar edenleri de daha iyi anlayabiliyorum... Oysa yaşam enerjisi o kadar çok yüksek bir insanım ki, ama hem sistem çok sorumsuz-duyarsız-acımasız, ben de çok hassasım. Eğer boşveren bir yapıya sahip değilseniz, insanın belli bir yaştan sonra dayanma kat sayısı düşüyor. Şu anda derin bir uykuya dalmak istiyorum. Gene psikolojim dibe vurmuş durumda. Hani güvensizlikten bahsediyorum ya; bu öyle birden hissedilen bir durum değil; tecrübe ede ede ve de değişen bir şey olmayınca, güven duygusunu tamamen yitiriyor insan. Belki de hayat böyledir bilemeyeceğim ama dediğim gibi bana uymadı bu hayat. Aynı dünyanın insanı olamadım diğerleriyle hiçbir zaman... Beni hayatta tutan şey ne kadar yaşam enerjim olsa da, daha çok yaşadığım her şeyi içime atmak yerine paylaşmak sanırım. Beni yaşatan şey dürüst olmak, şeffaf olmak, dolayısıyla vicdanımın rahat olması. Ama insan yorulduğu anlarda ne'rde hata yapıyorum diye kendini suçlamaya başlıyor. Oysa yaptığım bir hata falan yok; sistem bozuk. 

Mesela bugün bankamatiğe paramı kaptırdığımda, güvenlik fazla banknot koymuşsundur diye beni suçluyuor, bankacı arkadaşım bu devirde internet bankacılığını kullanmaman çok büyük hata diyor, bankalar içeriden elden para almıyor zaten. Oysa ben varolan sistemi elimden geldiğince takip eden, hatta geri kalmadığım gibi daha ileri sistemlere adapte olabilecek potansiyeli olan bir insanım ama gel de bunu sisteme anlat... 

Haa, olumsuzluklar mutlaka olacaktır ve bütün olumsuzluklar da beni bulsun, ona da razıyım ama bu sadece beni bulan veya bir defalık bir şey değil ki; sürekli yaşanan bir sorun ve sorunların düzeltilmesi için gereken yapılmıyor; asıl can sıkan bu işte. Disiplin yok, düzen yok, yeterli sorumluluk yok; düşe kalka gidiyoruz... Kırılanlar da kimsenin umrunda değil...

Son dönemlerde olumsuzluklar çok daha fazla üst üste gelmeye başladı, olumsuzlukların da kişileri daha da hataya sürükleme ihtimali kaçınılmaz tabiki de. Daha birkaç ay önce sokakta kediler için uğraşırken polislerin beni tartkalmasının mantıklı bir açıklaması olabilir mi? Mahallelinin yıllardır sokak kedilerine mama vermeme karşı çıkmalarının, sözlü veya fiziksel saldırılarının mantıklı bir açıklaması olabilir mi? Geçen yıl yüzyüze bile gelmediğim bir doktorun iftira ile beni mahkemeye vermesinin mantıklı bir sebebi olabilir mi? Neredeyse iki yıl olacak ve internet üzerinen dolandırılma olayının halen sonuçlanmamasının nasıl bir açıklaması olabilir? Tamam benim boşuğluma denk gelip internet üzerinden birileri benim adıma alışveriş yapmış ama hata anında farkedildi ve alışveriş yapılan ürün beni dolandıranlara gitmedi. Peki benim para şu anda nerde; ya bankada, ya da alışveriş yapılan şirkette... 

Bütün bunlar neden oluyor biliyor musunuz; toplumun kendisiyle alakalı. Eğitim sistemi, seçimlerin yanlışlığı, hayata bakış açısının geçmiş zamana ait olması, vesaire... Ve de dolayısıyla insanları acımasız yapması, duyarsız ve sorumsuz yapması, vicdansız yapması, anlayışsız yapması...

Bazı insnaların başına, benimkine gelenlerden daha fazlası geliyordur elbet ama benim kendimi üzülmemek adına bu kadar korumaya çalışmama rağmen mağdur olmam, işte canımı sıkan bu; tetikte olsan bile sistemin bozkluğundan koruyamıyorsun kendini. Yani üzülmemek için kaçarken bile yakalanınca neden diyorsun...

***

Bu ülkede yaşamak beni suçlu hissettiriyor, asın beni!

Şu bir kaç yıl içersinde başıma gelenler, acaba ben mi hata yapıyorum diye kendimi suçlu hissettiriyor.

Bugün bankamatik, kredi kartı borcumu öderken, paraları aldı, kartı iade etti, borcumu da ödenmemiş olarak gösterdi. İnsan beyninden vurulmuşa dönüyor o anda. Çünkü karşındaki bir makine... Gün sonunda paralar sayoılacak da, fazlalık ortaya çıkacak da, onu da verirlerse sana. Çünkü benzer durumu daha önce kendim de yaşadım, arkadaşlarım da var yaşayan ve paralar geri gelmedi.

Banka güvenlik elemanı diyor ki, fazla banknot soktuğun için olmuştur diyor. Ulan bizim fazla banknot sokacak kadar gelir gider durumumuz mu var; aldığımız para ortada, harcayacağımız para ortada. Bir de böyle hemen savunmaya geçiyorlar ya; ulan terbiyesizler, sizler bizim paramızla karnınızı dıyuruyorsunuz. Bu ülkede böyle de bir şey var; halkın parasıyla karınlarını doyururlar, ama kendi kurumlarına toz koındurmazlar. Ben olmasam, biz olmasak, banka diye bir şey olabilir mi, siz de öyle bir yerde çalışıyor olur muydunuz?

Evet bu bankamatik, hatta bakmatikler sürekli problem halindeİ. Müşteri hatası arayacağınıza, acaba bizde mi bir sorun var acaba diye sorgulayın kendinizi. Bu bankamatimatik mesela sürekli ya para çekerken sıkıntı yaratır, sürekli para yatırıken sıkıntı yaratır-paraları kabul etmez, ancak defalarca uğraşırsan öyle para yatırabiliyorsun, falan filan. Nneden. Çünkü cihaz eski ve de gelişmiş değil belki de. Ve banklalar artık içeriden para kabul etmiyorlar. Bu güvensizlik durumu ortadayken, ne olacak peki?

Günüm mahvoldu, psikolojim mahvoldu gene. Kocaman bir lanet olsun size de, sisteminize de.

***

HERKES DİJİTAL DÜNYANIN MAHKUMU!

Kapatılan İnstagram hesabımı açtırmak için tekrar başvurdum. Tekrar kod gönderdiler, tekrar fotoğraf çektirip gönderdim.

BEN KURAL İHLALİ YAPMADIM.

Çünkü benim et göstermek veya bastırılmış cinselliğim yok ki, çıplaklık veya cinsellik gibi kural ihlali yapmış olayım.

Benim takoz dünyaya söyleycek sözüm de yok ki, isanların kişilik haklarına saldırmış olayım. Kendi halimde yaşayıp giden biriyim.

SİSTEM DELİ DUMRUL;

kuru bir derenin üstüne köprü kurmuşlar, geçeni de kullanıyorlar, geçmeyeni döve döve...

***

Bir sabah uyanıyoruz, alım gücümüzü 3'te 2 oranında kaybetmişiz. Kişi başına gelirimiz 200 dolara düşmüş. Hatırlıyorum da, paramızdan sıfır atıldıktan sonra TL, Dolar'dan daha değerli konuma gelmiş, Dolar 5 lirayı geçtikten sonra ise sefil günlerimiz başladı. 2018'de 7 lira oldu ve her şey 3 katına çıktı. 2020'da 9 lira oldu, 2021'de 18 liraya yükselip, şimdilerde 15 lirada seyrediyor. 5 kilosu 30-35 lira olan ayçiçek yağları 150 lira oldu. Yani alım gücümüz 3'te 2'den daha da düştü. HALA, hala kelimesi ne önemli bir kelim, hala daha iktidara toz kondurmayanlar var. Gerçekten siz nesiniz? Bunun dış güçle, terörizmle ne alakası var? İktidar insan hakları ve özgürlük mücadelesini terörizm olarak adlandırıyor. Gezi olayları bir terör olayı değil, özgürlük mücadelesidir. Boğaziçi Üniversitesi'deki eşcinsellerin özgürlük mücadelesi bir terör olayı değil, hak mücadelesidir. İstanbul Sözleşmesi dış güçlerin bir oyunu değil, kadın hakları mücadelesidir. Siz bunları göremiyorsanız, yazıklar olsun kalıbınıza! Muhafazakarlar ve yandaşlar; uzak durun benden yaa; çok sinirliyim size!

***

Yeni bir albüm. 

Sözler, müzikler, düzenlemeler ve söyleyen: Halil Kandok    

Albüm ismi: NEFRET

Albümde yer alan şarkılar...

1. İnstagram'dan nefret ediyorum.

2. Yönetim sistemlerinden nefret ediyorum.

3. Arabalardan nefret ediyorum.

4. .....lerden nefret ediyorum!!!

5. Cahillerden nefret ediyorum.

6. Eşcinsel düşmanlarından nefret ediyorum.

7. İnsan türünden nefret ediyorum.

8. Ahlakçılardan nefret ediyorum.

9. Dogmatizmden nefret ediyorum.

10. Bankalardan nefret ediyorum.

***

Eşcinsel karşıtlarının çocuklarının, torunlarının, kocalarının, erkek kardeşlerinin eşcinsel ilişki esnasında basılıp, şoka girmelerine şahit olmayı çok istiyorum! Zaten eşcinsellik kötü bir şey değil ki; nefretleriyle yüzleşip, eşcinselleri anlamış olurlar.

***

Eşcinselliğin gözrmezlikten gelinmesi veya üstünün kapatılması doğada varolan eşcinsellik gerçeğini değiştirmez ki; tek çözüm gerçeklerle yüzleşip kabul etmek.

***

Bir baba düşünün ki, eşcinsel diye çocuğunu kurşunlar yağdırarak öldürüyor ve devlet bu kişiyi yakalamıyor. Baba, devlet, aile ve toplum kavramı benim için SIFIR!

Elimde olsaydı 15 yaşıma dönmek ister ve her ne pahasına olursa olsunbu ülkeyi terkederdim.

Sosyal medyayı faydalı olmak adına kullandım yaranamadım, bundan sonra nefret kusmak için kullanacağım. Böyle başa, böyle tarak!

Bundna sonra yemin ediyorum ki, hak etmeyene asla iyi niyetli olmayacağım. Eski Halil öldü!

Eşcinsel karşıtlarının çocuklarının, torunlarının, kocalarının, erkek kardeşlerinin eşcinsel ilişki esnasında basılıp, şoka girmelerine şahit olmayı çok istiyorum! Zaten eşcinsellik kötü bir şey değil ki; nefretleriyle yüzleşip, eşcinselleri anlamış olurlar.

Eğer bir çocuğum olsaydı ve eşcinsel doğsaydı, onu kutsardım. Çünkü eşcinsel doğmak, evrenin bir lütfudur!

Hayatta en şükrettiğim şey, eşcinsel doğmak!

Son aşk hepsini unutturur.Çünkü o da bir aşktır ve yeni bir heyecandır. Ve hep o aşkla yaşarsın aşksal duygularını, yeni bir aşk kapını çalana kadar. Çalmasına ömrün yetmezse de, o aşkla ölürsün. Son bir aşkınız varsa, şanslısınız demektir.

İnstagram sıkıyorsa şimdi de kapat sayfamı.Çünkü sen kaparsan, ben yeniden açarım. Artık foto değil düşüncelerimi paylaştığım için kaybedecek bir şeyim yok. Beynimden düşüncelerimi de silemezsin ya!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder