18 Kasım 2021 Perşembe

14-18 - 19 Kasım 2021 facebook notlarım

 Mücadelemiz doğaya karşı değil, cahilliğe karşı olmalı. Hiçbir zaman başımıza taş yağmayacak ama cahillikten dünyanın sonu gelecek

Homofobik bir dünyada eşcinsel olmak kolay değil ama ben kendimi falan çoktan geçtim;tek derdim hayvanlar,özellikle sokak kedileri

Doların 10 lira olmasına yandaşlar ne diyor?

Maaşı dolar üzerinden mi alıyoruz, alış verişi dolarla mı yapıyoruz?

Dış güçlerin oyunu?

Doların iktidarla ne alakası var ki?

Dolar yasaklansın!

Türk lirasından sıfır atar hallederiz!

Bizi kıskanıyorlar!

Dünyanın en gelişen ekonomisiyiz!

Kim demiş Dolar 10 lira diye?

Bayrak inmez, vatan bölünmez!

Karadeniz'de Türkiye'ye 50 yıl yetecek doğal gaz bulundu!

Neşe karaböcek bana göre dünyanın 1 numaralı divasıdır. Whitney Houton ve Mariah Carey'den bilr daha iyi bir ses ve yorumcudur...

Eşcinsellik sadece gençlikte yaşanan bir ilişki değildir; EŞCİNSELLER DE YAŞLANIR!

Sosyal medya paylaşımlarımı asla birileri beğensin diye yapmıyorum. Çoğunluğun beğeneceği şeyler amacına ulaşılmış şeyler olacağı için, vakit harcamaya değmez. Amaç farkındalık yaratmak olmalı!

En yüksek tepkiyi, hiç kimseye bir şey yapmadığım halde bana suçluymuş gibi davranılmasına veririm. Hele bir de canımı yakıp, benden bir de özür bekliyorlar ya... Gerçekten siz geri zekalı mısınız?

TAVSİYE

Kaç yıldır iktidar tarafından ele geçirildiği için ana akım medyayı takip etmiyorum. Dolar, Altın yükselişi falan umrumda değil. Çünkü insanlar aynı kafada kaldıklaro sürece, ben kafamı niye yorayım ki böyle şeylere? İKTİDAR AYNI, SEÇMEN AYNI; hayata bakış açıları aynı, yaşam biçimleri aynı; değiştiremeyeceğimiz şeylere niye kafayı takalım ki? Ona göre bir yaşam biçimi geliştiriyoruz artık. En garanti yaşam biçimi kira vermemek ve emekli olmak! Nokta. Yani bu sayede aç kalmazsın en azından. Onun dışında hiç siyasi konulara falan bulaşmamak gerekiyor. Çünkü ülkemizdeki siyaset klişe magazinden bile daha klişe. İnsan haklarına günah hurafikliğiyle yaklaşan zihniyeti kafaya takmak kadar aptalca bir şey olabilr mi? GÜNAH NE YAA? Yaptığın bir yanlışın ancak hukuk çerçevesinde bir karşılığı olur. Tabi günah kavramını bırakıp sadece hukuk ile bir yönetimi seçerlerse, o zaman istedikleri gibi at oynatamayacaklar, hesap vermek zorunda kalacaklar. Kendileri her türlü yanlışı yapıp, sonra EŞCİNSELLİK GÜNAH diyorlar mesela. Pardon da siz geri zekalı mısınız? Bu, gözünün üstünde niye kaşın var? demek gibi aptal saptal bir şey. Yobaz zihniyet her konuda böyle. Örnek verdiğim şey kendimle alakalı olduğu için çok emin olduğumdan ve ölümüne savunabileceğim için. Bakınız en basitinden... Eğer yöneticiler; milyarlar içinde yüzüp, vatandaşını açlık sınırının altında bırakıyorsa, ben artık yöneticilerin zalimliğini geçtim, çünkü cahil insan vicdanlı olmaz, mezalime kurban olanlar eğer seslerini çıkaramıyorlarsa değil çıkarmıyorlarsa, hatta kendilerini aç bırakanları alkışlıyorlarsa-yaşasın kral diyorlarsa, ben bu robotik sitemi sadece uzaktan seyreder, KEDİlere falan Tanrı muamelesi yapar, fareler ve hamam böcekleriyle dost olurum, OLDUM DA! El Fatiha!

Şaşırmıyorum. TÜRKİYE GERÇEĞİ-ne. Eğitime ve insan haklarına, demokrasiye, eşitliğe-özgürlüğe önem verilmedikçe, BU böyle devam edecek. Çünkü BU, birilerinin, iktidarların işine geliyor. ÇÜNKÜ HERKESİN EŞİT OLDUĞU BİR DÜNYADA, BENCİLCE DAVRANAMAZLAR Kİ, CUKKAYI GÖTÜREMEZLER Kİ? Bu iktidar meselesi değil, toplumun zihniyet meselesi. Çünkü herkes kısa yoldan eşitliksiz biçimde köşeyi dönme ve güç sahibi olma derdinde. Kimse demokrasi falan istemiyor ki. SAYIN SEYİCİLER, İNSANLARIN NİYE YÖNETME VE YÖNETİLMEYE İHTİYACI OLSUN Kİ? İNSAN denilen varlıkta AKIL VE MANTIK yok mu? diyeceğim ama insanın VAR MI? diye sorası da geliyor!

Sizce de müzik denilen olay Türkiye'de bitmiş sayılmaz mı? 2021'de sadece Ajda Pekkan ve Ziynet Sali albüm çıkarmış!

BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ? ZORT!

Türkiye'de müzik neden bitmiştir; ağzı konuşanın ben şarkı yaptım diye müzisyen sayılmasından. Ulan şarkı yapılmaz; önce duygulara dayalı beste yapılır besteciler tarafından, sonra da o ruha uygun usta söz yazarları tarafından edebi nitelikli söz yazılır. Veya biraz basite kaçılıp şiirlere beste yapılabilir. Ama müzik denilen şey, duyguların melodik şekilde enstrümantal olarak ifade edilmesidir.

Melih Kibar fırtınalı bir günde bir şarkı besteler. Çiğdem Talu da hangi hava koşullarında yapıldığını bilmediği halde şarkının ruhuna uygun olarak "İçimdeki Fırtına" sözleirni yazar. Bu bir tesadüf değil, gerçek müzisyenliktir.

RAP MÜZİK DEĞİLDİR, DEĞİLDİR, NOKTA! ÇÜNKÜ MÜZİK MELODİDİR!

Paylaştığım fotoğrafları alıntı zannediyorlarmış. Yok öyle bir şey arkadaşlar; sadece filtreden geçiriyorum fotoğtafın ruhuna uygun olarak. Başkalarının fotoğrafalarnı benim diye paylaşacak kadar egolu birisi değilim!

Toplumsal yaşamı içselleştirmeyip, doğal kimliğinin arkasında durabilmek o kadar kolay bir şey değildir. İnsanların en az % 90'ı göründükleri gibi değildir.

Evime gelen travesti arkadaşım için niye böylelerini evine alıyorsun diyen adamın oğlu gizli bir eşcinsel aslında. Ama ne babası farkında bunun, ne de oğlu!!! Homofobi aslında gün yüzüne çıkarılamayan, bastırılan gerçeklerden kaynaklanmıyor mu? Homofobik adamın gizli eşcinsel oğlu da heteroseksüel yaşama karışıp, evlenip çoluk çocuk sahibi oldu elbette. Bu toplumdaki kadının konumu ise belli, dolayısıyla gerçek aşkın ne olduğu da... Heteroseksizmin altında kalıp enkaza dönüşen insanlığa da geçmiş olsun diyorum! Evet, geri kalmış toplumlarda insanlar doğasını toplumsal yaşama feda edip, o toplumsal yaşamla varolmaya çalışıyorlar, o toplumsal yaşamı gerçekleştirmekle gurur duyuyorlar. Sadece aile kavramından bahsetmiyorum, maddesel varoluştan da bahsediyorum...

Melek Mosso son yıllarda pop müziğimizin bir oksijeni oldu adeta!

Son yıllarda sosyal medyada o kadar çok kişiyi engellemişim ki, reel hayatta o kadar çok kişiye noktayı koymuşum ki, en azından içimden, ve bunu o kadar çok rahat yapar hale gelmişim ki... Yani hayatta tek başıma kalsam üzülmem noktasına gelmişim. Çünkü insan yıllarca alttan ala ala, insanları çeke çeke, "yeter artık" noktasına geliyor. Niye diyorsun, niye çekeyim ki ben bunları; ne faydası varki bu kişilerin bana benden almaları, götürmeleri dışında? Hiç kimseden öğünüm gelmiyor ki, hiç kimse kırılmayı hak etmeyecek kadar dostum değil ki, hiçbirisi bana güven vermemiş ki... Gelecek planlarım da olmayacak bu kişilerle. Hayata bakış açısı olarak ortak noktalarımız bile yok. Eeee niye o zaman?

Prensip dediğin şey, akıl ve mantık çerçevesinde kendini korumak adına alınan kararlardır. İnsanın özgürlüğünü kısıtlayıcı, hayatını zindan edici şeyler prensip değil, kendi kendine yaptığı işkencedir. Bugün birisi diyor ki, "Ben prensibim gereği hiç fotoğraf çektirmem. Geçmişime dair hiçbir şey bulamazsınız benim.". Mesela sosyal medyada hiç prıfil resimi bile olmayanlar var. Bunlar prensip değil ki; ÖZGÜVENSİZLİK ve dolayısıyla insanlara da yansıyan bir güvensizlik. Hatta bu insanlar bana göre hayatla kesinlikle barışık olmayan kişiler.

Şeffaf olmayı o kadar çok seviyorum ki... Telefon numaram ve adresim bütün sosyal medyamda vardır, telefonum hatta kapımda bile yazılıdır. Bütün yaşantımı sosyal medyada paylaşıyorum. Bu benim kendime olan güvenimdir. Çekinecek hiçbir şeyimin olmamasıdır. Bu da üzerimde baskı oluşturabilecek hiçbir şey olmadığı için o kadar hafif hissettiryor ki kendimi. Hayata bakış açım da, kimliğim de ortadadır, tarafım da bellidir. Sen ne kadar dürüst olursan, seninle irtibata geçen insanlar da, o kadar samimi olurlar. Ve de kimse merak etmez senin hayatını açık yaşarsan.

19

Mutfak tezgahında yemek hazılarken evin hamam böcekleri ortaya fırt fırt çıkıyorlar hemen. Belli ki yemek kokusunu alıyorlar. Sonra gözlerimin içine bakıp sanki kanki gibi merhaba moruk diyorlar ve ekliyorlar, tezgahtaki yemek artıklarını hemen temizleme olur mu? Ben de okey Dasti diyorum. Tıpkı kediler gibi alışıyorlar insana ve güven duygusunu aldıktan sonra korkmuyorlar, bırakmıyorlar peşini. Evet onlar bir asalak ama doğayı ayakta tutan bir asalak, insan türü gibi dünyaya zararlı bir asalak değiller. Yazdıklarımı okuyanlar kafayı yemiş diyecekler biliyorum. Pedro diyor ki, bırak babacığım şu toplumsal yaşama koşullanmış, doğasına ihanet etmiş türü! Göz kırparak okey'liyorum!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder