Eşcinseller öldürülüyor, tüm yaşama hakları ellerinden alınıp intihar etmek zorunda falan bırakılıyorlar. Heteroseksüeller veya cinsiyet değişimi yaşaMayanlar hiçbir sorguya suale maruz kalmadan, engel çıkartılmadan hayatlarını devam ettiriyorlar ama eşcinseller yaşama hakkı için hukuk mücadelesi vermek zorunda kalıyorlar ve sistem homofobik olduğu için de haklarını alamıyorlar. Sonra bunun adına adalet, demokrasi falan diyorlar. Siz dalga mı geçiyorsunuz, yoksa nesiniz gerçekten siz? Neyin kafası bu? Hayattaki başarılı ve topluma katkısı olan bir çok insanın cinsel yönelimi eşcinsel ama gizledikleri için hayata ve topluma katkı sağlayabilmişler. Ama dürüst olmak, açık ve net olmak gerçekten insanı öldürüyor.
Çok zeki ve başarılı olduğu için okulunu bitirip doktorluk mesleğini haketmiş bir insanın sırf transseksüel olsuğu için, doktorluğunu elinden hangi akıl ve mantıkla, hangi hakla, hangi vicdan ve insanlıkla alabilirsiniz ki? Eşcinseller, transseksüeller doğdukları günden itibaren aileleriyle başlayan bir nefret uygulamasına maruz kalıyorlar ve yaşama güçleri ve dirençleri varsa da, hayata tutunabilmek için kendilerine yaşam alanları bulmaya çalışıyorlar. Mücadele etmek ve başarılı omaktan başka da hiçbir şansları yok. Ama kimliğini saklamıyorsan eğer, başarı da fayda etmiyor; tıpkı doktor Larin gibi. Ailesiden kurtulmak için yurtta kalıyor, yaşamak için tıp okuyor ama sen misin doktor olan? Gerçekten ne bu? Akıllara zarar bir durum. Cinselliğe indirgediğiniz ahlakçılığınız, hatta ahlakınız yerin dibibe batsın emi! Kime ne ya benim dötümden başımdan, özel hayatımdan? İşimi yapıyor muyum, yapıyorum; hatta bütün engellemelerinize rağmen; derdiniz ne o zaman; gidin bir ruh doktoruna görünün yaa!
Ama bütün bu olanlar münferit bir olay değil; homofobik karar alanlar ve uygulayanlar homofobik toplumun görünür ucu. Yöneticileri, iktidarları kim seçiyor; aynı kafadan olan toplum. Toplum homofobik olmasa, adalet de homofobik olmaz, eşitlikçi ve özgürlükçü olur. O yüzden alınan homofobik kararlara kimse sanki kendi parmakları yokmuş gibi davranmasın. Bütün homofobiden, her türlü nefretten içinde yaşanılan toplum sorumlu ve suçludur. Larin diyor ki, "Doktorluğa geri dönmek için karar süreci 8 ay ve hiç umudum yok. Bu süreçte ve sonrasında mesleğime geri dönemezsem ben nasıl yaşayacağım?". Bu gerçekten hanginizin umrunda? Cahil toplumlar hak hukuk ve insan hakları için değil de, ancak dogmatizm veya saçma sapan siyasi durumlar için gözü dönmüşçesine sokağa dökülmesini bilir! Var mı itirazı olan? CAHİL TOPLUMLARDA VİCDAN OLMAZ!
***
Objektif olmayan, içinde din ve homofobi gibi nefret barındıran bir adalet güven olur mu? OLMAZ!
Transseksüel Doktor Larin Kayataş'ın videosunun altına bazı yorumlar yapılmış ve ınlara cevaplarım...
* Bu arada, küçük bir hatırlatma. İnsanların seçimleri kendisi dışında
* kimseyi ilgilendirmez!secim degil
- Transseksüelliğin seçim olduğuna karşı çıkanlar... Arkadaşlar buraya takılmayın. Kendini hangi cinsiyete hissettiğin doğaldır ama trans geçiş ameliyatı bir seçimdir. Doğduğun bedende de transseksüel olarak yaşayabilirsin ama kişiler bedensel olarak kendini nasıl ifade etmek istiyorsa, bu en doğal hakkıdır. Burada karşı çıkmamız gereken şey, insanların kendilerini ifade ve varolma biçimlerine engel çıkartılması olmalıdır.
* Bülent Ersoy'u baş tacı yapmış bir ülkede, bu insanın yaşadığı gerçekten çok acı ve üzücü
- Bülent Ersoy baş tacı edilmiyor; kimsenin gücü yetmiyor Bülent Ersoy'a. Bülent Ersoy da aynı ahlakçı yollardan geçti, hatta hapis yattı ama herkes Bülent Ersoy kadar doğuştan artı özelliklere ve de mücadele gücüne sahip olmayabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder