Tekrar tam tavıma gelmişken, eşcinsel olmama rağmen eşcinselleri eleştireyim, ne kadar iki yüzlü olduklarını, ne kadar güvenilmez olduklarını, ne kadar yalancı, hatta ne kadar homofobik olduklarını, homofobiklerin aslında gizli birer eşcinsel olduklarını, eşcinsellerin başlarına gelen homofobi dediğimiz ayrımcılıkların, nefret saldırılarının, nefret tuzaklarının, dolandırıcılıkların, gaspçılıkların aslında gene eşcinsellerden geldiğini, erkeğim diyen gizli eşcinsellerden geldiğini, hatta hatta nefret cinayetlerinin eşcinsellikleriyle barışamayan ve dolayısıyla kendi eşcinselliklerine olan nefretlerini ilişkiye girdikleri eşcinsellere kustuklarını, katillerin eşcinsel(ler) olduğunu, dolayısıyla düşmanın kendi içimizde olduğunu, homofobinin ve homofobiklerin kendi içimizde olduğunu, çünkü hayatım boyunca heteroseksüellerden espiriyle karışık dalga geçmler dışında homofobiye maruz kalmadığımı, maruz kaldığım bütün şiddetlerin benimle ilişkiye giren kişilerden geldiğini söyleyeyim. Eşcinsellik nedir; hemcinsiyle ilişkiye giren; bir insan eşcinsel olmasa her ne şekilde olursa olsun hemcinsiyle ilişkiye girmez, hele bunu devam ettiriyorsa bu kişi % 100 eşcinseldir. Aslında zemin müsait olunca herkes hemcinsiyle az veya çok, öyle veya böyle yatabiliyorsa, herkeste eşcinsellik vardır da diyebiliriz. Yani eşcinsellik homofobiyle doğru orantılı. Eşcinsellik seviyen ne kadar yüksekse, cinsel yöneliminle-eşcinselliğinle barışamadığın ölçüde o kadar azılı homofobik oluyorsun. Hani bazılarının dalga geçme şeklinde eşcinsellik diline vurur ya, bunun anlamı aslında hemcinsimle yatmak istiyorum ama uygun zaman ve mekan lazım demek istiyor.
Eşcinseller şudur, budur dedim ya, onları açalım isterseniz...
Evet gaspçılar, yani eşcinselleri gasp edenler eşcinseldir. Çünkü hiçbir heteroseksüelin aklına eşcinsel internet sitelerine girip, eşcinselleri tuzağa düşürüp, onlarla yatıp, sonra da değerli eşyaların çalmak aklına gelmez, üstüne bir de suçunu örtbas etmek için eşcinsel cinayeti işlemez. Bu 2+2=4 kadar nettir.
Evet cinsel yönelim konusunda ister toplumsal sebeplerle olsun, isterse genetiksel-yapısal özgüvensizlikle alakalı olsun, iki yüzlü olan heteroseksüeller değil, eşcinsellerdir. Eğer, eşcinseller cinsel yönelimleri konusunda ikiyüzlü olmasalardı, yani ben heteroseksüelim diye kendilerini ve çevrelerini kandırmasalardı, eşcinsellik normal bir cinsel yönelim olarak toplumdaki yerini çoktan alırdı. Adama soruyoruz "eşcinsel misin?" diye, "sen ne demek istiyorsun lan" diyor. Heteroseksüel misin dediğin zaman bile tepki gösteriyorsa, eşcinsellerin homofobilerinin arkasında yatan en büyük gerçek cahillikleridir.
Eşcinsellerin homofobi süreçlerini cinsel kimlik olarak yaşadıkları evre üzerinden açıklayalım isterseniz. Cinsel yönelimiyle-eşcinselliğiyle barışamamış ve asla barışamayacak kapasitesizlikte bir eşcinsel, eşcinselliğini kabul edemediği sürece kendini hep heteroseksüel olarak tanımlar ve toplumda heteroseksüel bir yaşama dahil olur. Evlenir, torun torbaya karışır ve ya tutar hayat boyu eşcinselliğini, ya da gizli gizli eşcinsel yaşamını da sürdürür. Geceleri madam, gündüzleri adamdır böyleleri ve sürekli eşcinselleri aşağılar, dışlar; çünkü kendi eşcinselliğini bu şekilde örtmeye çalışır. Evlilik ve çocuk sahibi olmak, en sağlam kamuflajdır böyle eşcinseller için. Bunu ünlüler dünyasında da çok görüyoruz. Evlilikleri çocuk yapıncaya kadar sürer veya cinsel işlevsellikleri sayesinde evliliklerini aşksız sevgisiz devam ettirirler. Eşcinseller karşı cinse aşık olamazlar, samimiyetsizdirler bu konuda. Geleneksel toplumlardaki eşcinsel görünürlüğünün az olmasının sebebi, işte bu samimiyetsiz ikiyüzlü eşcinsellerdir. Evlenirler ve kendilerini heteroseksüel olarak kabul ettirirler topluma, çevrelerine, evlendikleri kişilere...
Bazı eşcinseller de cinsel fonksiyonlarını dayanak göstererek kendilerini biseksüel olarak tanımlarlar. Lütfen kendileriirni biseksüel olarak tanımlayanlar alınmasınlar. Çünkü ben çok gördüm, hatta gördüğüm bütün eşcinseller öyleydi. (Bunun sebebi tabiki de toplumun eşcinselliği kabul etmemesi. Eğer eşcinsellik heteroseksüellik gibi normal karşılansaydı, ben biseksüelim diyen ikiyüzlü eşcinseller olmayacaktı.). Önce heteroseksüelim diyorlar, sonra biseksüel oluyorlar, sonra eşcinselliklerini pasif eşcinselliğe, hatta travestiliğe ve seks işçiliğine kadar taşıyanları biliyorum. Yaa ben aktifin diye geliyorlar, nananana, pantolonu indirince alttan kırmızı dantelli kilot çıkıyor. Daha dün yaşadım. Aktif geçiniyordu, birden domalıverdi bana. Midem bulandı inanın. Midemin bulantısı görüntüden mi, ikiyüzlülüğünden mi anlayamadım. Yoksa eşcinselliğin aktif-pasif gibi cinsel bazda sınıflandırılmasına karşı biriyim.
Aklıma gelmişken eşcinselelrin çoğu görünürlüğe karşıdır. Hatta ben bu yüzden yalnız bırakılmışımdır. Beni açık eşcinsel diye dışlayan kesime bakarsanız gizli eşcinsel ve travesti kesimidir. Açık eşcinsel oluşumu delilik olarak tanımlayan eşcinseller var ya, evlenmiş, çoluk çocuğa karışmış, geceleri de kadın kılığına girip seks işçiliği yapanlar ve de bunlar dışında hayat boyu travesti olarak yaşayamayı seçenler.. Aslında burada karşı oldukları şey benim açık oluşum değil, karşı çıkılması gereken bir durm varsa onların ikiyüzlülüğü ve de kendilerini travesti olarak konumlandırmaları olmalıdır. Çünkü onların bu durumu homofobidir, homofobiye sebep olmaktadır. Neden homofobidir; yaşam biçimleri ve ifade şekilleri homofobi kaynaklıdır. Benim açık eşcinselliğime karşı çıkışları ise, açık oluşum değil, çünkü onlar benden daha görünürdürler çünkü, benim eşcinselliği savunmamdır benim görünürlüğüme karşı çıkmalarının sebebi. Çünkü eşcinselliğiyle gurur duyan, eşcinselliğine bahane yaratmayan eşcinsel yok denecek kadar azdır. Kendileri gururla görünür olamayınca ve de kendilerini savunamayınca, toplumsal cinsisiyete uygun adaptasyonlarını bozan veya adaptasyonlarına tehdit olarak gördükleri açık ve net kendini savunabilen eşcinsellerden rahatsız oluyorlar. Özellikle travestiler çok homofobiktirler. Çünkü onlar da heteroseksüelliğe koşullamışlardır kendilerini. Pasif biri kadın konumunda olmalıdır onlara göre. Yani toplumun genelinin düşündüğü gibierkek erkek gibi, kadın gibi olmalıdır onlara göre de.
Eşcinsellerin güvenilmez oluşlarını ise sadece toplumsal koşullara bağlamak ne kadar doğru olur tartışılır. Yani toplumsal homofobik koşullar onları ekonomik anlamda zor durumda bırakmış olabilir ama bu güvenilmez olmaya yeterli bir sebep midir bilemeyeceğim. Bakınız, ben güvenip de evime eşcinsel arkadaş alamıyorum. Çünkü bir şeyler yürütmelerinden korkuyorum. Çünkü çok yaşadım bunu. Eşcinsel arkadaş derken cinsel ilişki yaşaMAdığım kankilerimden bahsetmiyorum, cinsel ilişki yaşadığım kişilerden bahsediyorum. Hayatım boyunca maruz kaldığım bütün hırsızlık olaylarını ilişkiye girdiğim kişiler gerçekleştirmiştir. Nokta. Bunun daha başka açıklaması olabilir mi? Haa, diyebilirsiniz ki sen heteroseksüellerle ilişkiye girmiyorsun ki heteroseksüellerin böyle bir şey yapmadığını veya yapmayacağını nereden bilebilirsin? Ben demiyorum ki zaten heteroseksüeller böyle bir şey yapmaz veya sosyal yaşamdaki heteroseksüellerle kaynaşma zamanlarımdaki başıma gelenlerden bahsetmiyorum ki. Ben eş-cinsel yaşamımdakki başıma gelenler üzerinden eşcinsellerin sütten çıkmış ak kaşık olmadıklarını anlatmak istiyorum. Ok?
Konuyu daha açabiliriz, devam ettirebiliriz... Biraz ara...
Yalnız homofibnin kaynağının eşcinseller olmasını açıklamak istiyorum biraz. Bakınız, bilimsel verileri baz alırsak, toplumun en az % 20'si net eşcinsel. Bunu nüfusa orantılarsanız çok büyük rakamlar çıkar ortaya. Homofobiden dolayı eşcinsellerin görünmez oluşu sizi yanıltmasın. Örnek vereyim... 1 milyonluk bir şehirde en az 200 000 eşcinsel yaşıyordur, ikiyüzbin. Çünkü eşcinsellerin çoğu heteroseksüel olarak toplumsallaşıp, eşcinselliklerini gizli yaşıyorlar. Bu neye sebep oluyor; HOMOFOBİYE! Bütün eşcinseller her şeye rağmen eşcinselliklerinin arkasında dursalar, eşicinsellik zamanla normalleşecektir. Heteroseksizmin aile yapımızı, ahlakımızı bozuyor, eşcinsellik günah, hastalık, sapıklık diye veryansın etmesinin sebebi, eşcinselliğin normalleşmesinden, zamanla heteroseksizmin irtifa kaybetmesinden korktukları için. Yoksa onlar da biliyor eşcinselliğin değiştirilemez bir gerçek olduğunu. İşte burada iş düşüyor eşcinsellere. Sana ne benim eşcinselliğimdenn diyip bunu açık açık yaşasalar, kimse bir şey diyemeyeceği gibi, zamanla eşcinselliğin korkulacak bir şey olmadığı görüleceği için homofobiye bahane yaratma yüzleri de olmayacak. Ama eşcinseller ne yapıyor; heteroseksizmi besler bitelikte bir yaşam biçimi seçiyorlar. Erkeklik ve kadınlık gibi ikili cinsel ve toplumsal yaşam formatını benimseyip savunuyorlar. Bu ister travesti şeklinde olsun, ister erkek erkeğe eşcinsel yaşam biçimlerinde olsun. Neredeyse bütün eşinseller cinsiyetçi heteroseksit yapıya göre bir yaşam biçimi geliştiiryorlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder