Din homofobik olmasaydı, gene dine değil bilimsel gerçeklere inanırdım ama en azından kültürün bir parçası olarak hoşgörebilirdim!
Ünlülerin birbirinden ayrılması haber yapılınca deliriyorum. Bana ne kimin, kimle seks yaptığından. Adına da aşk diyorlar ya..!
İlişkilerden-evliliklerden menfaati ve cinselliği çıkartın; aşk diye bir şeyin olmadığını görürsünüz. Aşk, sekstir çünkü! Bazıları diyor ya, aşksız seks olmaz. Aşksız seks olur ama sekssiz aşk olmaz. Cinsel dürtülerinizi iptal edin, yani sevişme arzunuz kalmasın, bakalım aşık olacak mısınız? Aşk, ahlakçı toplumun, cinselliğe verdiği addır ve bunu-cinselliği evlilikle zapturapt altına alarak tabulaştırmışlardır. Çünkü cinsellik, iktidarların bireyleri çıkarlarına uygun kullanabilecekleri en hassas nokta, en temel ihtiyaçlardan biridir. Biliyorlar ki, cinsel özgürlük gelirse, ortada hükümranlık diye bir şey kalmayacak. Çünkü o zaman aile kalmayacak, aşk kalmayacak, evlilik kalmayacak, ahlakçılık yapamayacaklar ve dünya özgür olacak, huzur içinde yaşayacak insanlar. İşte iktidarlar onun için baskıcıdır, savaşçıdır. Öfke, kin, nefret ve ahlakçılıkla, tabulrla, dogmalarla beslenir ve ayakta kalır iktidarlar...
GERİ KALMIŞ TOPLUMLARIN BÜTÜN SORUNLARININ KAYNAĞI EĞİTİMSİZLİKTİR!
Türkiye'nin veya geri kalmış toplumların bütün sorunlarının kaynağı eğitimsizlik, kaba tabirle cehalettir. Biz daha bankamatikten para çekemeyecek kadar yeteneksiz bireylerden oluşuyoruz. Bugün emekli maaşını çekerken önümdeki orta yaşlı kişiler çekemeyeceklerini bile bile bankamatiğe gelmişler. 30 saniyelik işi bırakın 5 dakikayı, hiç yapamıyorlar. Tuşlara basıyorlar, basıyorlar ama niye bastıklarını bile bilmiyorlar ve neticeye ulaşmayı tesadüfi bir şekilde umuyorlar. Dolandırıcılık da işte bu cehalet yüzünden var. Eğer kuyrukta vicdanlı insanlar olmasa, bu kişilerin paralarını kapar giderler. Biz hiçbir zaman eğitime önem veren bir toplum olmadık. Çünkü eğitimin bizi yükseltebileceğini bile bilmiyoruz. Zannediyoruz ki, para olursa, zengin olursak, gelişmiş bir toplum oluruz. Hayır. Cahil kalırsan, eşit bir gelir dağılımı olmaz ve başa geçen sadece kendini ve çevresini düşünür. Ülkemizdeki durum da şu anda bundan ibarettir. Vatandaşa bin lira ikramiye, yöneticiye 25 katı ikramiye. Ne bu; vicdansızlık ama cehaletin sebep olduğu bir vicdansızlık. 80 milyon eğer bu adaletsizliğe itiraz edebilme bilincinde olsa, adaletsiz insanlar orada 1 saniye bile duramaz. Bazen insanların bir türlü akıllanmadığını görünce, herkes hakettiği yaşamı yaşar diyorum ama insanların çoğu gerçekten kendini savunmayı bilmiyorlar. Çünkü dediğim gibi cahiller. Bilimsel bilgiden uzaklar, çünkü mahrum bırakılmışlar, sömürünün devam etmesi için de eğitimsizliğe mahkum edilmeye devam ediliyor. Hala din üzerinden propaganda yapılıp, insanlar uyutulmaya çalışılıyor. Öte dünyadan söylemlerle insanlar kandırılmaya çalışlıyor. Biliyorum inançlı insnalar da dini savunacaklardır ama bilmiyorlarki mağduriyetlerinin sebebinin bu olduğunu. Belli bir saatten sonra da anlatamazsın, değiştiremezsin düşüncelerini. Tamam, herkes maneviyatını gerçekleştirsin ama bu orada kalsın. Çünkü maneviyat, kaliteli ve standart yaşamı karşılamıyor işte. Hatta daha da aciz kalmalarına sebep oluyor. Bir dokunuş gerekiyor eğitim adına, eğitim seferberliği adına; insanların eğitimli bireyler olması için. Yoksa bu cehalet bataklığından asla çıkamayız...
İnsanlar tanıyorum, hayvanlar hiç umurlarında değil... Bu gün ne yesek, nerde eğlensek, kiminle yatsak-kalksak... Gördüklerim karşısında kendi insanlığımdan şüphe ediyorum... keşke bu hayatın başka bir kanalı olsaydı da, bu duyarsızlıklara şahit olmasaydım...
İnsanlar dünyaya gelirken sormuyorlar; erkek mi olmak istiyorsun kadın mı, eşcinsel mi heteroseksüel mi, Müslüman mı Hristiyan mı, İngiliz mi Alman mı, beyaz mı siyah mı... Ama kalkıyorlar sen ibnesin sen topsun, sen zencisin, sen gavursun diye ötekileştiriyorlar. Bunu kim yapıyor demeyin; istisnalar hariç ve sözüm meclisten dışarı herkes yapıyor. % 90'ı homofobik olan toplum kim öyleyse? Çocuğunuzun eşcinsel olmasını ister misiniz, haniymiş benim top oğlum ibne oğlum diye sever misiniz? İşte eşcinsellik doğanın bir gerçeği ama insanların nefreti bir cahillik. Aşağıda hikayesini okuyacağınız zenci futbolcu, gençliğinin baharında eşcinsel karşıtlığı-homofobi yüzünden intihar etmiş.
İnsanlık hala insan olamadı farkında mısınız? AFİYET OLSUN HERKESE!!!
Uyumak için yatak odasına yönelince, Pırıl kızım benden önce hareketleniyor. Çünkü benimle uyumak en büyük sevdası. Düşünüyorum, ben olmazsam engelli kızımın hali nice olur? O yüzden kedilerimden önce ölmek istemiyorum...
Fırıl'ın, evde çok kedi olduğu için gittiği yeni sahipleriyle konuşurken sesimi duyup bana koşuşunu görseniz... Onlara da ayıp oldu; besleyenler onlar ama beni görünce onları falan unutuverdi...
Nezle olan sokAk kedisi de bir türlü iyileşemedi onca şuruba rağmen...
Sahipsiz 5 kedi süt anne bulunamazsa ölecekler...
AFİYET OLSUN HEREKESE!
Ben aslında yaşamak istiyordum, aklımda hiç intihar etmek falan yoktu ama beni eşcinsel olduğum için aranıza kabul etmediniz, engeller çıkarttınız. Bir futbolcu olarak, futbol oynamama izin vermediniz. Eşcinsel olduğum için beni dışladınız. Sizleri daha fazla utandırmamak için inithar ettim.
Justin Fashanu
GAY KEÇİ!
Bunu ilk defa itiraf ediyorum. Belki ben de bu dünyaya istenmeyen bir çocuk olarak geldim. Hatta çocukluğumda çok ağladığım ve de susturlamadığım için ölmem bile istenmiş. Ama yaşanacaksa, yaşanıyor işte. Bu dünyaya belki de herkesin bir geliş amacı vardır; benimki de eşcinsel nefretine karşı açık ve net bir bir duruş içindir belki. Benim diğer eşcinsellerden tek farkım, eşcinselliğimi çok ama çok sevmem, eşcinselliğime aşık olmam, iyiki de eşcinsel doğmuşum demem, yeniden doğma şansım olsa yine eşcinsel olarak doğmak istemem, eşcinselliğimle kimsenin tahmin edemeyeceği kadar mutlu olmam, kimliğimden utanmayı boşverin hiç kimsenin onur ve gurur duymayacağı kadar onur ve gurur duymam, tabi bir de inatçı bir eşcinsel olmam..! En çok da bu keçiliğimi seviyorum işte. Beni ayakta tutan da bu inatçılığım işte! Meeeeee!
Yemeyin bizi... Televizyon kanalından kaç milyonlar aldığını bilimiyoruz mu zannediyorsunuz? Göz göre göre bu samimiyetsizliği yapmayın, kandırmayın şu milleti!
Paylaşım saati de 12:18! Peeeöööh! Yalanın bu kadarına da pes! Yayın öncesi-yani iftar saati demiş ya!
Şu dünyada öğrendim ki tek inandığım, güvendiğim ve taptığım PARAdır. Gerisi yalan!
"Camilerde hep Arapça yazılar var ama ''Camimize yardım edin'' ve ''WC 1.5 lira'' Türkçe.
Onları neden Arapça yazmazlar ki?" demiş birisi...
Dinimiz neden Arapça; çünkü politikayı anlaşılmayak şeyler üzerinden yapmak daha kolay!
Her ülke kendi dilinde ibadet ediyor. Türkler niye Türkçe ibadet etmiyor? Çünkü yasak! Çünkü anlayarak ibadet edersek, sanırım dinden vazgeçeceğimizden korkuyorlar!
Dinimiz en azından İngilizce bile olsaydı, çat pat anlayabilirdik! Hiç Arapça temelimiz yok ki!
Namaz kılarken, okudukları surelerin anlamını, Türkçe söylemde bulunuyor gibi kim anlayarak söylüyor... Hiç kimse!
İnsanlara şunu demek istiyorum; tamam çok zeki değilim ama aptal hiç değilim; En azından kendimi kandıramayacak kadar!
Türkçe ibadet etmek günah mı?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder