7 Nisan 2021 Çarşamba

7 Nisan 2021 facebook notlarım

 Problem gerçekler ve/ya gerçekleri dile getirenlerde değildir; gerçeklerle yüzleşmek istemeyenlerde...

İNSANLARI ASLA MEMNUN EDEMEZSİNİZ!

Kişileri asla memnun etmeye çalışmayın; sadece kişiliğinizden memnun kalmalı insanlar. Daha fazlası rüşvete girer, yalakalığa girer. Ve bu anlamda insanları asla memnun edemezsiniz. Çünkü bir süre sonra sizden memnun kalmayıp, sizi kullanmaya başlarlar. Ve bir hayır demeniz sizi onların gözünde kötü yapar. Sonra da üzülen siz olursunuz ve bunun sorumlusunun da sizin kendiniz olduğunu unutmayın. Dediğim gibi kendiniz gibi olun; memnun kalan kalır, kalmayanın zaten hayatınızda yeri yoktur.

Dürüstlüğünüzden, iyiniyetliliğinizden, yapıcılığınızdan, faydacılığınızdan, duyarlılığınızdan, hoşgürünüzden, nezaketinizden, kısaca insanlığınızdan ve erdemlerinizden eminseniz; sizinle anlaşamayan, sizi sevmeyen ve saymayan, sizinle kavga eden, haklıymış gibi üste çıkan, yalancı ve iftiracı, dedikoducu, vesaire insanların hayatınızda işi olmamalı. Çünkü bu insanların size bir katkısı olmayacağı gibi, sizin kendinizi kaybetmenize sebep olacaklardır. Kişinin, zorda kalarak da olsa kişiliğinden ödün vermesi, mesela kendini savunmak amacıyla bile olsa kavga yapması seviyeyi düşürmektir. En güzeli, böyle kişilerden, size zarar vermeden uzaklaşmak olmalı. Anlaşamama durumlarında, eğer kendinizden eminseniz, neden böyle oldu diye kendinizi sorgulamayın; salın gitsin böyle kişileri. Bu sizin için bir kurtuluştur aslında. Çünkü onlar da kişiliklerini değiştirmeyecekler ki zaten... Niye uzatacaksınız ki..?

Mayhoş Gözlü Nohut Paşa'm dünden beri yok...

Tartışmalı heteroseksüellikler... Adam Bülent Ersoy'u takip ediyor, eşcinselliği a'dan z'ye biliyor, ötekileştirmeyi, öteki kimliği biliyor, bir de üstüne gözlerine sürme çekiyor, sonra kalkıp eşcinselliğe sapıklık diyor. Pardon, niye bu kadar ilgileniyorsunuz ki eşcinsellikle, niye bu kadar dilinize doluyorsunuz ki? Gerçek kimliğiniz ve bastırılmışlıklarınız, bilinçaltınız dilinize vurmuş olabilir mi acaba?

Heteroseksist bir dünyada heteroseksüel bir erkek düşünün ki, 8 mevsim üstsüz dolaşıyor, sevgilisine popodan ve memeden poz verdirtiyor... Siz ne düşünürdünüz? Gerçekten meslek icabı mı? Peki diğerleri niye öyle değil? Sakın ahlakçılık yaptığımı falan zannetmeyin; asıl ahlakçılığa karşı olduğum için... Sorsan herkes...

Denizli'de eşcinsel hakları konusunda belki güzel bir şeyler yapabilirdik ama eşcinsel hakları üzerinden kariyer başarısı yapmaya çalışanlar egolarını yenilerek her şeyi bok ettiler. Buna Türkiye'deki eşcinsel dernekler de dahil.

Hayatta en iyi yaptığım şeyin, o an aklıma gelen düşüncelerimi bir yere not almak olduğunu şimdi şimdi anlıyorum. Eski fotoğraf dosyalarını karıştırırken yaptıklarım, yazdıklarım çok hoşuma gidiyor. Hatta acaba bunu bir yerden mi alıntıladım diye kendimden şüphe ediyorum... Oysa tamamen yaşadıklarım üzerine şekillenmiş düşünceler ve aktarımlar...

KADINLAR ERKEKLER KONUSUNDA SAF MI, SAF AYAĞINA MI YATIYORLAR?

Biz eşcinseller hem kadınlara, hem de erkeklere yakın olduğumuz için, birbirlerine karşı olan düşüncelerinden daha gerçekçi şekilde haberdarız. Mesela kadınlar, erkeklerin kendilerine centilmence yaklaşımlarını falan gerçekçi sanabiliyorlar(mı, yoksa işlerine mi öyle geiyor?), veya sosyal birlikteliklerde falan erkeklerin birincil amacının cinsellik oldğunu göremiyorlar(mı, yoksa işlerine mi öyle gliyor?). Mesela kadınlara diyorum ki, bakınız durum şundan şundan ibaret, onlar da yaaa, gerçekten öyle mi diyorlar? Gerçekten kadınlar bu kadar saflar mı, saf ayağına mı yatıyorlar bilmiyorum. Gerçekten erkeklik, her şeye önce penisindeki gözle bakıyor, her şeye cinsellik bulaştırıyorlar. Bunu görmemek için, kör olmak gerekiyor. Hemen hoşlarına giden bir kadın gördüler mi, civatalar gevşiyor ve bu o kadar bariz belli oluyor ki... Aslında bazı kadınlarda da var benzer durum. Karşılarına hoşlandıkları bir erkek çıkınca, nasıl ilgi alaka gösteriyorlar; görmemek için kör olmak gerekiyor. Hatta bu yüzden işyerinde işlerini bile aksatıyorlar. Mesela marketlerde kadın çalışanlar müşteriye başlarını bile kaldırıp bakmazlar, bir soru sorsan cevap vermezler ama karşılarına hoşlarına giden bir erkek çıkınca, kasayı falan unutup, o erkeğe ürün tanıtımına, anlatımına falan gidiyorlar.

EDA VE NAZ KLASİĞİ!

Yarı finalde Eczacıbaşı ile yaptığı 3 maçtan ikisini kazanarak adını finale yazdıran Fenerbahçe kadın voleybol takımı, Vakıfbank ile 5 maç üzerinde şampiyonluk için mücadele verecek. Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde elenen FB. umarım Türkiye şampiyonu olur...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder