4 Nisan 2021 Pazar

30 Mart 2021 facebook notlarım

 İnsanlar yalan söylemeyi, iftira atmayı, karalamayı çok basit bir şey zannediyorlar. Eğer bir insanın hayatında dürüstlük ve hak yememek birincil ögeyse, o insana ifitra atmak, haksızlık yapmak kaldıramayacağı bir şey olacağı için, çok büyük travmalara sebep olabilir. O yüzden salla gitsin, ya tutarsa diye, kanıtınız olmadna kimseyi suçlamayın. Ama ülkemizde şöyle bir durum var. Bir insan suçsuz yere suçlanır, suçsuz olan suçsuzluğunu ispat etmeye çalışır. Oysa gelişmiş demokrasilerde ispat edilmedne hiç kimse suçlu sayılmaz. Bizim ülkemizin gelişememesinin en büyük sebebi işte bu keyfi tutumlar. Adamlar önyargılarıyla, kendi kafalarına göre karar verebiliyorlar.

MODERN MUHAFAZAKARLAR, GELENEKSEL MUHAFAZAKARLARDAN DAHA YOBAZ BİLİYOR MUSUNUZ?

Yazar olmak sadece bir şeyler karalamak değildir; yazdıklarının bir genişliği, geleceğe dair de bir tutarlılığı, bir evrenselliği, bir yaratıcılığı, anlamı, vesiaresi falan olmalıdır diye düşünüyorum. Ama işte ana akım medyada yazanlara falan bakıyorum da, ayrıca bunlar ana medyayı da gerilettiler, tutucu tutucu düşünceleirni, bakış açılarını ifade ediyorlar. 

Mesela Ahmet Hakn, kalkıyor Serenay Sarıkaya'nın stilini inestetik buluyor. Neye göre inestetik buluyorsun; moda grusu musun ki? 

İki eltinin aynı erkekle beraber olmasını marjinalce buluyor; neye göre? Ahlaklı geçinenlerin arka bahçesine bakarsak, bunun hiç de marjinal kaçmadığını görebiliriz. Hem kime ne; herkesin bir hayatı var. Karışmayın kimseye. Hem herkesin özel hayatını deşifre ediyorlar, sonra da ahlakçılık yapıyorlar. 4 kadınla evlenmek caiz de, iki kadının bir erkekle ilişki yaşaması mı marjinal oluyor. Cahilce düşünceler... 

Madonna'nın hala genç kalma çabası, ben bunu ayakta kalma çabası, olarak algılıyorum, çünkü konu estetik falansa, Madonna'ya gelinceye kadar, Ahmet Hakan'ı hüzünlendiriyormuş. Kadın her geçen sene yaptığı her işle kendini aşmaya çalışıyor. Tabi bu tür  zihniyetlere göre, kadın dediğin torunlarına bakmalı değil mi? 60 yaşında kadın mayo ile sahneye çıkmamalı değil mi? Size bir şey söyleyeyim mi; bu modern muhafazakarlar bana hiç samimi gelmiyor. Gerçek muhafazakarların bari, ne olduğu bellidir. 

Emina Türk'ün, Mustafa Sandal'a dava açması ise onu afallatmış. Evrenim evrenim, nasıl düşünceler bunlar? Mustafa Sandal'ın popçu olması, karısına nafaka ödememesini mi gerektiriyor? Herkes hukuksal olarak üzerine düşen ne ise, onu yapmalı.

Şu hayatta miniminnacık aklı olan bir insan bile, Madonna'yı eleştirmek yerine, ondan feyz almaya çalışır!

Eğer Türkiye'nin en büyük medyasının genel yayın yönetmeni, bir zamanlar Atatürk karşıtı falan bir muhafzakarsa, ben o ülkeye, otur sıfır derim!

Muhafazakarlığı, muhafazakarları sevmiyorum, rengim net. Çünkü ben modernliği, geniş bakış açısını ve "bilim"i seviyorum!

Benim modernliği sevmem demek, bir tanecik hayatımı, yapıma uygun, özgürce yaşamak istemem demektir.

Bir canlı dünyaya gelir ve içgüdüsel olarak doğasını gerçekleştirme mücadelesi verir. Doğası, o canlının yapısı, kendisidir. Ve kimsenin buna müdahale etme hakkı yoktur. Ederse bu bir katliamdır! KATLİAM!

Eşcineller dünyaya eşcinsel olarak gelir. Sana göre yanlış olması, doğanın anomalisi olması bile hiçbir şeyi, hiç kimseyi enterese etmez. Yani eşcinsellik hastalık olsa da, günah olsa da hayatın bir gerçeğidir. Kim ne mokum oluyor da karışma hakkını kendinde buluyor ki eşcinsellere? İnsanlar korkak olur, cesur olur... bazıları da zorba. İşte bu zorbalar, sistemlerine benzetemedikleri özgüvensiz eşcinsellere zorbalık yapmaktadırlar. SIKIYORSA BANA GELİN! İŞİN UCUNDA MUTLU SON VAR ÇÜNKÜ! HAHAHAHAHAHA!

Hayatım boyunca, eşcinselliğim önümde bir engel oluşturmadı. Hiç kimse bana sen eşcinselsin diye engel çıkartAmadı. Bakınız çıkartmadı demiyorum, ÇIKARTAMADI, ÇIKARTAMAZ; BUNA İZİN VERMEM ÇÜNKÜ! Karşıma çıkan engeller benim için itici bir güçtür. Birisi bana bir şeyi yapamazsın-beceremezsin derse inadına yaparım. Yapma diye engel çıkartırsa, ölümüne inatlaşırım. Çünkü hayatta hiç kimse benden daha değerli haklara değil! Şu anda bulunduğum konum ise, kendi tercihim ve kapasitem bu olduğu için ve de adalaetsiz dünya! Çünkü benim ruhumda şebeklik yok, haksızlık yok, maddecilik(para-pul) yok...

Hayatta gördüklerimden biri de şu; herkes birilerini kullanmaya çalışıyor ve sonra da saygıdan bahsediyor...Utanç verici!

İki de bir "senin arkandan konuşuyorlar" diyerek aşağılamaya çalışıyorlar. Benim dötümü konuşacak kadar geri zekalı olurlarsa, olursanız konuşurlar, konuşursunuz elbet. Oysa felsefe Milattan Önce 7. yüzyılda yapılmaya başlamış. Siz Milattan Önce kaçınçı yüzyıl insanısınız ki, bir canlının sindirim sisteminin uzantısını nasıl kullandığıyla uğraşıyorsunuz? Kuşlar bile kafaya takmaz buna... DELİ ZEKALILAR!

Hayatta uğraşacak felsefe, sosyoloji, matematik, sanat, spor vesaire varken; insnaların uğraştıkları şeylere balıyorum da... BAKA KALIYORUM!

Madonna'nın ziyaret ettiği son Euruvision'a katılmamak bizim için çok ayıp bir şeydi!

Günlerdir hasta olan ve aç duran Pedro oğlum bir kaç tane de olsa mama yedi. Dünyanın en büyük mutluluğu, kedilerin mamalarını yemesidir.. .

30032021

Eşcinselliğimi konuşanlar;

1. Kendileri de eşcinseldir.

2. Benimle yatmak isteyip yatamayanlardır. 3. Kuş beyinli aptallardır.

Bir eşcinsel olarak ben kalkıp da, "aa bu erkek, bu kadın" diye konuşmuyorum. Çünkü heteroseksüellikle ilgili bir durumum yok! Eşcinselliğii dillerine pelsenk edenler ve eşcinselleri aşağılayanların, mutlaka bir kaşıntıları vardır! Aptallar bile yapmaz bunu!

Hiç kadınlarla ilişkim olmadı; direkt-dolaysız-kestirimden net ve emin-tereddütsüz, katışıksız-spesifik eşcinselim! Huhuhuhu!

Bir futbolcunun oğlu, kadınlarla da ilişkim oldu, biseksüelim demiş de; biseksüel olunca eşcisnel olunmuyor mu, tupun light'ı mı oluyor bu durum? Obne, tup, homo, EŞCİNSEL değil de; biseksüel(Özellikle İranlı eşcinseller homofobiyi o kada içselleştirmişler ki, eşcinseliz diyemiyorlar ve trans kadın boyutunda görüntü verenler bile, "bisekşıl"ım diyorlar.), LGBTİQ, gay, queer, vesiareyim diyorlar ya; bi gülmek geliyor içimden! Beni onlar ilgilendirmiyor ki; hemcinsinle yatıyorsan, "tup"sun işte. Lafı niye dolandırıyorsun ki? Laf kalabalığıyla zaman harcayacağına, barış kendinle.

Yobaz bir gazeteci, İtalya'daki yanardağ patlamasını eşcinsellerin helakı olarak yorumlayıp, Hazreti Lut'un eşcisnellerle nasıl mücadele ettiğini anlatıyor ve İstanbul Sözlşemesi ve Boğaziçi olaylarını eşcinsel lobisinin düzenlediğini söylüyor. 21. yüzyıldayız ve adamdaki kafaya bak. Güler misin, ağşar mısın? Sayın seyirciler, din manevi ve kişilse bir tatmindir ve de bunun bilimsel gerçeklerlerle, tarihi gerçeklerle alakası ve de akademik platformda hiçbir yeri yoktur ve insan haklarını din üzerinde yorumlamak, düzenlemeye çalışmak akıl dışı bir şeydir. Eşcinselleri, eşcinslelik günah diye yasa dışı bırakamazsınız. Ortaçağ'da yaşamıyoruz, 21. yüzyıl internet çağında yaşıyoruz. Dolar 9 liraya doğru yol alıyor. Bu demokratik bir toplum olmadığımız için.

Ben eşcinselliğin bir çok eşcinselin aksine askerlik yapılmasına engel teşkil ettiğini düşünmüyorum. Antimilitaristsindir, militarizme karşı çıkarsın, o senin bileceğin iş ama heteroseksist bir dünyada, eşcinsellerin askerlik yapması, eşitlik adına bir fırsattır.

Gerici bir medyaya dönüşen ana akım medya yazarlarında birisi, "lezbiyen anneden, eşcinsel dayıya" diye bir yazı kaleme almış. Annelik, dayılık toplumsal bir konumdur ve eşcinsellik doğanın bir gerçeği olduğu için, hayatta eşcinsel dayılar amcalar da olabilir, eşcinsel halalar teyzzeler, nineler dedeler de olabilir... Salak olmayın lütfen! Eşcinsel avukat doktor da olabilir, eşcinsel başbakan milletvekili de olabilir. Eşcinsellik doğanın gerçeği olduğu için, bunun sınıfı, statüsü yoktur. Eşcinseller sadece basta şarkı söyleyen feminen erkekler veya modacı değildir. tarihi bir araştırın ve de birazcık akıl ve mantık çerçevsinde gerçekçi olun. O taptığınız büyük insnaların bir çoğu eşcinsel!

Karısını döven hapisteki koca soruyor: "İstanbul Sözleşmesi kaldırıldı, çıkabilir miyim artık?

Hayvan olmanın en zor tarafı, sağlık problemlerinde onlara yardım ederken, bunun onların iyiliği için olduğunu anlatmamak...

Bu gün ne yedim... 11'de sabah kahvaltısında aç karına bir tane şam tatlısı, 2 dilim kepek ekmeği, bir kaşık ıspanak, 2 tane şeri domates, bir bardak kola... 3 saat tenisten sonra akşam öğünümde 1 tane şam tatlısı gene, 2 dilim kepek ekmeği ve bir yumurta, 3 tane şeri domates, 3-4 bardak kola, 3 bardak 2'şer şekerli süt, yanında 1 dilim kepek ekmeği... Aaaa, su içmemişim! Neden şam tatlısı ve kola diybilirsiniz? Dün almıştım ve aldığım şeyleir bitirmek zorundayım. Yoka şam tatlısı ve kola kırk yılın başında yediğim-içtiğim şeyler... Bugün öyle denk düştü diyelim...

13 senedir Fenerbahçe'de olan Eda Erdem, sözleşmsini 3 yıl daha uzattı...

31 Mart 2021

Gitar ile başlayıp, arasına bağlama ilave ettiğim ve yıllardır ara verdiğim enstrüman çalma hevesim ile birlikte müzik sevdamın yıllardır içimde oluşturduğu besteleri, anlatmak istediklerimi 50 yaşımdan sonra minimalist ruhuma uygun şekilde soprano model ukilele devam edeceğim...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder