20 Nisan 2021 Salı

19 Nisan 2021 facebook notları

 Çözemeyecek ne var; akıllı insanlar toplumsal fayda için uğraşırken, çoğunluğu oluşturan diğerleri iktidar için mücadele ediyor ve gücü ele geçirince otoritesini konuşturuyorlar.

Rıza S., E. Gundes'i HadiseLİ aldatmış. Eşcinsellerin ahı tutmuştur. Popstar'da eşcinsel bir yarışmacıyı topluma kötü örnek olacak diye elemiş ve ve vicdanının hiç rahatsız olmadığını söylemişti. Unutmadık; beter olsun!

Daha "dün" eşcinsellere de hakları verilmelidir" diyen bir siyasetçi, bugün nasıl olur da eşcinsellik günah der? Bu tamamen siyasi çıkarla alakalı. Eşcinseller sonsuza kadar iktidarda kalmalarını sağlayacak oy potansiyeline sahip olsa, anında eşcinsellere haklarını iade ederler.

Bugün iktidarın şakşakcılığını yapan şarkıcılar-oyuncular, yarın başka bir parti iktidar olunca, onun şakşakcılığını yaparlar. Musluk akarken ceperini doldurmak, rüzgar nereden serse arkasına alma durumu söz konusu. Şarkıcı olmak, daha bilinçli olmayı grektirmiyor ki; onlar da para kazanmak için yeteneklerine uygun ticaret yapıyorlar işte; eğlendiriyorlar. Lafım, gerçek-duyarlı şarkıcı ve oyunculara değil.

Spotify müzik platformunda yayınlanan albümler orjinal bant kaydından oluşmuyor. Aynı albümdeki şarkılar arasında bile dağlar kadar ses kalitesi farkı var. Youtube'da yayınlananlardan derlenip toplanmışlar. Örnek mi; "Nükhet duru - IV". O yüzden bir albüm CD formatında basılmadıktan sonra dijital platform müziklerine inanmıyorum. Oradan asla para verip almam...

Türkiye'de sanata, özellikle müziğe saygı olmadığı için, Batı'daki gibi orjinal ses kaydından sonsuza kadar çoğaltılabilecek albüm sektörümüz bile yok. Şirketleirn elinde 70'lerdeki, 80'lerdeki albümlerin orjinal ses bantları bile yok. Dinleyicilerin elindeki plaklardan çoğaltma yapılıyor. O yüzden Türkiye'de müzik, gerçek anlamda hiçbir zaman olmaz, bazı kişilere para kazandıran sektör olmaktan öteye gidemez. İstisnalar hariç. Mesela Nükhet Duru'nun albümleri neden tekrar basılmıyor, deniyor. Orjinal bant kayıtlarının olduğundan bile şüpheliyim. Ali Kocatepe diyor ya, Nükhet Duru albümleirni bandrol alamadığım için basamıyorum. Hayır, onun elinde bile yok orjinal bant kayıtları yok bence. Nükhet Duru albümleri dijital platformlarda neden o zaman kötü ses kayıtlarıyla yer alıyor. O yüzden gerçek müzik dinleyicilerine diyeceğim o ki, dijital platformlara prim vermeyin. Kötü ses kaydıyla dinleyecek olduktan sonra, bedava YouTube'dan dinlerim o zaman...

Gerçekten ben bir şarkıyı dünyanın en iyi bestesi ve sözüne sahip olsa da, kötü bir aranje ve ses kaydıyla asla dinleyemiyorum.

Artık dijital dünyadayız... Tanrılar, peygamberler ve din çoktan öldü... Doğa var, bilim var, insan hakları var... Tabi bunu mantık çerçevesinden bakmak istemeyenlere anlatamayız... Eşcinsellik günah dedikleri zaman falan artık gülesim bile gelmiyor. Gerçekçi olunca insan kendini kandıramıyor ve konunun dışında kalmak istiyor...

Tarihe not düşüyorum. Facebook gelecekte yok olmaz ise, belki 3000 yılında, 2000'lerin notu olarak okunur. 2021 yılındayız ve insanlar hala dogmatizmin esiri, dogmatizm insan haklarının üstünde. İnsanların cinsel yönelimi - eşcinselliği falan günah kavramıyla açıklanmaya çalışıyor. İnsanlar hala okuyup öğrenmek yerine, birilerinin dediklerine inanarak yönlendiriliyorlar. Cep telefonu kullanırken, bilimi anlamak yerine, bilinmezliklere inanmaya devam ediyor. Yaşadığım çağdan şikayetçi değilim. 80'leri gördüm, 90'ları, internet çağını... Belki de zamanda yolculuğu da göreceğim, belki reenkarnasyona inancım gereği yeniden dünyaya geldiğim başka çağlarda ve başka coğrafyalarda, belki de başka gezegenlerde... Kendimde en çok sevdiğim özelliğim, düşüncelerimin esnek, hayata bakış açımın geniş, ufkumun sonsuz oluşu... Bak bu günah falan diyorlar ya, konuşturmayın şimdi beni. Hak ve hukuğun yazılı yasal döneminde, insnaların yaptığı haksızlıkların bilinmezlere ötelenmesi... İnsanların varsa bir hatası, çeksin bu dünyada... Hurafelere inanmak gerçekten akıl dışılık. Kolay gelsin diyorum...

Beni hayatta en zorlayan şey, kedilerle kurduğum duygusal bağ olmuştur. Başlarına bir şey gelince yaşadığım acıyı, başka hiçbir şeyde hissetmemişimdir...

(Gerçek)Sanatçılar toplumun aynasıdır. Onları anlamak yerine mahkemeye vermek, hapse atmak; bindiğin dalı kesmektir. Sanatçılar faydacılık adına eleştiri yapar; çıkarları için değil çünkü. Genco Erkal'a, hükümeti eleştirdiği için dava açılmış. Sözlerine baktım, hakaret falan yok. Şimdi ben Genco Erkal'a dava açsam, utanırım. Çünkü doğruları söyleyene dava açmak; doğruları söyleyeni değil, doğruları duymak istemeyeni küçültür. İnsanları susturmak çözüm değildir. İnsanları susturarak, amaç iktidarda kalmaksa, bu çok acı bir şey... Bu kafayla geriye gitmekten başka bir yol görünmüyor.

Hadi ordan... Sıkıyorsa çık meydana da ağzının payını al. Ateistim, dinsizim; inanmıyorum bunlara. Kime ne benim nasıl yaşayacağımdan. Ben oruç tutanlara bir şey diyor muyum; isterseniz ömür boyu oruç tutun ama ben yiyeceğim, Yİ-YE-CE-ĞİM!!!

Yobaz, gerici, şeriatçı basın iki de bir eşcinseller için pedofili, yani sübyancı diyor. İnsanların yaş tercihinin cinsel yönelimle ne alakası var? Eğer pedofili arıyorsanız, 18 yaşından küçük kızların zorla evlendirildiği heteroseksüel ilişkilere bakın önce. Ben eşcinsellerde hiç böyle bir şey görmüyorum... Hiç mahkemelere eşcinseller tecavüz etti diye bir yansıma oluyor mu; olmuyor. Bu konuda asıl mağdur olan eşcinseller. Ne iğrenç bir algı operasyonudur bu böyle. Lanet olsun sizin kendi yaptıklarını görmeyen, başkalarını karalayan ahlakçılığınıza...

Angelina Joli Elif Şafak ile İstanbul Sözleşmesinin iptal edilmesiyle ilgili röportaj yapıyor ve Elif Şafak şiddet dört duvar arasında kalmamalı diyor. Gerici gazete Yeni Akit, Türkiye'yi karalıyor diye "Fetullah Gülen'in 'Biseksüel' sapık 'pedofili' gelini Elif Şafak" diye başlık atıyor. Böyle zihniyetlerle aynı coğrafyada yaşamak çok utanç verici...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder