11
Irak'ta eşcinseller fuhuş yaptıkları gerekçsiyle tutuklanıyormuş. Tutuklama sebebi gerçekten ahlaka dayanarak fuhuş mu, yoksa fuhuş homofobinin bir bahanesi mi? Bunu iyi ayırt etmek gerekiyor. Tutuklamaların sadece fuhuş amaçlı olduğunu nereden anlayacağız? Kişiler kendi rızaları üzerine ilişki yaşıyorlarsa ne olacak? Ayrıca kişiler kendi rızaları üzerine para karşılığı ilişki yaşıyorsa da, bu kendi bilecekleri iş. İnsanalrı fuhuş gerekçesiyle tutuklamak yerine, onların yaşam koşullarını iyileştirmek ve eşcinsel ilişkileri yasalarda ve uygulamada tanımlayarak eşcinselleri korumak, bence fuhuşun önüne geçme konusunda daha etkili olacaktır. 21. yüzyılda ahlak tanımının sadece cinselliğe indirgenmesi gerçekten çağ dışı, akıl ve mantık dışı, insanlık-insan hakları ve demokrasi dışı...
Şahsenem pop müziğimiz adına çok özel bir renkti... Devamı gelmedi; belki o da değişen-bozulan müzik anlayışına yenildi...
12
En düşük emekli maaşının 1500 lira olmasıyla gururlanmak nasıl bir şeydir sizce? 1 kilo çiçek yağı 15-20 lira, 1 kilo çay 35-40 lira, 1 kilo şeker 7 lira, 1 kilo salça 10-15 lira olmuş... Bu maaş insanların gıda ihtiyacını bile karşılamaz. Kirayı ne ile ödeyecek, elektirk, su, doğal gaz, telefon faturasını nasıl ödeyecek, üzerine başına nasıl alacak. İnsanlar imkansızlıklar içersinde yaşıyor. Gerçekten halkın refah, huzurlu, sıkıntısız mı yaşadığı zannediliyor? Bari söylemler gerçek olsa da, biz de uzun vadede olsa güvensek. Böyle geldik, böyle gidiyoruz işte. Demokrasi olmaz ise bazıları lüks yaşar, bazılrı sefalet içersinde ölür gider.
ÜLKEMİZDKEİ ERKEK DON KÜLTÜRÜ!
Ülkemizde genel olarak erkek iç çamaşırı çok kalite ve fanteziye kaçmaz. Genelde klasik beyaz slip külotlar yaygındır ama son yıllarda boxer-baksır özentili çakma çaput boxer'lar gençler arasında daha yaygın hale gelmiştir. Bu bir tercih değil, imkansızlığın yaratttığı sosyo ekonomik bir durum olmakla birlikte, beyaz slip külotlar hem rahatlığı bakımından, hem de laborotuvar vazifesi gören renginden dolayı talep üzerine sektörün de en çok ürettiği üründür.
Bugün bir kişiyle, daha önce 3-4 defa kavga ettiğim kişiyle gene kavga ettim. Çok ateşli bir kavga ama içimde haklı olduğumun özgüveniyle ölümüne bir kavga. Adam hem düzeni bozuyor, hem de zorda kalınca belden aşağıya vurmaya çalışıyor her zamanki gibi. Gene aynı şekilde "senin arkandan konuşuyorlar" diyor. "Benim arkamdan ne konuşuyorlar, obneliğimi, topluğumu mu konuşuyorlar?" dedim burnunun dibine giderek, "kendimle gurur duyuyorum" dedim. "Eğer mahkemeleşmek istiyorsan, seninle öyle güzel mahkemeleşirim ki. Buna gücüm de var, zamanım da var..." dedim. "Bundan sonra bana selam bile verme." diyor. Ulan seninle aynı gezegende yaşadığıma bile pişmanım, al o selamını münasip yerine sok! Sayın seyirciler, benim arkamdan konuşmanız, sadece çenenizi yorar, basitliğinizi etiketler BEN EŞCİNSEL OLDUĞUMU HER GÜN HAYKIRIYORUM ZATEN. BUNU AYIP BİR ŞEY SANIYORSANIZ, BU SİZİN CAHİLLİĞİNİZDEN BAŞKA BİR ŞEY OLAMAZ. BENİM ARKAMDAN-KIÇIMDAN KONUŞULACAĞINA, HERKES BİRAZ OKUYUP KAFASINA BİLGİ SOKSA, KENDİ FAYDALARINA OLUR. SÖZÜM MECLİSTEN DIŞARI...
Benim eşcinselliğimi arkamdan konuşmanıza gerek yok. Ben zaten her gün haykırıyorum obneliğimi, topluğumu. Kime ne benim kı*ımdan!
Şu hayatta hiçbir şeyden yılmadım cahil insanlardan yıldığım kadar! İnterneti açıp, bir şeyler okuyun!
Barsaklardaki bakterilerin bile sindirim sistemine bir faydası var ama bazı insnalar gerçekten parazitlerden bile daha mikrop!
Ben bugün kustum; çünkü midemi bulandıran öyle beyinsiz insanlar var ki..! Resmen teneke!
E zaten biliyorlar ya, kavga edenler de gizli eşcinsel zaten. Tabiki de şaşırmış numarası yapacaklar. Aaaa kadın zannettim erkek çıktı, diye. Ne çıkacaktı peki? Civciv mi? Göz var, hizan var değil mi?
Mutluluklarımı jelatinleyip kutularda sakladım tozdan sakınır gibi cahil, hazımsız, kompleksli insanlar bozmasın diye...
HER YAŞIN AŞKI NASIL YAŞANIR?
Her yaşın ayrı bir güzelliği olduğu gibi, her yaşın da ayrı bir aşk durumu var. Bir eşcinsel olarak bunun seyrini hissederek çok iyi gözlemledim. Eşcinsellerin heteroseksüeller gibi öyle mülkiyetçi ömürlük beraberlikleri olmadığı için, yenilenme ve heyecan demek olan aşkı, her dönem uygun güzellikte yaşıyolar. Yani aynı kişiyle her yaşın aşkı yaşanmaz. Aynı kişiyle aşkın bir süresi vardır ve o aynı kişiyle her dönem aşkı yaşanmaz. İşte heteroseksüeller hayatlarının debdebeli dönemlerinde yaşıyorlarsa yaşıyorlar aşklarını, sonrasında sevdikleri aynı kişiyle arkadaş ve dost olarak sürdürüyorlar hayatlarını. Aynı kişiyle ömürlük tutku olmaz çünkü. Ama farklı kişilerle her dönem tutku, yaşına uygun şekilde yaşanabilir. Ve bunun için evlilik gibi resmi toplumsal bir ilişkinin olmaması gerekiyor. Aşk denilen şey benim için aynı evde dötdöte, osura osura yaşamak değildir zaten. Saygıyı korumak adına, şimşeklerin çaktığı, yıldırımların düştüğü anda en fazla yarım saatliğine biraraya gelmektir aşk denilen şey. Tabi herkes kendi yapısına uygun aşk yaşar ama gerçek aşk özgür-lükçü kişilerde daha doğasına uygun yaşanır diye düşünüyorum.
HER YAŞIN AŞKI NASIL YAŞANIR?
Her yaşın ayrı bir güzelliği olduğu gibi, her yaşın da ayrı bir aşk durumu var. Bir eşcinsel olarak bunun seyrini hissederek çok iyi gözlemledim. Eşcinsellerin heteroseksüeller gibi öyle mülkiyetçi ömürlük beraberlikleri olmadığı için, yenilenme ve heyecan demek olan aşkı, her dönem uygun güzellikte yaşıyolar. Yani aynı kişiyle her yaşın aşkı yaşanmaz. Aynı kişiyle aşkın bir süresi vardır ve o aynı kişiyle her dönem aşkı yaşanmaz. İşte heteroseksüeller hayatlarının debdebeli dönemlerinde yaşıyorlarsa yaşıyorlar aşklarını, sonrasında sevdikleri aynı kişiyle arkadaş ve dost olarak sürdürüyorlar hayatlarını. Aynı kişiyle ömürlük tutku olmaz çünkü. Ama farklı kişilerle her dönem tutku, yaşına uygun şekilde yaşanabilir. Ve bunun için evlilik gibi resmi toplumsal bir ilişkinin olmaması gerekiyor. Aşk denilen şey benim için aynı evde dötdöte, osura osura yaşamak değildir zaten. Saygıyı korumak adına, şimşeklerin çaktığı, yıldırımların düştüğü anda en fazla yarım saatliğine biraraya gelmektir aşk denilen şey. Tabi herkes kendi yapısına uygun aşk yaşar ama gerçek aşk özgür-lükçü kişilerde daha doğasına uygun yaşanır diye düşünüyorum.
HER YAŞIN AŞKI NASIL YAŞANIR?
Her yaşın ayrı bir güzelliği olduğu gibi, her yaşın da ayrı bir aşk durumu var. Bir eşcinsel olarak bunun seyrini hissederek çok iyi gözlemledim. Eşcinsellerin heteroseksüeller gibi öyle mülkiyetçi ömürlük beraberlikleri olmadığı için, yenilenme ve heyecan demek olan aşkı, her dönem uygun güzellikte yaşıyolar. Yani aynı kişiyle her yaşın aşkı yaşanmaz. Aynı kişiyle aşkın bir süresi vardır ve o aynı kişiyle her dönem aşkı yaşanmaz. İşte heteroseksüeller hayatlarının debdebeli dönemlerinde yaşıyorlarsa yaşıyorlar aşklarını, sonrasında sevdikleri aynı kişiyle arkadaş ve dost olarak sürdürüyorlar hayatlarını. Aynı kişiyle ömürlük tutku olmaz çünkü. Ama farklı kişilerle her dönem tutku, yaşına uygun şekilde yaşanabilir. Ve bunun için evlilik gibi resmi toplumsal bir ilişkinin olmaması gerekiyor. Aşk denilen şey benim için aynı evde dötdöte, osura osura yaşamak değildir zaten. Saygıyı korumak adına, şimşeklerin çaktığı, yıldırımların düştüğü anda en fazla yarım saatliğine biraraya gelmektir aşk denilen şey. Tabi herkes kendi yapısına uygun aşk yaşar ama gerçek aşk özgür-lükçü kişilerde daha doğasına uygun yaşanır diye düşünüyorum.
HER YAŞIN AŞKI NASIL YAŞANIR?
Her yaşın ayrı bir güzelliği olduğu gibi, her yaşın da ayrı bir aşk durumu var. Bir eşcinsel olarak bunun seyrini hissederek çok iyi gözlemledim. Eşcinsellerin heteroseksüeller gibi öyle mülkiyetçi ömürlük beraberlikleri olmadığı için, yenilenme ve heyecan demek olan aşkı, her dönem uygun güzellikte yaşıyolar. Yani aynı kişiyle her yaşın aşkı yaşanmaz. Aynı kişiyle aşkın bir süresi vardır ve o aynı kişiyle her dönem aşkı yaşanmaz. İşte heteroseksüeller hayatlarının debdebeli dönemlerinde yaşıyorlarsa yaşıyorlar aşklarını, sonrasında sevdikleri aynı kişiyle arkadaş ve dost olarak sürdürüyorlar hayatlarını. Aynı kişiyle ömürlük tutku olmaz çünkü. Ama farklı kişilerle her dönem tutku, yaşına uygun şekilde yaşanabilir. Ve bunun için evlilik gibi resmi toplumsal bir ilişkinin olmaması gerekiyor. Aşk denilen şey benim için aynı evde dötdöte, osura osura yaşamak değildir zaten. Saygıyı korumak adına, şimşeklerin çaktığı, yıldırımların düştüğü anda en fazla yarım saatliğine biraraya gelmektir aşk denilen şey. Tabi herkes kendi yapısına uygun aşk yaşar ama gerçek aşk özgür-lükçü kişilerde daha doğasına uygun yaşanır diye düşünüyorum.
Bülent Ersoy, bir trans olarak bile çok büyük olabildiyse, aklıyla olmuştur. Bunu yadsıyamayız... Kürk konusuna gelirsek, Bülent Ersoy'a gelinceye kadar, bütün insanların hayvanlara yaptıklarını bir düşünüp, önce onlarla mücadele etmemiz grekmez mi?
Sevgililerim, "İyisin hoşsun ama niye çoklu ilişki yaşıyorsun?" diyor. Bilmiyorlar ki sadece kendileriyle yaşarsam tükeneceğimizi!
İnsanlara diyeceğim o ki, haklıysanız korkmayın, ölseniz bile. Haklıysanız siz değil, karşı taraf korkuyor zaten!
Ben dışarıdaki insanlara toleranslı olabiliyorum da, özel hayatımdaki insanlara olamıyorum; çünkü onların yükü daha ağır oluyor!
Eskiden David Gandy'yi çok severdim. Bir gün görsel bloglarımdan birinde paylaştığım fotoğrafıNı kaldırmamı istedi. O an öyle soğudum ki ondan, nefret ettim kendisinden. Şu anda üste milyar dolar verip yatmak istese, bırakın yatmayı konuşmam bile. Milyarlarca insandan biri o da. Bir ayrıcalığı yok gözümde. Üstelik bir o kadar da göründüğünün aksine nezaketsiz. Geçmişte, sadece görsel bir beğeniymiş demek ki benim için. Kişiliği bana ters geince, beğeni de uçup gitti...
Açıköğretim'de niye Astroloji bölümü yok ki? O kadar çok okumak isteyen olur ki; devlet de milyarlar kazanır bu başvuru sayesinde.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder