12 Şubat 2021 Cuma

8 Şubat facebook notlarım

 Türkiye'de eşcinsellik yok diyenler. Ben varım ya! Bu bile eşcinsellik var demek için yeterli bir sebep!

Hükümet Türkiye'de eşcinsellik yok derken, sadece trübünlere oynuyor; anlayamıyor musunuz? Bülent Ersoy ve Zeki Müren ne ayol?

Vakti zamanında eşcinsellere de hakları verilmeli diyeceksin,Bülent Ersoy ile iftar açacaksın,sonra da eşcinsellik yok diyeceksin!

Yaratılışa inanacaksın, yaratılana eşcinsel olduğu için sapık diyeceksin; siz dalga mı geçiyorsunuz kuzum? Geri zekalı değiliz!

Türkiye'de en büyük devrimi Atatürk'ten sonra Zeki Müren yapmıştır! Çünkü onun varoluşu bile başlı başına devrimdir!

Gün gelecek eşcinsellere saygı duymayı öğreneceksiniz! Mecbursunuz, eliniz mahkum; İnsanık bunu gerektiriyor!

LGBTİ ne demek biliyor musunuz? Anlayacağınız dilde söyleyeyim; t*p, i*ne; gay, eşcinsel, homoseksüel, travesti..; OKEY!

Atatürk yeni yasayı hazırlarken niye eşcinsellikten bahsetmedi; çünkü eşcinsellik Atatürk'ten önce 1858 yasak olmaktan çıkarılmıştı!

Zoguldak'ta bir camide imamın biri eşcinsellere terörist demiş..! Şaşırıyor muyuz; balık baştan kokarmış!

13 yıldır 24 saat bir fiil eşcinsellikle ilgili haberleri paylaştığım, Türkiye'nin en büyük LGBTİ haber arşivi sayılan haber bloğumdaki haberleri facebook'un homofobisi yüzünden, yani engel koyması yüzünden geçen yıldan beri paylaşamıyorum. Eşcinsel gündemi kaçırmadan takip etmek isteseniz, aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz... Linki tıklanabilecek şekilde yazınca bile paylaşamıyorum...

Yaa bir şey söyleyeceğim. Kimse de yanlış anlamasın. İşte eşcinseller bile diyorlar ki... Ailen biliyor mu? Ailemi seviyorum, kimseye de saygısızlık etmek istemem ama benim ne olduğum, kim olduğum, nasıl yaşadığım belli bir yaştan sonra aile kavramını bağlayan bir şey değil ki. Eğer benim eşcinselliğim onların değer yargılarına ters düşüyorsa, benimle görüşmezler olur biter. Eğer beni cinselliğim üzerinden sevip sayacaklarsa, yerlerinde sağolsunlar. Görüşmek istemezlerse de, gene başımın üstünde yerleri var ama ben hayatımı aile kavramı üzerinden şekillendiremem. Haa, cahilimdir, okuyan bir tip değilimdir, neyin ne olduğunu bilmem, ailem de beni yönlendirebilecek konuda bilgilidir, o zaman onlardan fikir alırım. Ama din üzerinden, toplum üzerinden ahlakçılık yapmaya kalkarlarsa da buna izin vermem. Anlattıklarım misal; yoksa benim aile bireylerimin cinsel yönelimim konusunda bana tek bir kelimeleri bile olmadı; hatta ne düşündüklerini bilmiyorum bile, merak da etmiyorum; çünkü herkesin bakış açısı kendine ve bakış açısı farklılıkları da iletişim kurmamızın önünde bir engel değil. Tabi şöyle de bir gedrçek var... Eğer ben de bilinçsiz bir eşcinsel olup, cinsel yönelimim konusunda bocalasaydım, dümeni eline alıp, beni kendi aklına göre yönlendirecekler çıkabilirdi ama ben ne olduğunu, kim olduğunu bilen ve bundan emin olan  ve de bunu çevresine tereddütsüz bir şekilde hissettrien bir kişi olduğum için, kimsenin bu konuda bir teşebbüsü de olmadı. Haa, çevremdem evlen diyen falan işgüzarlar çıkmadı mı? Onlar da ağızlarının payını aldı... Kısacası, aile, toplum gibi, gelenek, din gibi kavramlar benim için öyle önümü ilikleyip itaat edeceğim kutsal kavramlar değil. Benim hayatım herşeyin üstündedir. Benim ailem baskıcı diye açılamayan eşcinsellerinki, içlerindeki kendi kendilerine olan nefretlerinden ve kendi kendilerine uyguladıkları baskıdan başka bir şey olamaz... Düpedüz beceriksizlik onlarınki...

Bugün Müzeyyen Senar'ın ölüm yıldönümüymüş. Yaşlılık dönemi sesini hiç sevmem. Gençlik sesinden bir şarkı dinleyeyim dedim. Pek de bir fark yok. Sakın saygısızlık olarak anlaşılmasın ama kendimi ne kadar zorlasam da sevemiyorum bu sesi ben. Eğer kişilik olark tanısaydım onu, belki bayılacaktım bile ama insanların onu sanatsal anlamda Türkiye'nin zirvesine yerleştirmesine oldum olası anlam veremedim. Sadece o değil; Safiya Ayla, Sevim Tuna, Behiye Aksoy, Şükran Ay vesiareyi de asla sevemedim... Benim için gerçekten 80'lerdeki Ayşe Tunalı, Mediha Şen, Hülya Sözer, Yüksel Uzel gibi seslerden bile daha kötüler... Dönemleei için belki iyi olabilirler ama bunu tüm zamana genelleyemeyiz. Yani sanat müziğinde Samime Sanay, Emel Sayın falan varken, ilk dönem sanatçılarını ben nasıl çok sevebilirim ki... Hatta safiye Soyman, Nalan Altınörs, Hüner Coşkuner gibi TSM'ciler bile ilk dönemden çok daha hoş sesler... Bir de Müşerref Akay'ın sesini hiç sevmemişimdir..

Türk Sanat Müziği diyince , Samime Sanay'ı tek geçerim. Türk Sanat Müziği'nde bir devrimidir O!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder