KISIRLATŞRILMAYN DİŞİ KEDİLER İÇİN GÜVENLİ SEKS KÜLODU!
Artık yaşım gereği temizliklerini yapmam epeyce zorlaştığı için ve de yavrularını yaşatamadıkları için iki kedimi kısırlaştırmış, bir tanesini de aynı anda bir kişinin belediyede sadece iki kedisine kısırlaştırma imkanı verildiği için, biraz engelli-arka bacaklarının sıçrama kabiliyeti yetersiz Pırıl kızımı kısrlaştırtamamıştım. Belediye arayacağız falan dedi ama bir aydan fazla zaman geçti ve aramadılar. Zaten çok badireler atlattığı için, bu operasyona da hiç gönlüm yok aslında. Sokakta bulduğumda engelliydi. Sonrasında evden her çıktığında iki kere bacaklarından ve kuyruğundan olmak üzere yarlanıp gelmişti eve ve aylar süren bir tedaviden sonra iyileştirebilmiştim ancak. Hatta kopma noktasına gelen kuyruğunu kazanmak bir mucizeydi benim için. Evde şu anda 9 kedi var ve 6 aylık dişi ve kısırlaştırılan 2 dişi ve hamile kalamayan bir dişi kedi dışında sadece hamile kalma ihtimali olan Pırıl kızım, 4 tane de erkek kedim var (Birbiriyle geçinemedikleir için sokakta yaşayan ve sokakta baktığım kedilerimi saymıyorum tabi). Pırıl sokaktan geldiği için, evdeki diğer 4 erkek kediyle kan bağı yok. dolayısıyla cazibesini yitirmediği için (Gerçekten akraba olan kediler birbirleriyle cinsel anlamda ilgilenmiyorlar), erkek kedilerden 3 tanesi Pırıl'a musallat olmaya başladı. Ben de ne yaptım; bir çorabın uç tarafına kuyruk ve bacaklar için delikler açıp külot gibi giydirdim. Yani hamileliği önlemek için güvenli seks külotu oluşturdum. İyi yapmış mıyım?Şimdi gönül rahatlığıyla sevişiyorlar! Israrla kısırlaştırma taraftarı olanlar diyor ya hani, "Kediler sevişmeyi ne bilsin ayol, onlar içgüdüsel olarak üremek için çiftleşiyorlar.". Hayır, hiç de öyle değil, saatlerce nasıl romantik sevişiyorlar bir görseniz! İnsanların seksi, onlarınkinin yanında çok kaba ve içgüdüsel kalıyor.
DİN MANEVİYATTIR, GÖNÜL İŞİ OLMALI, TİCARETE DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ!
Gerçekten, yanlış anlayıp rencide falan olmayın ama din adamları bize ne veriyor da bizim vergilerimizden maaşlandırılıyorlar. İnanıyorsak, inanıyoruz ve nasıl ibadet yapacağımızı, dinin gerekliliklerini birileri olmadan da öğrenecek bir çağda yaşamıyor muyuz? Kutsal kitabı kendimiz okuyabilir, nasıl namaz kılınacağını da Youtube'dan öğreniriz. Türkiye'de 2018 yılı verilerine göre 130 bin din görevlisi varmış ve onlara ayrılan yıllık ödenek milyarlaca lira. Çünkü vaiz maaşları 5864, imam maaşları ise 3460 liraymış. Diyanet'e ayrılan bütçe 2021 yılında 13 milyar liraymış. Türkiye'de yuvarlak rakam olarak 90 bin cami varmiş. 90 bin cami! Kadınların ve çocukların camiye gitmediğini düşünürsek, bu camiler doluyor mudur sizce? Gösteriş için devasa devasa camiler yapıyorlar. Bizim üniversitenin içinde kocamaaaan bir cami var. Bir gün gideceğim, bakalım kaç kişi oluyor bir namaz vaktinde! Biliyor musunuz, parası ve çalışma saatleri rahat diye imam olan insanlar tanıyorum ben!
Ünü kadınlarla beraber olan erkekler genellikle eşcinseldir. Sosyal medyadaki hesaplarından görsel tarzlarına falan bakarsanız geyimsi olduklarını ve geylerdeki gösteriş merakını görürsünüz. Yaşları 40-50'yi bulmasına rağmen hiç evlenmemişlerdir. Ünlülerle beraber olarak hem popüler olmaya çalışırlar, hem de eşcinselliklerini kamufle ederler. Geleneksel toplumlarda homofobiden dolayı, eşcinsel erkekler gözlerini kapatarak heteroseksüel ilişki yaşayabilmektedirler. Erkeklik için çiğ tavuk yemektedirler yani. Yoksa geleneksel bir toplumda, heteroseksüel bir erkek, çorap değiştirir gibi sevgili değiştiren kadınları ne ailesine, ne de topluma kabul ettiremeyeceği için, böyle bir yükün altına uzun vadeli giremez. Erkekliklerini cümle aleme ispat ettikten sonra, çeşitli bahanelerle lişkiyi sonlandırırlar. Bu ilişkiler en fazla sezonluktur. İsim vermeyeceğim ama bu tür ilişkilerle adı gündem oluşturan bazı ünlü kadın medyatik figürlerimiz var. Hatta ilişki sonrası beraber oldukları erkeklerin eşcinsellikleri gündeme gelmektedir.
Bazı öldürülen kadınların beraber oldukları erkeklere bakıyoruz da, uyuşturucu müptelası, alkolik, sabıkalı ve şiddet uygulayan tipler olduğunu görüyoruz. Kimse ölümü hak etmez ama insanlar kendi seçimlerinden kendisi sorumludur. Şimdi bir insan uyuşturucu kullanan, sabıkalı ve de şiddet uygulayan alkolik bir erkekle niye beraber olur ve beraber olmaya devam eder..? Mecburiyet mi var?Ölenlere rahmet, kurtulanlara geçmiş olsun diyorum. Kimse de bana kadının erkek egemen bir toplum veya dünyadaki konumundan bahsetmesin. Kadının konumu, yanlış seçim yapmasını gerektirmez.
Manisa'dan Denizli'ye okumaya geliyor, sonra İranlı bir sevgili yapıyor, sonra da İranlı sevgilisi tarafındna boğazı dıkılarak öldürülüyor...
22 yaşında boğularak öldürülen öğrenci ve 25 yaşındaki İranlı eski sevgilisi... Yaşamak varken birinin ölmesi, birinin hapse girmesi...
GENÇLER BAŞKA ŞEHİRLERE ÜNİVERSİTE OKUMAYA, CİNSELLİKLERİNİ YAŞAMAK İÇİN GİDİYOR! E HAKILAR AMA SONU VAHİM!
Yanlış anlaşılmasın ve de kimse ahlakçı olarak yaftalamasın, çünkü dibine kadar özgrülükçü olduğumu herkes bilir, bir şey paylaşmak istiyorum. Şimdi üniversiteli gençlere okumak için kendi memleketlerinde kalmalarını söylediğin zaman "Aman, aman" diyorlar. Neden, çünkü özgür bir hayat, hatta cinsel ilişki yaşamak istiyorlar. Çünkü toplumumuzda aile baskısı var, ve de evlenmeden cinsel ilişki normal karşılanmamaktadır. Ancak ünlü biri olursan ve o*ospu damgasını kaldırabileceksen, öyle evlenmeden ilişki yaşayabilrsin bir kadın olarak. Yoksa bekaret ve namus kavramları hala güncelliğini korumaktadır. Eğer ben bir ebeveyn olsaydım, kızım olsaydı, sevgilisini bana açıklaması için cesaretlendirir, sevgilisini tanır, hatta şiddet ve cinayete karşı evimde birlikte yaşamalarına izin verirdim bir baba olarak, bir ebeveyn olarak. Eşcinsel bir çocuğum olsa da, evimizde güvenli bir şekilde ilişki yaşamasına izin verirdim (Özellikle başka şehirde okumayı eşcinseller daha çok tercihe diyor.). Çünkü utanmadan karnımızı doyurabiliyorsak, bu anlamda evimize çocuklarımızın arkadaşlarını misafir edebilyorsak, cinsellik de temel bir ihtiyaçtır ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesi en doğrusudur. E şimdi ne oluyor bizim gibi ahlakçı geleneksel toplumlarda; başka şehirde üniversite okumak, özgürlük için bir kaçış fırsatı oluyor. Sonrasına ne oluyor; bazı boş gezen züppelerin tuzaklarına takılıyorlar ve sonlarını hazırlayabiliyorlar. Tamam gençlerimizin yanlış seçimleri bu durumlara sebep olabiliyor ama öncesinde ailenin hayata bakış açısı da bu yanlış seçimlere, başka şehirde üniversite okumak bahanesiyle kaçışlara sebep olabiliyor. Bakınız ne kadar ahlakçı olursanız olun, ne kadar namusçu olursanız olun; hayatın bazı gerçekleri var yaşanılması gereken. Çocuklarınızı seviyorsanız, onları yaşamasını istiyorsanız, onlara baskı yapmak yerine, özgür bırakın ki dizinizin dibinde olsunlar...
Bir çocuğum olsaydı, elbette sevgilisinin sabıka kaydını isterdim. Benim çocuğum zaten, kendisi isterdi bu sabıka kaydını. Kendine güvenen sevgili de o sabıka kaydını getirir zaten. Kendim için bunları yapmıyorum ama insan tek başına olunca sorumluluğu fazla olmuyor ve de belli bir tecrübeden sonra "insan sarrafı" ve de daha kontrollü ve kontrolcü oluyor zaten.
Melek İpek... Kocası trafındna sabaha kadar işkence gördü, bayılıncaya kadar dayak yedi ve tecavüze uğradı, hem de çocuklarının gözü önünde ama şimdi yaşamak istediği için, kocasını öldürdü diye hapse girdi. Türkiye'de kadının kaderi; ya koca dayağı ve ellerinden ölüm, ya da hapis. Adalet bunun neresinde?
Boğularak öldürdüğü düşünülen ama adli tıptan böyle bir rapor çıkmayan Aleyna Çakır’ın ölümünün baş şüphelisi, kadın ticareti yapan, kadınların üzerinden para kazanıp uyuştucu alan, uyuşturucu temin eden, ruhsatsız silah bulunduran, ehliyetsiz araç kullanan, canlı yayında tehditler, küfürler yağdıran ve yüzlerce suçun başı bir kişiymiş ve serbest bırakılıyorç Sonra uyuşturucu görüntüleri ele geçirilince tutklanıyor....
Türkiye'de kadın cinayetleirnin sebebi kadına bakış açısı-kadını eşit görmemek-erkekten düşük görmek ve kadını koruyan yasaların çıkartılmaması. Hala kadını koruyan İstanbul Sözlşemesi'ne karşı çıkan bir iktidar ve zihniyet mevcut. İşin kötüsü bu zihniyeti destekleyen kadınların da olması!
Adalet ancak gerçek demokrasilerde mevcuttur ve cinsiyet eşitliği olmadığı sürece, kadınlar cinayete kurban gitmeye mahkumdur!
İktidara ve de erkek egemen topluma sormak istiyorum; kadın ve rekek eşit midir? Alacağımız cevap elbette hayır olacaktır!
Bir ülkede eşitlik, özgürlük, demokrasi, insan hakları yoksa; orada her türlü adaletsizlik kaçınılmazdır!
İşlenen her kadın cinayetinden, oylarıyla, seçimleriyle ülkenin demokratik olmasına katkı sağlamayan herkes sorumludur!
Sapık diye şcinselleri, eşit olamazlar diye kadınları koruyan yasalar çıkartılmadığı sürece, ister ana baba, ister kendiniz olarak, hepinizin canı eninde sonunda yanmaya mahkumdur. Çünkü eşcinseller ve kadınlar hayatın vazgeçilmez parçalarıdır. Dolayısıyla toplumsal yaşamdan eşcinselleri ve kadınları soyutlayamaz, onlara haksızlık edemezsiniz. Ederseniz dedediğim gibi her türlü olumsuzluklar sizin başınıza da gelir. Çünkü sizin istediğiniz gibi bir dünya yok, olamaz da. Ama inanıyorum ki, insnaların canı yansa da değişmez. Cumhuriyet kurulalı 100 yıl olmuş, ben 50 yaşındayım ve aynı hamam, aynı tas, hatta daha geriyiz! Daha az önce fgacebook'tan uyarı aldım. Tabiki de bu bizim facebook'umuz, Amerika'nın değil! Neymiş, iki erkeğin üstsüz yan yana fotoğrafını paylaşırsam, cinsel davet olurmuş bu! Kafaya bakın yaa!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder