9 Kasım 2020 Pazartesi

7 Kasım 2020 facebook notlarım

Eskiden karı-koca şarkıcı denilince aklımıza Al Bano - Romina Power gelirdi ve Felicita şarkıları ile TRT'nin gediklilerindendi. İtalya'dan çıkan sesler olarak bizde epeyce tanınıyordular ama dünyada da tanınıyorlardı. Sonra 4 çocuklarından birisi bilinmedik bir şekilde ortadan kaybolunca Romina'nın bunalıma girdiği haberlerini okuduk. '99 yılında boşanmışlar. Sonra Romina annesine bakmak için Amerika'ya-memleketine dönmüş. Romina ayrıca ünlü oyuncular Tyrone Pover ve Lİnda Christina'nın kızları. Romina şarkıcılığın yanı sıra oyunculuk da yapan ve de bir çok sergiis açılan bir ressam ayrıca. Romina Power, İngilizce, İtalyanca, İspanyolca, Fransızca ve Hollandaca konuşabilmektedir. Eski kocası ile olan boy farkı da dikkat çekiciydi. Albano'nun boyu 166 olduğu için yüksek topuk, Romina'nın boyu 173 olduğu için düz topuk ayakkabı giyerdi.

Hollywood starlarından ünlü Amerikalı oyuncu Tyrone Pover kadınlarla ilişkisi ve evililiklerinin yanı sıra süzme bir eşcinseldi. Ve fotoğraflarla eşcinselliğine dair en güzel malzeme veren bir aktördü.

65 yaşında ve 18'lik istiyor. Sen gençlerden hoşlanıyorsun, peki gençler neden yaşlılardan hoşlansın diyorum. Var öyle yaşlıları tercih edenler diyor. Onlar para karşılığı seks yapanlardır, yaşlılardan hoşlandığından değildir diyorum. Doğrudur diyor ve ekliyor, "biz de para veririz canım gerekirse!!!". Herkese akıl ve mantık diliyorum! Bülent Ersoy da diyor ya, "kendimden büyüklerle beraber olup da amca mı diyeceğim?" diye; peki gençler sana anne mi demek için seni tercih etsinler? Yanlış anlaşılmasın ama ben kendi yaş grubu dışından çocuğu veya torunu yaşında olanlara kadar sarkanların ve bu konuda takıntılı olanların psikolojilerinden şüphe ediyorum... TEDAVİ OLSUNLAR LÜTFEN!!!

Benim doğduğum hafta ve yıl Amerika'da çıka bir TV dergisi!

7(Cumartesi) - 13(Cuma) Haziran 1969

Şunu anladım ki, bu ülkede en ağır eleştiriyi yapsan da kimsenin umrunda olmuyor, herkes gene bildiğini okuyor. En fazla içeriye tıkıyorlar. Bundan sonra sadece oyumu vereceğim! Herkes hayatı ve gerçekleri düşe kalka öğrensin; öğrenemiyorsa da kolay gelsin. DUVAAAR!!!

En çok örneklenen 6 saniyelik davul solosu "Amen Break" 13 Haziran 1969 yılında kaydedildi ve bugüne kadar 3000 şarkıda kullanıldı ve 80'lerin ortasına kadar disko müziğin temel sample'ı idi.

Dünya belki de Joe Biden'ın politikalarını görünce, Trump'ı çok arayacaktır, nereden biliyorsunuz? Bana öyle gibi geliyor!

***

"KAYmakam" mı cinsellik çağrıştırıyor, "VAJEN" mi?

Kadıköy kaymakamı "Vajina Monologları" isimli oyunun gösterimine izin vermemiş. Kaymakam, "oyunun ismini telaffuz etmeye bile utanıyorum." demiş. Oyunun yönetmeni buna karşılık: "vajina tıbbi bir isim, utanacak bir şey yok, o asıl 'kaymakam' sözcüğüyle uğraşsın" demiş.

Vajina, penis gibi bedensel organlar canlı yapısının birer parçasıdır ve bunlara ahlaksızlık etiketini yapıştırmak cahilliktir.

Benim penisim var,şunun vajinası,ötekisi hermafrodit-çiftcinsiyetlidir.Anüs de boşaltım siteminin BİTİŞ noktasıdır;utandınız mı?

Ben seks yaparken, çıplakken falan hiç utanmıyorum; çünkü doğal bir durum ve hayatın gerçekleri. Dile getirirken niye utanayım?

Penis, vajina, anüs, meme, döt, seks... İtirazı olan var mı? Varsa, zeka seviyenizi bir ölçtürün derim!!! Sözüm meclisten dışarı!

Toplumumuzda erkeklerin her sözü damına koyayım ile başlar, kadınlar ise her olumsuzlukta ağıza mıçarlar ama hiç ayıp olmaz; vücut organlarını tıbbi terimlerle söylesen bile, yobazlara göre bu ahlaksızlıktır. Keşke bu kadar ahlakçı olacaklarına, birazcık akıllı olsalardı!

Bülent Arınç vakti zamanında eşcinsellik kelimesini ağzına almaktan kaçınmış ve "Ben söylemekten haya ediyorum ama birileri bunu onur haline getiriyor. Yani farklı cinsel yönelimler içerisinde olan insanlar ki bizim inancımızda da, geleneklerimizde de, örf ve adetlerimizde, toplum yapımızda da hoşlanılan işler değildir." demişti. Ne oldu; Bülent Arınç tarih oldu, baki olan eşcinsellik, EŞCİNSELLİK, EŞCİNSELLİK, EŞCİNSELİK... Söylemekten hiç utanmıyorum; çünkü çok normal ve benim gerçeğim!

***

Adalete elbette güvenmiyorum, güvenmem de; çünkü beni yargılayacak mekanizmanın ırkı, dini, cinsiyeti, milliyeti, rengi, vesairesi, hatta türünün olmaması gerekir. Hayat tecrübesi böyle düşündürtüyor insanı, kuru gürültü değil söylediklerim; siz hiç mahkemede sizin sesinizi, konuşmanızı taklit edip dalga geçen bir hakim gördünüz mü(Üstelik hem de KADIN!)? Sizin savunmanız alınmadan kararlar verildi mi? Şiddet gibi önemli mağduriyetleriniz hiçe sayıldı mı? Gözünüzün içine baka baka saldırganı aklamak için aleyhinizde tutanak tutulmaya çalışıldı mı? Kasıtlı olarak şikayetleirnizin karakoldan mahkemeye gönderilmediği oldu mu? BU ÜLKEDE KESSELER ADALETE GÜVENMEM! Bu ülkede kelebekler, karıncalar kadar masum olsanız bile, adalet ters işleyebilir, HATTA İŞLER, İŞLİYOR DA! Bu ülkedeki adalet sisteminin hakkımı asla ve asla ödeyemeyeceği bir borcu var bana; çünkü sütten çıkmış ak kaşık varsa, o kişilerden biri de benimdir! Çünkü hiçbir suçum yok! Birine şiddet mi uygulamışım, birilerine hakaret mi etmişim, gasp mı etmişim, yalan mı söylemişim..? Mağdursun ve mağduriyetin görmezlikten geliyorlar! Dolayısıyla haklı olarak bile kimseye bulaşmak istemiyorsunuz artık.

***

ARABALARDAN HAYATIM BOYUNCA NEFRET EDECEĞİM! ÇÜNKÜ ONLAR ÇOCUKLARIMI ÖLDÜREN BİRER KATİL!

Lilly kızım gideli-trafik kazası kurbanı olalı bir hafta oldu. Acımda zerre kadar azalma yok, olmaz da, olmayacak da. Trafiği bir canavar olarak görüyorum ve nefret ediyorum trafikten. Gecenin bir yarısı şehir içinde tonlarca araç; ne yapıyorsunuz, nereye gidiyorsunuz; çalışıp yorulmuyor musunuz; akşam olunca bir evinize çekilin de dinlenin, uyuyun bee! Kedilerime çarpanların sorumsuz dangalaklar olduğundan o kadar eminim ki... Aşağılık kompleksi olan insanların tekerlerle ayağı yerden kesildi mi dötleri kalkıyor. Araba nedir biliyor musunuz? Sizi bir yerden alıp, bir yere taşıyan bir vasıtadır ve şehir içinde hız yapmanın egodan başka hiçbir açıklaması olamaz. Egonuzu hızla tatmin edeceğinize, oturun evinize de 2 sayfa kitap okuyup kapasitenizi genişletin cahiller.

Bazen susuyor veya alttan alıyorsam bu haksızlığımdan değil, sadece insanlığımdan. Ama zannedilmesinki notumu vermiyorum...

4 Kasım'dan itibaren artık hayatımda yeni bir sürece girdim. Daha özgüvenli, daha az tavizkar, daha az sosyal, daha çok kendini düşünen... Dünya bir yana, ben bir yanayım artık... Yaşam yolunda herkese başarılar diliyorum... 

Şehir içinde bisiklet ve toplu taşıma dışındaki bütün araçlar yasaklansın!

Çocuğunuza araba kafasından çarpsa ve ölse ne hissedersiniz; evet kediler insan türünden daha değerli benim için!

MODASI HİÇBİR ZAMAN GEÇMEYEN TÜRKİYE'NİN EN FENOMEN ŞARKICISI!

Gülden Karaböcek: İnsanlar beni sadece şarkıcı zannediyor. Oysa ben bağlama ve gitar çalan, şarkılarının bestesini yapıp sözlerini yazan, düzenlemelerini kendisi yapan ve her tarza eşit mesafede olan, her şarkıya deneysellik katmaya çalışan bir müzisyenim! Ama insanlara çıkıp bunu söylemediğim için bilmiyorlar...

Gülden Karaböcek'i ne kadar seviyorsam, Kamuran Akkor'u da bir o kadar çok seviyorum... Her dem taze ve ölümsüz!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder