TRAVESTİLİK DOĞASINI KAYBEDİP TOPLUMSAL CİNSİYETE UYDURULMIŞ BİR EŞCİNSELLİKTİR!
Bugünlerde karısının kıyafetini giyip öteki kadın zannedilen erkek gündenmde. Karısının veya karşı cinsin, bir erkek olarak kadın kıyafeti giyen erkekler EŞCİNSELdir. Bunun başka bir açıklaması homofobidir, eşcinsellikle barışamamaktır. Ve bu duruma travesti denilmektedir, yani karşı cinsin kıyafetinin giyilmesine. Ve altı çizilen şu düşünce bana göre saçma sapan bir düşüncedir; neymiş, travestiler heteroseksüel de olabilir, travestilik-yani karşı cinsin kıyafetini giymek eşcinsellikten bağımsız bir şeymiş; hadi ordan! Travestilik, eşcinsellikle barışık olmayan insnların, kendilerini bir şekilde tatmin etmesidir. Çünkü eşcinsellik, mesela bir erkeğin içinde kadın barındırması gibi bir şeydir de, ve bunu bir nebze olsun ilişkisiz de gerçekleçtirebilmektir. Diyebilirim ki net olarak, eşcinsellikten bağımsız bir travestilik yoktur. İçinde eşcinsellik olmayan bir erkek travesti olabilir mi, veya içinde erkeklik olmayan bir kadın erkek gibi giyinmek ister mi; hem de cinsiyetçi ve şekilci bir toplumda, cinsel roller bu kadar toplumsallaşıp barizleşmişken. Yapılan araştırmalar zaten, içinde eşcinsellik olmayan hiçbir erkeğin travesti olmadığını söylüyor; bazı çatlak sesler benim travestiliğimin eşcinsellikle bir alakası yok, ben heteroseksüelim dese de. Peki senin travestiliğinin eşicnsellikle bir alakası yok da, neden gündelik hayatta değil de, yatak odasında seksi bir şekilde karşı cinsin kıyafetini giyiyorsun. Maço erkeklerin, erkek erkeğe sevişirken kıyafetlerinin altından kırmıız dantelli iç çamaşırların çıkması, sadece cinsel bir fantezi değil, eşcinselliğin karanlıkta zirve yapmasıdır. Eğer travestilik eşcinsellikten bağımsız ise, seks ile uzaktan yakından ilişkilendirilmesin. Git köylü kıyafetiyle travesti ol, tarlada çalış o zaman. Hayır, bir fahişe gibi travesti olunacak, gerekirse bir fahişe gibi sokaklarda sürtülecek veya yatak odasında tatmin olunacak.
Konuyu şuralara da bağlayabiliriz. Cinsel kimlikler-yönelimler doğallığını kaybettiği için, travestiliğin, hatta daha ileri gidip transseksüelliğin, doğasını kaybetmiş bir eşcinsellik diyebiliriz. Çünkü, eğer cinsiyet rolleri toplumsallaşmasaydı, hiçbir cinsel yönelim, içinde yaşadığı ortamda, kendine bir ambalaj aramazdı. Travestilik toplumsal cinsiyet rolleirne uygun bir varolma ve kendini kabul ettirme mücadelesidir. ama bu onları daha da ötekileştirmektedir. Eşcinsellik en ötekisi de olsa kabul edilen bir gerçektir(Evet ötekileştirmek kabul ediştir. Değiştiremedim, bari ötekileştireyim demektir.); Hastalık, sapık, günah diyenler falan aslında, günümüzde saçmaladıklarını bilmektedirler ama nefrete-homofobiye ne kadar kişiyi ayartabilirsek kardır düşüncesiyle saçmalamaya bile bile devam ediyorlar işte...
***
Bir dönem bayıldığımız Sean O'Pry(Şan Apri) bile sanki yatmış kalkmışız gibi artık heyecan vermiyor. Belki yüzü eskidiğinden, belki de Sean O'Pry'den bile daha iyisiyle yatmış olduğumuzdandır!
VİBRATÖRLERİMLE, PARDON SEVGİLİLERİMLE HİÇ FOTOĞRAFIMIZI PAYLAŞMADIM!
Hiç sevgililerimle fotoğraf paylaşmadım, belki de paylaşmamakla en iyisini yaptım. Çünkü iyi parça hazımsızlık ve rahatsızlık yaratır. Bana bu yüzden kıskanç diyorlar. Ben hiçbir sevgilimi sahiplenmedim ki, kıskanayım. Dolayısıyla benim dışımda ne yaptıkları da beni hiç ilgilendirmedi. Çünkü sevgili benim için, o anlık bir şey ve tek kişiye odaklı değil. Sevgililer sadece benim sevgililik anlayışıma birer malzeme oldu. Çünkü gerçek sevgilim her zaman kendimdim! Hiç kimseyi kendimden daha çok sevemedim! Çünkü hiç kimseye kendimden daha çok güvenemedim. Çünkü birisi yüzünden modumu bile düşürmeyi asla istemem. Gelirler giderler, gelirler giderler. Sevgili konusunda zahmete bile girmedim hiç. Yaşasın bana! Nasıl bir duygu anlayabilir misiniz bilmiyorum ama, sevgililerimden bir giderse, bir daha hiç dönmezse diye hiç düşünmedim. Bazen gidip de gelmeyenler yıllar sonra falan aklıma geliyor; aaa şu da vardı değil mi diye?
Hayat boyunca tek bir kişiyi sevmek nasıl bir duygu, birisi eğer biliyorsa bunu bana resmedebilir mi? Çünkü hayatta çeşit çeşit sevilecek yaratıklar var! Nasıl bir tanesi yüzünden diğerlerini feda edebilirim ki? Tabi bir de şu gerçek var; tek bir kişiyi severseniz, dötleri kalkar!
Bazen beraber olduklarıma, "Ne kadar şanslıyım, Tanrımiyi ki de seni karşıma çıkarmış..!" diyorum, of of havalara bakın, oksijen fazlalılığından boğuluyorum!
Belki de bütün söylediklerim, insanlara inancımı kaybettiğimden, güvenimi asla kazanamayacaklarından! Hayatta her şey karşılıklı çünkü! Beni bile, benden ettiler sanırım!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder