25 Ekim 2020 Pazar

BENİ ÜZEN HİÇBİR ZAMAN EŞCİNSELLİĞİM DEĞİLDİ, İNSANLARDI!

Futbol hakemliğinden cinsel yöneliminin eşcinsel olmasından dolayı uzaklaştırılan Halil İbrahim Dinçdağ, Katarsis programında konuk olmuş. O da tüm eşcinseller gibi eşcinselliğinden dolayı psikolojik sıkıntılar yaşamış; neden ben böyleyim, herkes benim gibi mi..? İntiharı düşünmüş, ölüp de sabah uyanmamayı istemiş, geceleri ağlamış, ailesini haketmediğini düşünmüş, çok acılar çekmiş ve hemcinsine olan aşkını falan kalbine gömmüş... Yanlış anlaşılmasın da bazen durum çok mu ajite ediliyor, yoksa eşcinselliğimin bende hiç sıkıntı yaratmamasından dolayı anormal olan ben miydim? Düşünüyorum da bana zararı olmayan ve içimden gelen bir durum beni niye üzsündü, niye beni bunalıma soksundu, mutlu olduğum bir şeyden dolayı ben niye yaşamak istemeyeydim, intiharı falan niye düşüneydim..? Benim tek derdim şu idi o dönem... Kendimi cinsel anlamda tatmin edecek bir yaşa geleyim, güvenli bir şekilde kendimi gerçekleştireyim... Kötü dünyada 20 yaşına, hatta askerlik dönüşüm 22 yaşıma kadar sabretmekte haklıymışım. Çünkü daha küçük yaşta insanlarla mücadele edemeyebilir, zarar görebilirdim. Ve eşcinselliğimin değil de, insnaların tehikeli olduğunu zaman içersinde gördüm zaten. 22 yaşımdan sonra da bu yüzden insanlarla bu konuda mücadele etmeye başladım. Kendimle barışıp, eşcinsellik konusunda bilinçlenmeseydim, insanlarla mücadele etme özgüvenim olmaz ve kendimle savaşırdım diğer eşcinseller gibi... Ve bugün az önce 23 yaşında bir eşcinsel yazdı bana. Ben senin kadar dirayetli olamıyorum ve içime, evime kapanıyorum insanların damgalamasından dolayı üzülmemek için dedi. Ve 21. yüzyılda bile insanlar doğalarıyla ilgili sıkıntı yaşıyorlarsa, bu sadece toplumla alakalı olamaz, daha çok kişinin kendi yapısyla alakalı olabilirdi. Belki ben aile açısından şanslıydım. Ailemin benim üzerimden gerçekleştirmek istedikleri hiçbir proje falan olmadığı için, aile açısından çok rahattım. Belki de bu şansı her insan kendisi yaratıyor. Çünkü çocukluğumdan beri asi ve dik başlı olduğum için, üzerimden benim istemediğim bir şeyin gerçekleştirilmesine izin vermezdim. Bir de eşcinseller askerlikten korkarlar ve gitmek istemezler. Çünkü orada eşcinsellikleri ortaya çıkrsa, durum ailelerine sirayet eder diye korkuyorlar. Gitmemek için çürük raporu falan alıyorlar. Benim hiç aklıma öyle askerliğe gitmemek gibi şeyler gelmedi. Askerliğimi yaptım geldim ve hiç sıkıntı da yaşamadım; o kadar feminen olmama rağmen. Ben eşcinselim, şunu yapamam bunu yapamam sanırım psikolojik olarak kendinden kaçış. Eşcinseller aileden de destek bekliyorlar bu konuda. Tabi dışlananlar var bir de aieleleri tarafından. Bilemiyorum, güçsüz eşcinseller için aile desteği önemlidir çok büyük ihtimal ama bana ailem nasıl destek verebilirdi ki, ki böyle bir desteğe de hiç ihtiyaç duymadım. Çünkü destek olunacak bir durum da yoktu ortada. Hiç kimse bana sen şusun diye saldırmıyordu ki... Normal hayatıma devam ediyordum. Okul, iş, vesaire... Homofobiye karşı güçlü olmanın tek yolu eşcinsellerin ekonomik özgürlüklerini kazanmaları gerektiğidir. Çünkü ekonomik olarak bağımsız olursan, her anlamda bağımsız olma gücünü eline geçirmiş oluyorsun. Zorlarlarsa çekip gitme şansın oluyor. Belki de beni-eşcinselilğimi güçlü kılan, 18 yaşımdan beri çalışıyor olmamdı.

*Eşcinsel olduğun için seninle alay eden seni küçümsemeye çalışan insanlar olmadı mı hiç hayatında?

Olmadı diyebilirim. Çünkü ben hayatım boyunca eşcinselliğimi gizlemedim ama eşcinselliğimle de varolmadım. Çünkü insanların gözünde okuyan, çalışan ve ihtiyacı olanlara yardıma koşan, hayvanları koruyan, bir şeyler için mücadele eden bir Halil imajı vardı. Eşcinselliğim Halil'in bütününü gölgeleyemiyordu. Çünkü benim eşcinselliğim sadece cinselliğim olduğu için, taşmıyordu. Düz bir eşcinseldim ben. Öyle renklerle, şekillerle pörtletmiyordum. İnsan kendine nasıl davranılacağını kendisi belirler. Eğer bir de insanlar senin bilinçli olduğunu ve kendini ezdirmeyeceğini ve savunacağını anlarlarsa seni ötekileştirmeye cesaret edemiyor. Haklıysan ve hakkını savunabileceğini gösterirsen kimse sana bir şey diyemez. Yeltenenler de ağzının payını alır zaten. Çünkü ben kendime hep saygı duydum, başkasının bana saygısızlık etmesine izin vermem.

*Haklısın çok güzel ifade etmişsin ama kıskanç fesat ve çekemeyen insan çok ve bu insanlar kendilerine göre zayıf noktadan kişiyi vurmayı seçerler bu manada.

İnsanın güçlü noktası çoksa ve de eşcinselliğini çok seviyorsa, vurulacak zayıf bir noktası da olmuyor. Ne diye vuracaklar eşcinsel tarafımdan; ibne, top diye mi? Kendi cahilliklerini ispat ederek, kendi kendilerini vurmuş olmuyorlar mı böylece? Homofobiklik cahillik ve aptallıktır; yani cahilliklerini ve aptallıklarını ispat etmiş olurar. Homofobi toplumda makbule geçebilir ama bilinçli insanların karşısında gülünç ve küçük duruma düşürür insanı. Homofobi, elma ağacına, neden senin elma meyven var demek kadar aptalca bir şeydir. Ama sen aptallara karşı eşcinselliğinden utanır ve çekinisen, onları haklı ve güçlü çıkarırsın. Ama eşcinselliğinin arkasında durursan, onlar çenelerini açıp kapatan birer tenekeye dönüşürler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder