30 Ekim 2020 facebook notlarım
DEPREM OLUNCA SAÇMALAMAYIN! MANTIĞA DAVET EDİYORUM!
Depremlerin büyük çoğunluğu dünyadaki tektonik tabakaların hareketi sonucu meydana gelir. Bunun din gibi bilim dışı inançlarla alakası yoktur. Mesela Japonya, birden fazla tektonik plakanın üzerinde bulunuyor ve her yıl orta şiddette bin depreme maruz kalıyor ama 7.3 şiddetindeki bir depremde bile can kaybı olmuyor. Çünkü depremden etkilenmeyecek şekilde bina yapıyorlar ve çok geniş kapsamlı önlemler alıyorlar. O yüzden Türkiye'de deprem olunca ahlakçılık yapmayın, belediye iktidardan değilse suçu direkt yönetimlere yıkmayın. Önce 20 yıldır iktidarda kim var ve bu konuda neler yapmış, nelere ve nerelere kaynak aktarmış ona bakın.
TANRI JAPONLARI BİZDEN DAHA MI ÇOK SEVİYOR ACABA?!!!
Japonya'da dört büyük din yoktur ve insanların % 60'ı dinsiz, kalan % 40'ı da Budist ve Şinto mezhebindendir. O kadar şiddetli depemlere rağmen burunları bile kanamıyorsa, Tanrı japonları daha çok seviyor ve kayırıyor olamaz değil mi? Her şey insanın kafasının içinde. Sen aklını fikrini doğru kullanabiliyorsan, olumsuzlukları yukarıya bağlamak yerine çözüm yolları bulabilirsin!
Herkes can derdinde, kimi geri zekalılar zinadan bahsediyor, bir çoğu da aynı kafadan zaten! Kime ne herkesin cinsel hayatından?
Bugün ne oldu..? Birisiyle tanıştım. 40 küsur yaşında... Hiç evlenmemiş. Bekar kalmasını annesine bağlıyor. Ne alakası var, istesen evlenirdin dedim. Neymiş, vakti zamanında çok iyi iş teklifleri almış ama annesi yalnız kalmamak için bırakmamış, dolayısıyla ekonomik imkansızlıktan evlenememiş. Ama gene de her insanın mutlaka evlenmesi gerektiğini söylüyor; çünkü evlenmemek günahmış, zina gibi toplumsal ahlaksızlıklara sebep oluyormuş, vesaire. Peki sen zina yapmıyor musun dedim; yaptım desem Allah'a asilik, yapmadım desem kendime saygısızlık dedi. Bu adam eşcinseldi. Çünkü konuyu zencilerin büyük penisine
YAŞLI BAHAİ ÇİFT İDAMA DOĞRU!
İdam edilmemek için İran'dan Türkiye'ye kaçan İranlı yaşlı karı koca çiftten bahsetmiştim(Erkek 80 küsur yaşında), Türkiye'de mülteci olma haklarını hukuksal yollardan savunmazlarsa 15 gün içinde ülkelerine geri gönderileceklerini, bunun da Bahai oldukları için idam olduğunu söylemiştim. Avukat tutacak paraları yok ve Baroya ücretsiz avukat talebinde bulunacaklardı. Bürokrasi sığınmacılara karşı işlemiyor, resmen bir eziyet. Burada kaldıkları kayıtlı bir yerleri olmasına rağmen muhtar Baro'ya verilecek formun ikamet bölümünü imzalamamış, üç kere Göç İdaresi'ne gidip gelmişler. Her kurum topu birbirine atıyormuş. Hatta muhtar, canımı sıkmayın, bak imzayı atmam diye tehdit etmiş. Onlara yardımcı olan Azeri kökenli İranlı arkadaş da, eğer bu işi halletmezlerse gerekirse en üst mercilere şikayet edeceğini falan söylemiş. Sonunda Avukat talep formundaki ikamet bölümü ancak sabahtan akşama kadar bir gün içersinde zorlukla da olsa imzalatılabilmiş. Perişan omuşlar tabi, o yaşlı kadını ağlatmışlar bu iş halloluncaya kadar. Baro da 15 gün içersinde ücretsiz avukat tahsis edip etmeyeceklerine dair kendilerine döneceklerini söylemiş. Oysa 15 güne kadar kendilerini hukuki olarak savunmazlarsa, sınır dışı edilecekler...
Bu yaştan sonra neden mülteci olmuşlar diyebilirsiniz. Bahai oldukları için İran hükümeti tarafından çok eziyet görmüşler, adam inancından dolayı doğru dürüst çalıştırılmamış bile. Çünkü İran'da Bahai olmak suç. Hayatlarının son yıllarını İran dışında bulunan iki çocuğunun yanında biraz huzur içinde geçirmek istiyorlar çünkü... Sınır dışı edilmemek için, Birleşmiş Mİlletler ile görüşecekler....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder