20 Ekim 2020 Salı

15 Ekim 2020 facebook notlarım

Loren Derengül bana göre, asla ve asla bir sanatçı değil, hatta insanlar bu kadar mı bilgisiz de bu kişiye şarkı söylettirip albüm çıkartmış, sahnelere assolist yapmışlar zamanında diyorum. Polemikler kişisi bu kişi sadece. Ona buna saldırarak varoluyor. Yıllardır Gülben Ergen benim sayemde şöhret oldu diye tutturmuş gidiyor. Niye sadece Gülben Ergen senin sayende şöhret olmuş; eğer marifet sendeyse, o zaman seninle irtibata geçen herkesin Gülben Ergen kadar şöhret olması gerekmez miydi? Gülben Ergen'in de üzerine o kadar gereksizce gidiliyor ki... Kime ne ya kadının yaptığından; hak var hukuk var, siz yargıç mısınız? ÇEKEMEMEZLİKTEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL! Dönelim tekrar Derengül'e... Şimdi de Tuğçe Tayfur'a saldırya geçmiş. Neymiş, evli bir erkekle aşk yaşıyormuş. SANA NE? Sonra da Necla Nazır ile Ferdi Tayfur'un evlilik dışı ilişkisine laf söylemiş. Bu ilişkiye kimse laf söyleyemez. 1. Necla Nazır hep evlenmek istedi, 2. Ferdi Tayfur ilk karısına saygısızlık etmek istemedi. Burada özellikle Ferdi Tayfur'a kimse laf söyleyemez. Çünkü adam o kadar vicdanlı ki. Lütfen geçin nikah veya tek kişilik ilişki hikayelerini. Bu konuda ahlakçılı yapanlar, önce kensdi seks hayatlarını irdelesinler... Aynı magazin programlarındaki kadın sunuculardan biri, evlilik dışı ilişkileri eleştirirken, arka planda kendisi evli bir erkekle ilişki yaşarken yakalanmadı mı? Ahlakçı kesilenler, kendi ahlaksızlıklarını örtbas etmek için yapıyorlar bunu. Bu ahlakçılar, sanatçılar üzerinden ahlakçılıkla prim yapacaklarına, gitsinler toplumdaki evlilik dışı ilişkileri yaklamaya çalışsınlar. Tabi onların anası babası Necla Nazır ve Ferdi Tayfur olmadığı için prim yapmaz değil mi?

Ahlakçılara ve evlendiği kişiye sıkı sıkıya sahip çıkan mülkiyetçilere diyeceğim o ki, aşk denilen heyecanın süresi kişisine göre değişir ve mutlaka biter. Niye benim sevdiğim başkasını seviyor, niye beni terkediyor diyerek bu ilişkiyi uzatmaya çalışıp onursuzlaşmayın. Aşksız, sevgisi aile hiçbir işe yaramaz, hatta cehenneme dönüşür. Gitmek isteyene yol verin! Hem kendiniz kurtulursunuz aşksız ve sevgisizlikten, çünkü zorla aşk sevgi olmaz, hem de sevdiğiniz kişi yeni aşklarla mutlu olur. Tabi insanlarda şöyle bir kafa var; ben aşksız kalıyorsam, başkaları da aşksız kalmalı, mutsuz olmalı. Öyle yaparsanız, nah size saygı kalır, nah size sevgi ve aşk kalır!

Çin'de bir haftada AltıYüzBin kişi evlenmiş. Gerçekten insan türünün üreme hızına dair eylemleri beni ürkütüyor; dünyayı insan türünden ancak eşcinsel ilişkinin özgürlüğü kurtarabilir.

Yemin ediyorum yarın kıyamet kopacak deseler, zerre panik yaparsam! Kıyamet zaten insan türüne kopmayacak mı?

ERKEK BEDENİNDE DOĞAN, HANGİ POZİSYON VE KİMLİKLE OLURSA OLSUN BİRBİRİYLE BERABER OLAN ERKEKLER EŞCİNSELDİR! NOKTA! GERİSİ CİNSİYETÇİLİKTİR! NOKTA!

İnsanlar zannediyor ki, eşcinsellerin hiç seçme hakkı yoktur, hiç hayır deme hakkı yoktur. Onlar kullanılmak için yaratılmış birer seks nesnesidir. N....li bir kamyoncuymuş da, D......'den geçerken vurup geçecekmiş. Facebook adresini istiyorum kendisini tanımak için, kimseye güvenmiyormuş. Tabi biz eşcinseller herkese güvenmeliyiz ve tanımadığımız insanlarla birlikte olarak nefret cinayetine gitmemiz çok normaldir değil mi? Bana, kimseye güvenmiyorum beyefendi diyince, beyefendi demeyi pot kırdım olarak düşünüp ne diyeceğimi bilemedim diyor. Eşcinselliği travestilik olarak zannediyor. Yani eşcinsellik ona göre de erkek bedeninde bir kadınlık ve onlar bir kadındır aslında. Oysa senin aktif olmak istediğin o kişiden bir farkın yok ki. Sen de bir eşcinselsin ve hemcinsine olan cinsel arzularını aktif pozisyonla gidereceksin işte. Sen erkeksin, o kadın-sı diye bir şey yok.; Hepimiz eşcinseliz işte. Kendimizi gerçekleştirmek için ikili cinsiyet kimliği kalıbını dönemin toplumsal cinsiyet anlayışına uygun gerçekleştirmek doğaldır diye bir şey yok, heteroseksistel bir şey bu. O kadar. Her zaman diyorum, homofobinin asıl sebebi, eşcinselliği asıl eşcinsellerin kendilerinin bilmemesidir ve EŞCİNSELLİKLERİYLE BARIŞAMAMALARIDIR. Aktifse erkek, pasifse trans kadın İMİŞ!... Offf, sıktınız artık bu cahilliğinizle...

Eskiden eşcinsellikle ilgili veri toplamak için sokağa çıkmak zorunda kalırdım. Şimdi sosyal medya sayesinde oturduğum yerden veri topluyorum. Aslında her eşcinselin hayatı sosyal bir veri ama onların sosyolojik bir hedefleri olmadığı için yaşadıklarını kaydetmek yerine unutmak taraftarılar. Çünkü onlar da eşcinselliğin doğallığına inanmadıkları için, eşcinselliğin gizli yaşanması gerektiğine inanıyorlar. Eşcinseller ne zaman görünür olmayı tercih ediyorlar biliyor musunuz; toplumsal cinsiyet rollerinden biriyle kendilerini ifade ettikleri zaman. Mesela birisi ben trans kadınım diyor, diğeri de ben erkeğim diyor, sonra düğün bile yapıyorlar. Siz eşcinsel olmasanız birbirinizle ne işiniz olabilir ki? Hiçbir HETERO-DÜZ erkek veya kadın, eğer eşcinsel değilse, doğuştan erkek veya kadın olmayan biriyle beraber olmaz, OLAMAZ! Kimse kendini kandırmasın bu konuda! Gerçekler acıtırmış, transfobi değil bunun adı!

Hiçbir eşcinsel olmayan uzman bir kişi, eşcinselliği yaşamış ve araştırmış bir eşcinsel olarak benden daha iyi bilemez. Özellikle eşcinsel olmayıp eşcinsellik aleyhinde konuşan uzman kişileri falan boğasım geliyor. Üniversite okumuş da, eşcinsellik çevreselmiş de... GERİZEKALILAR..! Bunlar ellerine verilen metni okuyorlar sadece. Bunlara bir tane YERLEŞTİRECEKSİN, o zaman eşcinselliğin ne olduğunu anlarlar ve düzgün konuşmaya başlarlar!

Hiç düşündünüz mü bir kadının cilvesi veya bir ekeğin muhteşemliği,bir eşcinselin,mesela Zeki Müren'in sahnesi kadar ilgi.

Günümüzde sırasıyla Kerimcan Durmaz, Selin Ciğerci ve Murat Övüç'ün bu kadar popüler olmasının arkasında da eşcinsel aura yatıyor. Bana hiç kimse bu kişilerin ne çok güzel olduklarını söyleyebilir, ne de dişe dokunur bir iş yaptıklarını. Kakara, kikiri yapıyorlar ama ilgi çekiyorlar işte...

Bence bunlar cinsel kimlikleri üzerinden varoluyorlar. Sanat adına geleceğe bir vızıltı bırakmışlar mı, bırakabilecekler mi? Hepsi de popolarını oynatarak iş yapıyorlar, hepsi de cinsellik fışkırtıyorlar; eğer kayda değer bir özelliklerini görebilen varsa, tebrik ederim ederim görebilenleri.

TRANSMASKÜLEN-LİK!

Ben "transmaskülen" kelimesini ilk defa duyuyorum. Yani eşcinsellerin kendilerini tanımladıkları 801. tanım oluyor!!! Transmaskülenlik, mesela trans bir kadının kendini zaman zaman öyle hissedip erkeksi olarak da ifde etmesiymiş. Çünkü bu kimliğin ruh hali sürekli değişiyormuş. Yani akışkanmış.

CİNSEL KİMLİK ÇEŞİTLİLİĞİ!

Biseksüellik ile Panseksüellik arasındaki farkı biliyor muydunuz? Biseksüeller her iki cinsiyete de ilgi duyuyor, pansesküeller ise transseksüeller de dahil her cinsel kimliğe ilgi duyuyor. Bu kadar cinsel çeşitlilik karşısında bir eşcinsel olarak kendimi heteroseksüeller kadar dar kalıplar içersinde hissediyorum. Çünkü kendi yaşıtım hemcinslerimden hoşlanan bir erkeğim; Cinsel kimlik tanımım bu kadar net! 

Yani dün heteroseksüeldim bugün eşcinselim yarın ne olacağını bilmiyorum, 

bazen erkeklere bazen kadınlara ilgi duyuyorum, 

benim için cinsiyet veya cinsel yönelim farketmiyor her yol mübah,

bazen kadın bazen erkeğim GİBİ 

kafa karıştırıcı değil...

Toplumda bunların hepsine ib*e, t*p diyorlar biliyorsunuz değil mi?

Artıl LGBTİ de yetmiyor bunları kapsamaya!

Bence BUKELEMUN desinler kendilerine daha iyi.

Yaaa, birisi trans kadınım diyor, sonra ben erkeğin diyen bir erkekle evlilik gerçekleştiriyorlar; sonra ben kadınım diyen transseksüel, ben erkeğim diyene aktif oluyor. Yani cinsel ilişkide roller değişip görünenin aksi oluyor. 

Anlayacağınız bu işler işte böyle karışık. Aslında karışık değil de, karıştırıyorlar işte.

Bana göre bir erkeklik bir kadınlık, bir de heteroseksüellik ve eşcinsellik vardır. Yani biyolojik cinsiyet ve cinsel yönelim dışında hiçbir şey yok aslında. Tabi bu tanım kafası karışık olmayanlar için geçerli.

Cinsel kimlik tanımlamalarını birisine anlattığım zaman, resmen abandone oluyor, beyni yanıyor ve sonra cinsel kimliğine şükrediyor.

Günümüzde insanlar cinsel kimlik olarak kendilerini o kadar çok çeşitli ifade ediyorlar ki, inandırıcılığı kalmıyor. Bir insan ya erkek ya kadındır, ya eşcinsel ya da düzcinseldir. Gerisi kafası karışık insanların kendisiyle barışamaması ve tanımlayamamasıdır.

BİRAZ KAFANIZI KARIŞTIRABİLİR MİYİM? ÇÖZMEK BİRAZ ZOR YALNIZ!

Size transmaskülenliği tekrar açayım. Şimdi bir erkek ben yanlış bedende doğmuş kadınım diyor. Artık kendini kadın gibi hissediyor, kadın gibi yaşıyor. Sonra birden erkeklik duyguları kabarıyormuş ve kendini erkek gibi ifade etmeye başlıyormuş. Transeşcinselliğin bir versiyonu gibi. Yani önce bir erkek gidip ameliyatla penisini kestirip kadın oluyor. Sonra da pardon yanlışlık olmuş der gibi penissiz haliyle kadınlarla beraber olmaya başlıyor, adına da lezbiyenlik diyor. Yani oldu mu size transeşcinsel. 

Sen aklıma mukayyet ol gocaman ırabbim! Eğer bunları anlamaz veya anlamazlıktan gelirseniz de trans düşmanı oluyorsunuz!

Queer nedir biliyor musunuz? Sistemin karşı olduğu her şeyin yanında olmak. Sistem kendini uçurumdan atamazsın derse, gidip kendini uçurumdan atıyorsun!

Tarih açısından dünyada yaşadığım süreçten aslında çok memnunum. Son 40-50 yıl, 1969 yılından itibaren ışık hızı gibi evrimsel bir süreçti ve ben bunlara aya gitmek dışında hepsine şahit oldum. Ankesörlü telefon-telgraf ve mektuptan, radyo, TV, plak, kaset, CD, internet, e-mail, cep telefonu, yapay zekaya-robotlara... daha ne olsun. Bir zamanda yolculuk ve de ışınlanma kaldı görmediğim!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder