20 Ekim 2020 Salı

13 Ekim 2020 facebook notlarım

Şaka gibi ama gerçek. Herkes faturaları parasızlıktan nasıl ödeyeceğini sorarken, Enerji Bakanı faturaların ödeme yönteminden bahsediyor. İnternetten ödeme bugün çıkan bir şey değil ki zaten, tavsiye edilsin... İnternetten de öder, şubeden de. Sorun olan ödeme şekli değil, parasızlık! Ama bu müstehak!

İnsan üzülüyor elbette ülkenin gidişatına. Virüs sebebiyle bütün ülkelerin kötü durumda olduğunu bir kenara bırakın, o ayrı bir mesele. Virüsten önce de çok kötü durumdaydık. Ekonominin bu kadar kötü olmasının sebebinin, ülke yönetiminin kötü olmasından başka bir açıklaması olabilir mi? Ama bazıları, hatta büyük çoğunluk ekonomimizden çok memnun. Türk parası ilk defa bu kadar çok değerli falan olmuş ya..! Acaba 1 dolar mı 8 lira, yoksa 1 lira mı 8 dolar? Bu gidişattan memnun olanlar, körü körüne yandaşlık yapanlardır. Olanlar ne kadar bana da dokunsa da, artık 51 yaşındayım ve bundan sonra ülkeyi kurtaramam herhalde. Bir başınayım ve kendimi iyi kötü idare edebilirim. BUNDAN SONRASINI ÜLKEYİ KÖTÜ YÖNETENLERİ DESTEKLEYENLER DÜŞÜNSÜN!

Ülkenin kötü yönetildiğinin farkında olamayacak kadar cahil olmak..!

Kendini ezen sisteme korktuğu veya çıkarı için susanların başlarına gelenler müstehaktır! Beter olsunlar!

Süt daha bir-iki yıl önce 80-90 kuruştu. Markette 6 lira rakamını görünce artık yeter dedim; Memelerimi sıkıp süt çıkartacağım!

Keşke kendi vücut ifrazatlarımızla beslenebilseydik; kapitalist sistemin kölesi olmazdık bylece!

Çocukluğumdan beri en büyük hayalim, aynı bilim-kurgu filmlerindeki gibi tabletle beslenme sistemine geçilmesidir.

Evrenim bizi bir an önce yapay zeka dönemine geçir, robotlaşalım ve vicdansız insan türünün esaretinden kurtulalım!

Evrenim bir an önce yapay zeka dönemine geçelim, robotlaşalım ve cahil ve hurafik insanlardan da kurtulalım!

Ölümlü dünyada paraya tapmayın ve de müsrif olmayın; paylaşımcı olun ve insancıl olun; cennet bu oluyor işte!

Kimse yanlış anlamasın ama her gün 30 civarında kediye bakmakla, manevi ritüelleri yerine getirmekten daha huzurluyum!

Dün kedicik Ceylan ile ilgili bir sohbet programı izledim. Bu kadar bilimsel ve zeki bir kızın nasıl dogmatizme bu kadar taptığına, nasıl 11 yılını böyle insanlara feda ettiğine ve de şimdi de gene aynı tarikattan birisiyle evlenmesine çok şaşırıyorum. Demek ki zeki olmak, akıllı olmak demek değilmiş!

Katarsiz programını izlemeyi seviyorum. Bir mizacın psiko terapiye yatırılmasından dolayı. Fatma Turgut da ne takmış bir çocuğa ve gruba; resmen bu yüzden ömrünü tüketmiş!

Zeki insanı değil, akıllı insanı severim ve tasvip ederim; çünkü akıl her şeyden üstündür. Akıllı bir şekilde kullanamayacağın zeka, hiçbir işe yaramaz çünkü!

Fenerbahçe kadın voleybol takımının bugünkü oyununu güçlü THY'ye karşı, kontrolü hiç elden bırakmadan sonuca gitmelerinden dolayı çok sevdim. Vargas bugün kendisi gibi smaç yaptı, keza Mihajlovic de. Eda'yı anlatmaya zaten kelimeler yetmez. Bir orta oyuncu olmasına rağmen o kadar güzel defanslar yapıp paslar attı ki... Zaten smaç, servis ve blok asıl işi; o konularda dünyanın en iyisi bile diyebiliriz. Aylin'i de çok beğendim bugün. Dicle'nin inatçı blokları da çok caydırıcıydı. Terzic bu takımı Avrupa şampiyonu yaparsa, o zaman onu ancak o zaman affedebilirim!

TÜRK VOLEYBOL TARİHİNE DAMGA VURAN MUCİZE FB GALİBİYETİ!

2016-2017 sezonu Türkiye Şampiyonası 2. yarı finali, sanırım Türk voleybol tarihinin en unutulmaz maçıymıştır. Zaman zaman izlerim ve bugün de izledim. FB deplasmanda 3-0 kaybettiği maçın kendi evindeki rövanşında da ilk seti de ezilerek veriyor. Eczacı 1 set daha alsa finale çıkacak. Ama FB ne yapıyor; ikinci maçı 3-1 kazanıp, tie-break setine götürüyor. Her şey sanki tie-break setine kadarmış görüntüsü veriyor. FB önce 9-5'den 9-7'ye getiriyor maçı. Sonra Eczacı 13-7 yapıyor durumu. Artık buraya kadarmış diyorsun. Sonra Eda'nın blokları ve sayılarıyla durum önce 13-10, sonra da 14-10 oluyor ve Eczacı 4 kez final vizesi için maç sayısını ATAMIYOR. Evet atamıyor. Çünkü Eda sürekli bloklardaydı. Ya blokluyordu, ya da Eczacı'nın topu outa atmasına sebep oluyordu. Ve durum 14-14 olduktan sonra kontrolü eline geçiren Fenerbahçe gene Eda'nın bloklarıyla Eczacı'nın hücumlarını engelledi ve Kim'in smaçlarıya da işi bitirdi. Eczacı da kimler mi vardı; Boskovic, Larson, Neslihan, vesaire desem; Eczacı 50. yılında dünyanın en güçlü kadrosunu oluşturmuştu çünkü. Evet Fener'de de Kim ve Natalie vardı ama maçı 13-7'den beraberliğe getiren ve sonuca gidilmesini sağlayan Eda idi. Bir oyuncunun ne, kim ve nasıl olması gerektiğinin dünyadaki belki de tek örneğiydi Eda... Bu galibiyet mucize gibi bir şeydi ama Eda mucizesiydi. O yıl FB Şampiyonlar Ligi'nde değil, CEV CUP'daydı. Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde Final Four'daki iki Türk takımı Vakıf ve Eczacı Türkiye Şampiyonası'nda yarı finalde elenmişti. Fenerbahçe'nin Galatasaray'ı 5 maç üzerinden 3 maç yenerek 3-0 ile unutulmaz bir şampiyonluk yaşamıştı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder