Çok kötü bir şey olmuş. Evde 30 yakın veya fazla diyelim, kedi olunca, haliyle aynı ailenin bireyleri olmalarına rağmen birbirleriyle kavga edebiliyorlar ver bazıları da eve mama yemek dışında gelmeyebiliyor. Kerıl kızım ikinci doğumunu dışarıya yapmış. Şu anda çok pişmanım, doğurduğunu anladığım ilk anda takip edip yavruları bulmadığım için. Sanırım bugün üçüncü gün doğurduğunun. Buldum yavruları, eve getirdim. Aaa, bir de ne göreyim; 4 yavrunun göbek kordonları, birinin ayağı olmak üzere birbirine bağlı. Sakızımzı siyah bir parçayla. Yavurları zaten toprak üzerine yapmış. Sanırım göbek kordonlarını dişleriyle dibine kadar temizleyemedi ve uzantılar birinin ayağıyla birlikte, bir arada yattıkları için o maddeyle birikte yapıştı. Göbek kordonlarını kesmek kolaydı da, yavrumun bir tanesinin ayağı o siyah madde içinde kangren olmuş. O siyah sakız gibi madde, plasentalardan bir artık parça olabilir. Sanırım yer toprak olunca, bir parçasını yememiş anne. Şimdi 4'ü de emiyor annelerini. Bebeklerden sarışın olan, eğer yaşarsa, bir ayağı engelli olacak artık.
Not: Ben sağlık sektöründe, laboratuvarda çalıştığım için, tıbbi müdahalelerde çok soğuk kanlıyım. Eğer kendim halletmeseydim, veteriner kimbilir kaç para alacaktı, bir de ayağı siyah sakız gibi madde içinde olan yavrunun ayağını da kesecekti belki de. Ben ne yaptım; suyun içine ısladım o maddeli ayağı, o maddeyi çözerek kurtarmaya çalıştım ayağı...
Eğer doktor olsaydım, hangi branşta olursa olsun, kendimi asgari düzeyde idare etmek dışında hiç ücret almadan görev yapardım!
Ben burada doktorluk mesleğinin önemine vurgu yapmak istedim ve tıbbın, insanlara faydalı olmaktan çok ticari amaçlı kullanılmasına karşıtlığımı ifade etmek istedim. Elbette insanlar hak ettiği ücreti almalı ve bunun da mücadelesini vermeli; bunun aksi bir zihniyette değilim zaten. İnsanlar çalışsın, iktidardakiler yesin demek istemedim. Ayrıca benim ki maddiyatçı olmayan kişisel bir bakış açısı; herkes mesleğini yüksek rantlara dönüştürebilir, buna da bir şey diyemem. Ama ben eşitlikçi bir yapıya sahibim. İnsanları israfçılığa sevk eden de bu eşitsizlik zihniyeti zaten.
Eğer doktor olsaydım, mesleğimi zanaat gibi değil, sanat aşkıyla yapardım; Bir tablo, bir beste, bir tasarım gibi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder