50 yaşından sonra, hayat sana yeni bir dönemece girdiğini hissettiriyor. Tabiki de bunu fiziksel anlamda. Şoka giriyorsunuz; daha dün bir şey yoktu, bugün n'oldu da kolum ağrıyor, eklemlerim zorlanıyor diyebilirsiniz. Oysa beyniniz eskisi gibi yaşamak istese de, artık bedeniniz buna izin vermiyor. Çünkü kas ve kemik yapınız eskisi gibi güçlü değil artık. Biraz zorlarsanız, onulmayacak şekilde hasar görebilir-siniz. O yüzden yaşınıza uygun davranmakta fayda var. Gençken sakatlanınca, gençliğinizin hatırına ilgilenirler ama yaşlanınca sakatlandığınız zaman, bir yük gibi gelebileceğinizi unutmayın. O yüzden sağlığınıza dikkat edin, yaşınızın sınırlarını asla unutmadan davranın.
Artık eskisi gibi rağbet görmeyebilirsiniz. O yüzden kendi kendinizi idare edebileceğiniz, oyalayabileceğiniz bir yaşam tarzı seçin ve hobiler edinin.
Bu yaştan sonra kimseye muhtaç olmamak için, ekonomik geleceğinizi garanti altına alacak şekilde bir harcama politikası belirleyin.
Şartelleriniz daha çabuk atacağı için, hayatıınızdan, sizi üzen, sizi sinirlendiren, yıldızınızın almadığı herkesi çıkartın. Çünkü onlardan size fayda gelmez.
Günlerinizin sayılı kaldığını da unutmayarak, hiçbir şeyi ertelemeyin ve sadece keyif alabileceğiniz şeyleri yapın. Vakit yok artık, vakti siz yaratacaksınız. Dünyayı bu saate kadar kurtaramadıysanız, bu saatten sonra zaten kurtaramazsınız. Birazcık boşverin artık dertleri...
Lüzumsuz sorumluluklar almayın-mesela çocuk sahibi olmayın; 50 yaşından sonra herkesin enayisi olmayın!
Artık bu yaştan sonra hiçbir anlamda daha iyisi olmayacak sizin için; daha iyisini başaramayacaksınız, daha mükemmeline ulaşamayacaksınız; o yüzden hayallerinizi makul tutun!
Biliyorum, eğer çocuk tarafınız ağır basan bir kişiliğe sahipseniz, o çocuk her zaman fırlamalık yapmak isteyecektir ama içinizdeki çocuğa da sahip çıkmakta fayda var. Bazen bir serseriyle karşılaşıp, yaşlı maşlı demeden zarar verebilir size.
Artık dozunda yaşayın hayatınızı; bu hem fiziksel olarak, hem de ruhsal olarak faydalı olacaktır size.
Ama daha gerçekleştiremediğiniz arzularınız varsa, onları da olabilirlik çerçevesinde fazla uçmadan gerçekleştirmeye çalışın.
Hafızalarımız da eskisi kadar güçlü olmayacağı için, yanlış yapmamak adına, yakınlarınızın tavsiyelerine, fikirlerine başvurmaktan çekinmeyin. Bu arada aileniz varsa, onların kıymetini bilin; çünkü elin en iyisinden, ailenizin en kötüsü sizi daha çok düşünecektir. İstisnalar olabilir elbet.
Belli bir yaştan sonra saygı bekleyebiliriz ama yaşa saygı beklemektense, karşılıklı saygı içersinde olmak adına, saygılı bir insan olmayı unutmayın. Belli bir yaştan sonra rencide edilmemek ve üzülmemek adına saygın bir kişilik olmaya çalışın.
Sevdiklerinizi ihmal etmeyin. Belki bir daha görüşemeyebilirsiniz.
Evet hiçbir şeye katlanmak zorunda değiliz ama belli bir yaştan sonra bize de birileri katlanmak zorun olacağı için, biz de katlanmayı, sabırlı olmayı, alttan almayı öğrenmeliyiz.
Yaşlandık diye de elimiiz ayağımızı elbette hayattan çekecek değiliz. Hayata küçük dokunuşlarla katkı sağlamaya devam edebiliriz. Risk grubunda yer alan ötekileştirilmiş kesimler için, mesela yabancılar, bizden daha yaşlılar, eşcinseller veya hayvanlar için bir şeyler yapabiliriz.
Tabi birikmiş kitaplarımızı, filmlerimizi, müziklerimizi ihmal etmemeliyiz; bunlarla hem keyifli vakit geçirip, hem de zihnimizi diri tutabiliriz.
Bunlar bir anda aklıma gelenler. Tabi herkesin yapısı farklı olacağı için, herkesin planı kişisel olabilir. Ben, bana uygun şekilde bir plan çizdim.
Evet, bir sevgili olmayacak hayatımda; yalnız doğdum, yalnız öleceğim! Bu saate kadar aşk olmadıysa, bu saatten sonra hiç olmaz; ancak beni kullanmaya çalışanlar olabilir.
Aaa, sporu unutmuşum. Spor yapmalıyız ama yaşımıza uygun. Diz eklemlerimdeki ağrılar, zaten 20 yaşındaki bir insan gibi tenis ve badminton oynamaya çalıştığım için oldu.
Yeri geldiğinde "hayır"i demesini de artık bilmeliyiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder