Lafı uzatmadan çok net ve kısa anlatmaya çalışacağım.
Antalya'da sokakta bira içen gençlerden 22 yaşında eşcinsel olana bekçiler karakolda 1 saat işkence yapıp parmağını kırmışlar. Sözlü taciz cabası. Sebep, olay öncesinde bekçiler gençlerden içtikleri biraları çöpe atmalarını istemişler, gençler de böyle bir kanun mu var demişler? İşkence sonrasında da şikayetçi olursan ömür boyu hapisten çıkmazsın tehdidi almış dayak yediği bekçilerden. Mahkemenin kararı ise şiddet uygulayanlara hiçbir şey, dayak yiyen eşcinsele sanki suçluymuş gibi yurt dışı yasağı ve adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanma kararı...
Şimdi... Eşcinselliğe toplumsal bakış açısının bekçilerin kafasında oluşuncayaki sürece bir bakarsak çok kısaca... Erkek egemen cinsiyetçi bir toplumda erkek biyolojisine yüklenen toplumsal cinsiyet rolleri vardır yetiştiği süre boyunca öğrenmesi gereken, öğretilen, dayatılan... Bunların içinde kız gibi olmamak da vardır, çünkü bu eşcinselliktir. Yani erkekliğe ters bir şeydir bu, hatta ihanet. Kısaca homofobik yetişir insanlar bu ülkede. Ötekidir eşcinsel; sapıktır, ahlaksızdır, aşağılıktır, günahkardır... Devletin diyaneti ahlaksızlık olduğuna dair fetva verir, devletin en üst mercisi de onaylar hatta bunu. Özellikle bu yıl homofobi diz boyuydu bu yüzden. Çok konuşuldu eşcinsellik aleyhte olarak. Hatta kadını şiddete karşı koruyan İstanbul Sözleşmesi'ne bile eşcinselleri koruyor diye topyekün karşıt bir hareket başlatıldı muhafazakarlar tarafından. Bekçilik zaten tekrar çıkmıştı bir süre önce kanunla. Ve geldiğimiz nokta ahlakçılık! Bunun başka bir açıklaması yok. Ben sokakta biranın içilip içilmeyeceği gibi yasakları tartışmıyorum bile, cezası ne ise kesilir ama devletin güvenliğinin görevinin asayişi sağlamakken, nasıl vatandaşa şiddet uyguladığı çok önemli ve düşünülmesi gereken bir konudur. BÖYLE BİR HAK VAR MI; BÖYLE BİR HAK OLAMAZ, OLMAMALIDIR!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder