29 Ağustos 2020 Cumartesi

29 Ağustos 2020 facebook notlarım

Bilimsel gerçekliği olmayan hurafelere inanmak ve onları savunmak akıl ve mantık dışıdır. Aklını ve mantığını kullanamamak ise aptallıktan başka bir şey olamaz.

Madonna, bir yaşam felsefesidir!

Modernleşme, geleneksel toplumların modern toplumlara dönüştükleri,
toplumsal, politik ve ekonomik aşamaları içeren süreç.

Amerika'yı eleştirenler; eğer Amerika olmasaydı, dünya nasıl olurdu hiç düşündünüz mü?

Amerika ve Avrupa kültürü insanlığı medeniyete dönüştüren olmazsa olmaz etmenlerdir!

Amerika ve Avrupa kültürünü sevmemek cahilliktir!

Atatürk'ü sevmek, salt bir bireyi sevmek olmadığını bilmiyor musunuz? Atatürk demek; laik, modern, eşitlikçi-özgürlükçü bir yaşam.

Atatürk'ü sevmeyenlerinki aslında sadece Atatürk'ü sevmemek değil; onun getirdiği özgürlüğü sevmemektir. Çünkü Atatürk sayesinde bu ülkeye demokratik bir yaşam hasıl olmaya başladı. Gericilerin rahatsız olduğu bu; istedikleri şekilde bir cahil toplum yaratamamak ve onları çıkarları doğrultusunda güdümlerine alamamak. Gericiler istiyor ki, toplum eğitimli olmasın, biz de bilimsel hiçbir gerçekliği olmayan hurafeler üzerinden onları kukla gibi yönetelim. Ben mesela antropoloji diyorum, onlar beni öte dünyadan arsa falan vaat ederek kandırmaya çalışıyorlar. Yani o kadar saçma-lar ki, insanın gülesi bile gelmiyor! Sonra kalkıp benim genetiğim üzerinden kuş kadar olmayan beyinleriyle ahlakçılık yapıyorlar.

ÇOK ÇOK ÖZÜR DİLİYORUM AMA DİNDARLIK İLE ZEKA TERS ORANTILIYMIŞ!
Araştırmacılar, dindarlık ile zekanın ters orantı içinde olduğunu öne sürdüler. Bilim insanlarının yaptığı araştırma sonucunda, insanların yaşı, eğitimi ve ülkesi ne olursa olsun, dindarların ateistlere göre daha az zeki olduğu ortaya kondu. Araştırma sonucuna göre agnostikler-Tanrının varlığının olup olmadığının bilinmediğine inananlar dindarlardan daha zeki, fakat ateistlerden daha az zeki olduğunu belirttiler.
Yanlış anlaşılmasın ama dindarların daha düşük IQ'su varmış!

Yanlış anlaşılmasın ama, bizimkiler vakt-i zamanında karınlarını doyurmak için Avrupa'ya, Amerika'ya gitmişler, sonra ülkelerine her geldiklerinde Amerika ve Avrupa'yı kötülüyorlar, onlara düşmanlık yapıyorlar. Niye gidiyorsunuz peki oralara? Bazen de işlerine gelmedi mi, kendi doğdukları ülkeyi ve ülkedekileri küçümsemek için Avrupalı kesilirler, Avrupa'daki medeniyeti överler. Bu resmen cahilliktir! Benzer davranışları ülkemizdeki İranlılarda görüyorum. Her seferinde İran'ın Türkiye'den iyi olduğunu söylüyorlar ve de Türkiye'yi kötülüyorlar. Niye İran'da kalmadınız o zaman; İran iyi ise, orada çarşafın içnde kalsaydınız; niye kadınlarınız -5 derece de bile çok açık giyinip, sokağa makyajsız çıkmıyor, erkekleriniz niye Amerika özentililiği içinde? İnsan işte böyledir; buldu mu burumsar!

Biliyorsunuz ben açıktan da olsa Sosyoloji ve Felsefe okudum. Sosyolog ve filozofların söyledikleri sözler büyük ihtimal bir çoğuna göre vakt-i zamanında saçma gelmiş olabilir ama geleceği öngören sözleri şu anda içinde yaşadığımız süreçle o kadar birebir örtüşüyor ki, onlara yeryüzünün tanrıları diyesim geliyor!

Felsefe ders kitaplarından birinde diyor ki, "Kadınların güçlenmesine yönelik uzun dönem stratejileri olarak, toplumsal cinsiyete dayalı sınıfsal ve ulusal eşitsizliğin ortadan kalkması şart."

Şimdi bu toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı çıkanlar, özellikle karşı çıkan kadınların amacı ne; heteroseksizmin kölesi olmak mı? Gerçekten iktidar tarafının, İstanbul Sözleşmesi'ne falan karşı çıkarak ne yapmak istediğini anlayamıyor musunuz? Neymiş, İstanbul Sözleşmesi, bireyleri eşcinselliğe özendirecekmiş. Ne saçmalıyorsunuz siz yaa; böyle bir madde yok ki sözleşmede. Orada diyor ki, eşcinseller de dahil olmak üzere, devlet, herkesi şiddete karşı korumakla yükümlüdür. Olayı dötünden anlamayı çok seviyosunuz değil mi?

Erkeklerin düşüncesine göre, kadınların görevi çocuk doğurmak ve onlara bakmak; ne münasebet; sıkıysa sen doğur!

Bir şeye o kadar çok sinir oluyorum ki... Mesela bizim Türkler, eski ebatlarda çekilen videoları, yeni ekran ebatlarına uydurmaya çalışıp, öznelerin enlileşmesine sebep oluyorlar ya veya görüntüleri alttan ve üstten eksiltiyorlar. Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz allah aşkın? Sizde daha arşivcilik zihniyeti olmadığı için, elinizde görüntüeirn orjinali bile olmadığı halde, vakti zamanında bazılarının videoya kaydettiği görüntüleri olduğu gibi yayınlamak yerine neye dayanarak ebatsal bir oynamaya gidiyorsunuz ki? Bakınız Batı videolarına, hangi ebatta çekilmişse, o ebatta yayınlıyorlar. Geri zekalısınız işte!

***

Atatürk Türkiye'sinde Atatürk'e ihanet etme hakkınız olamaz. Şeriat istiyorsanız, yallah Arabistan'a!

Eğer bir Atatürk çocuğu ve Atatürk Türkiye'sinde olmasaydım, şu anda yobazlara karşı bu kadar özgüvenli konuşamazdım! O'nun ismi bile beni korumaya yeter!

Zaten sevmiyordum da, bu saatten sonra Mazhar Fuat Özkan da neymiş ayol! Yallah Arabistan'a! Atatürk'e sözlerinden dolayı, son konserleri sıfır bilet satmış da!

Bugün bir degi alacaktım; Bilim Teknik; vazgeçtim. Ayşegül Aldinç'in ilk albümü yeniden basılmış, 24 lira. Dergiden vazgeçip, albümü ucuza getirmiş oldum. Bugün bir kitap alacaktım, vazgeçtim; çünkü kampanya klavye ve fare vardı, onu aldım; çünkü kedilerim fare ve klavyeyi sürekli düşürüp kırıyorlar.

Hayatta yaptığım en iyi şey, yaşadığım yeri kedi barınağına dönüştürmek oldu! Herkes böyle yapabilir mi? YAPAMAZ TABİKİ DE! DÖT İSTER ÇÜNKÜ! YÜREK İSTER, VİCDAN İSTER, EŞİTLİKÇİ OLMAK İSTER!

Doğadaki hayvanları niye öldürüyorsunuz? Ete mi ihtiyacınız var? Gelin vereyim size!!!

İnsanlara bakıyorum da yaşadıkları yeri lükse dönüştürmeye falan çalışıyor. Oysa ben kedilerimin istediği hayatı veremediğim için üzülüyorum! Lilly her gün iyi yiyecekler istiyor benden; geliyor eliyle suratıma dokunuyor, miyav diyerek hadi diyor. Oysa her gün ona istediğini veremeyeceğimi anlatamıyorum. Kasım'ın 15'ine kadar sabredeceğiz!

Bu yıl yaz okulunda kalan 4 dersimi versem ve Felsefe bölümünü bitirsem, 1 Ekim'de emeklilik dilekçemi verdikten sonra yağmurlar yağsa hiç durmadan, sobaları kursak ve üzerinde kestane pişirsek, sonra elektirkler kesilse ve internete falan giremesek bir süre kafamızı dinlemek için, kitaplar okuyup hayaller kursak mum ışığında, sonra bahar gelse, hayata sıfırdan başlasak daha sade, falan filan işte...

Geçen yıl bugünden... Yıllar geçiyor... Hep daha iyisini bekliyorsun ama hep daha iyisini yakalamanın da zamanı geçiyor yaş itibariyle ve bugünün dünden değil, yarından daha iyi oluyor! Geçmiş olsun Halil!

Bir toplumsal sistemde parçalar bütüne yararlı olduğu ölçüde var olurlar.
Gideceksiniz, hahahahaha!

Ben diğer kedilerimden birine, hadi gel kızım kucağıma diyorum; Kıskanç Çitoşki uykuda sesimi duyup, mırıl mırıl kucağıma koşuyor!

TÜRKİYE VE PATRİMONYALİZM!
Max Weber'in, Doğu toplumlarındaki değişimin yavaşlığının ve Batı’daki gibi bir modern kapitalizmin gelişemeyişinin temel sebebi olarak gösterdiği unsur; Patrimonyalizm.
Patrimonyalizm NEDİR?
max weber’in egemenlik biçimi olarak ele aldığı bir kavramdır. iktidarın geleneklere uygun biçimde kullanıldığı, mutlak olarak hükümdarın elinde toplandığı ve mülkiyet ilişkileri açısından devletin toplumsal, siyasal, ekonomik ilişkilerin belirleyicisi olması anlamına gelir. türk siyasal hayatını ve osmanlı devlet geleneğini anlamak için önemli bir kavramdır. iktidarın geleneksel sınırlarının aşılması, tek adam yönetimine kadar gidebilir: osmanlı devlet sisteminde bürokratik merkezi idare tek bir kişi temelinde teşekkül eder ve de padişah ülke üzerindeki her şeyin ve herkesin sahibidir.
Kaynak: Felsefe ders kitabı Toplumsal Değişim Kuramları ve ve ekşi sözlük...

İngilizce rap dinliyorum; İngilizcem çok kötü olduğu için anlayamadığım gibi, zaten müzikte söze önem veren biri olmadığım için, melodi yoksa bir anlam taşımıyor ve rap, adamların sürekli vıdı vıdı başka bir şey değil, olamaz da. Türkçe rap dinliyorum; sözlerini anlasam bile, birbirinin aynı sözler ve hep küfür. Yani bunlar sisteme küfür ederek psikolojik orgazm oluyorlar resmen; isyan hiç sayılmaz! E yani eğer biraz aklın varsa, mantıklı biriysen; bir noktaya kadar tahammül edeblirsin buna; ben de yazarak rap yapıyorum; hıhı! Billboard Hot 100'ün ilk 6'i rap; bööö!

Türkiye,Avrupa Voleybol Şampiyonası'nda, 19 yaş altı kadınlarda finalde ve yarın saat 21:00'da Sırbistan ile final oynayacak. Büyük kadınlarda da geçen yıl gene Sırbistan ile final oynamış ve tie-break setinde kaybetmiştik. Umarım bu sefer kazanırız!

Türkiye, kadına şiddet önlensin mi önlenmesin mi diye tartışırken, kadınlarımız Avrupa'da sporda tarih yazıyor, YAZIYOOO!

Ayy, bu İstanbul Sözleşmesi, eşcinselleri de şiddetten koruyacakMIŞ, iptal eidilsin yaaa! İroni diye belirteyim, ciddi anlıyorlar.

100 sene önce daha modernmişiz!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder