5 Temmuz 2020 Pazar

5 Temmuz 2020 facebook notlarım

Eskiden müziğin en güzel tarafı, plakçıların öyle ya da böyle az çok sesi olmayana prim vermemesi, şarkı söyletmemesiymiş..

Müziğin mirası kayıtlı bir form üzerindeki şarkılardır. Youtube çökse, albümsüz sanatçılar tarih olacak. Belki de hak ettiklerini bulacaklar! Plaklar olmasaydı, eski şarkılara ulaşabilir miydik? HAYIR! Teknoloji ileredikçe, müzik daha garantisiz! Hard disklerimiz yansa, bütün arşivimiz boom! Tabii dijital arşivden bahsediyorum. Yoksa piyasaya çıkan her albüm, reel arşivimde var...

Starlık bana göre kendini saklamak ve kendi kendine tepeye konumlandırmak değildir; yaptıklarının kalitesidir en başta ve de sesine, şarkılarına, yorumuna güvenip ölünceye kadar müziğin ve halkın içinde olmaktır. O yüzden Nükhet Duru ve Nilüfer'i diğer starlarımıza göre bir tık yukarıda görüyorum...

BAKIN ŞU EŞCİNSELLİK HASTALIK DİYENE!!!
Bir doktor düşünün ki, eşcinselliği din üzerinden açıklamaya çalışıyor. Eşcinsellik ailenin yanlış yetiştirmesiyle ve dayatma sonucu çevresel faktörlerin etkisinde olan bir hastalıkmış ama günümüz tıbbı, siyasi baskı altında kaldığı için eşcinselliğe hastalık diyemiyormuş. Artık eşcinsellik tedavi edilebiliyormuş!!!
Din ile cinsel yönelimi arasında kalan eşcinsellerin eşcinsellikten kurtarılması gerektiğini, eşcinselliğin günah olmadığını iddia edenlerinse, eşcinselliğin yanlış olduğu vurgulanmalıymış. Çünkü eşcinsellik harammış. HARAM?! What?

Eşcinselliğe karşı çıkanlar, yemin ediyorum çatır çatır pasif ilişkiye girmezlerse, Evren canımı alsın!

Ben bir insanın yüzüne bakıp eşcinsel diyorsam, eşcinseldir. İspat ederim; dötüne güveniyorsa, test ederiz!

Bir dr.a göre eşcinsellik hastalık ve harammış!Tıpta haram diye bir şey olabilir mi?Hastalık olan bir şey nasıl haram olabilir ki?

Yobazlar bir karar verin; eşcinsellik hastalk mı günah mı? Kanser veya deliliğe günah diyor musunuz? Oysa homofobi bir hastalık!

BANA NE ELALEMDEN!
İnsanlarda şöyle bir kalıp yargı var; belli bir yaştan sonra, gençliğinde ne yaparsan yap, ister hovarda ol, ister eşcinsel ilişki yaşa, istersen ateist ol ama belli bir yaştan sonra toplumsal olarak yaşına uygun davranmalısın. Belli bir yaştan sonra durulmalısın, oturaklı olmalısın, evlenip çoluk çocuğa karışmalısın, dini vecibelerini yerine getirmelisin... Ne o öyle çocukların oyuna doymadığı gibi spor yapmak falan. Yaşına uygun davran, giyin ve de konuş, vesaire... Oysa bir tanecik hayatımız var ve ben mesela hayatımı niye toplum gibi sevmeyerek ve de istemeyerek yaşayayım? İstediğim gibi yaşayınca ne kaybedeceğim; hiçbir şey; aksine çok mutlu olacağım, Huzur içinde öleceğim. Her gün spor yapıyorum badminton ve tenis oynayarak, yüzerek, bisiklete binerek. Yaş 51 bu arada. İstediğim şekilde ve renkte giyiniyorum, kime ne? Aile, çoluk çocuk falan bana göre değil ki. Hala çocukluğumdaki gibi sanatçılarla, sanatla ilgileniyorum, bol bol müzik diniyorum ve en önemlisi ne biliyor musunuz; içimden geldiği gibi yazıp konuşuyorum; bana ne olgunluktan, bana ne akademik dilden. Ben size uymak zorunda mıyım? Beğenmiyorsanız, kafanızdaki kalıpları bir sorgulayın derim eğer kapasite varsa! Ben hiç değişmedim, değişmeyeceğim de. Yarın öldüğümde Halil'in değişememesinin bana hiçbir zararı olmayacak!

Karantina sürecine hayvanlar adına çok seviniyorum; insanlar hız kesti!

Korona'nın süper bulaştırıcıları sağlık personeli, gişe ve danışman memurları, kasiyerler, kuaför, berberler, uçaklardaki kabin memurları, şoförler vesaireymiş...

Eşcinselliğimden kurtuldum diye kendini kandıranlar ve buna kendilerini inandırmak için eşcinselliğin hastalık olup tedavi edilebileceğini söyleyenler, içselleştirilmiş homofobisine yandaş arayan gizli eşcinsellerdir. İSPATLARIM!

Ionna Kuçuradi... Rum asıllı Türk Felsefeci... Yüzüne bakınca bile insanın nasıl içi açılıyor bilginin ışığından dolayı... 83 yaşında ve hala bir yerlerde başkan ve eğitmenliğine devame diyor... Bilgi gerçekten insanı genç ve dinç tutuyor..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder