İnsanlar hala trans-eşcinselliği anlayabilmiş değiller. Ameliyatla kadın olan bir erkeğin, hala kadınlara ilgi duyması karşısında, kadınlara ilgi duyuyordun, kadın olacağına erkek olarak ilgi duyman daha mantıklı olmaz mı demeleri, cinsel yönelimle cinsiyet kimliğinin ayrı şeyler olduğunun bilincinde olmamalarından kaynaklanıyor. Yani erkek bedeninde doğmuş bir kişinin lezbiyen olabileceğini, yaşamayanlar ne tahmin edebiliyor, ne tahayyül... Gerçi ben erkek bedeninde lezbiyenliği tercih ederdim kadın olacağıma ama her psikoloji farklı kumanda ediyor kişileri... Transseksüellerle benim çatışma yaşamam da bundan kaynaklanıypr işte; ben, her ne olursan ol, bunu toplumsal cinsiyete uyarlamadan doğana riayet ederek daha sağlıklı yaşayabilir, daha mükemmel gerçekleştirebilirsin kendinizi diyorum; onlar da hayır biz ikili cinsiyet kurallarına göre kendimizi daha iyi tatmin edebileceğimize inanıyoruz diye savunuyorlar... Konuya uzak olunca, konuyu açıklamam bile kafa karıştırıyor olabilir; bazı konuları anlamak için sanırım bir fiil yaşamak gerekiyor!
Her insan sosyoloji, felsefe, psikoloji, mantık, matematik ve halkla ilişkiler okusaydı; hayatımız çok daha güzel olurdu! Tabi bunlara bir de sanat ve sporu eklerseniz, tadından yenmezdi hayat! Düşünüyorum da ben bunu gerçekleştirmeye çalışmışım istem dışı...
Beton yığınları arasında plastik yapay yeşilliklerle kafe denilen yerlerde insanları eğlendirerek mutlu etmeye çalışmak bir üretim değil, doğayı tüketmek, dolayısıyla diğer canlı türlerinin yaşam alanlarını daraltmak, insan kitlelerini de doğalarından uzaklaştırarak köle haline getirmektir. Katılırsınız katılmazsınız, bu benim yaşayarak deneyimlediğim hayat görüşümdür... Dün bir yazımda dile getirmiştim bu konuyu-insanların apartmanların arka bahçelerini de işgal ederek kedilerin yaşam alanlarını ellerinden tamamen aldıklarını... Kafe işlketecekler ya, para kazanacaklar ya... Vicdan nedir ki, duyarlılık nedir ki, anlayış nedir ki.?; PARA KAZANMAK, SONRA SAHİLDE HARCAMAKMIŞ!
Yobazlar, eşcinselleri de koruyor diye İstanbul Sözleşmesi'ne karşı çıkıyorlar. Ben bu ülkenin vatandaşı değil miyim, askerlik yapmadım mı, sigorta primlerim kesilmedi mi, her yıl düzenli olarak vergimi vermiyor muyum..? Allah'tan korkmaz kuldan utanmaz vicdansızlar, siz kim oluyorsunuz da eşcinsellerin korunmasına karşı çıkıyorsunuz? İnsanlara ayrımcılık yapma hakkını nereden buluyorsunuz? Cahilliğinizi kendinize saklayın! Kuş beyinli misiniz de özenerek eşcinsel olunacağını sanıyorsunuz? Sizler çene yormaya bile değmeyecek insanlarsınız aslında! Ne yazık ki doğmuşuz işte sizinle aynı coğrafyada; kaderime tüküreyim! Biliyor musunuz, bu ülkede eşcinsellerin ölmesine zil takıp oynayan insanlar var; bu kadar vicdansızlar! Ama sizin de sonunuz gelecek eninde sonunda; elbet bitecek cahillik. Zaten bu telaşa ondan. Din ve ahlakçılık üzerinden yürüyorlar son çare olarak...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder