11 Temmuz 2020 Cumartesi

11 Temmuz 2020 facebook notlarım

BİR MACERADIR LİLLY!

Tabiki de bütün kediler akıllıdır ama ben Lilly'den bahsedeceğim. Yılda 2 defa hamile kalarak doğaya katkı sağlamaya kararlı olan kedilerden. 6. hamileliği. 5 doğumdan 25 yavru yaptı. Hepsini de sağlıklı büyüttü. Ama bazıları özgürlüğü tercih etti ve sokağa karıştı. Trafik kazasına bildiğim kadarıyla 1 kurban verdik artık, yavruları çok fazla dışarı salmadığım veya çıkardığım zaman gözettiğim için. Tabi dışarıya çıkıp da dönmeyenlerin tek sebebi sokağa karışmaları değil, başlarına bir şey gelmiş de olabilir, birileri sahiplenmiş de olabilir... Lilly son iki dönem yavrularını yan komşuların bahçelerine yaptı. Son dönemden öncekileri büyüttükten sonra eve taşıdı ama son dönem yavrularını, vicdanlı apartman sakinlerinden biri ilgilendiği için orada bıraktı. Onlara sürekli evden yemek taşıdı. Şimdi de vicdanlı apartman sakini benden mama götürüyor yavrulara vermek için. Tabii Lillly sorumluluğu yıktığı için ve de yavruları sütten kestiği için artık oraya gitmiyor. Vicdanlı apartman sakini de zannetmiş ki, artık Lilly bizim kedi ve bizde kalacak. Bana soruyor, Lilly'yi görüyor musun diye. E Lilly zaten sürekli bizde. Yavrularına baktınız diye evini terkedecek hali yok ya. Lilly onlara başını falan okşattırınca artık bizim oldu zannetmişler. Lilly ve ben yavrularla ilgilendikleri için teşekkürlerimizi sunuyoruz...

İlk destek LC Waikiki'den diğer markalar nerede?

Geçtiğimiz hafta LGBTİ lobisinin çocukların seveceği simgeler; gökkuşağı, bayraklar, çizgi film kahramanları, tek boynuzlu at gibi oyuncaklar ile onların dünyasına sızmak için nasıl uğraştıklarından bahsetmiştik. Aileler dört bir yanlarını sarmış bu simgelerden ve ardındaki ideolojiden çocuklarını nasıl koruyacaklarına dair endişeliler... Bu endişeye ilk destek, ünlü çocuk giyim markası LC Waikiki'den geldi. LC Waikiki yaptığı açıklama ile çocuk ürünlerinden gökkuşağı ve tek boynuzlu at gibi LGBTİ simgelerine yer vermeyeceklerini açıkladı. Cinsiyetsizlik ve eşcinsellik gibi kavramları henüz cinsel gelişimini tamamlamamış çocuklara onların seveceği simgelerle empoze etmeye çalışan LGBTİ lobileri, LC Waikiki'yi sosyal medya üzerinden boykot etmeye başladı. Çocuklarını korumak isteyen milyonlarca aile ise şimdi diğer markalardan aynı duyarlılığı bekliyor. Bakalım, çocukların ihlal edilen hakları ve ailelerin bu çağrısına başka hangi markalar destek verecek?

https://www.sabah.com.tr/cumartesi/2020/07/11/birakin-artik-cocuklarin-yakasini-onlara-sadece-oyun-yakisir

Muhafazakarlar eşcinselliğe niye karşı?

Eşcinsel karşıtlığı tamamen heteroseksist muhafazakarların oy toplamak için şovenist poltikasıdır. Yoksa ben var mıyım, eşcinsel miyim, eşcinseller var mı; eeee? Mikilmiş dötün davasını didiklemek hangi aklın ürünü? Alan razı, veren razı; 3. şahıslara ancak mok yemek düşer. Bana ne yaa herkesin hayata bakış açısından, yaşam tarzından; ben başkasına karşımıyorsam, yasalar çerçevesinde bile bana kimse karışamaz; karışıyorsa, o yasalarda bir anormallik var demektir. Neymiş eşcinselliği özendiriyor muşuz, dayatıyormuşuz..; özenme kardeşim; geri zekalı mıınız siz, dayattırma kardeşim dayatıyorlarsa; hukuk devletinde hiç kimse, hiç kimseye zorla bir şey yaptıramaz; hele ki erkek egemen bir toplumda siz hiç bir eşcinselin, eşcinselliği dayattığını gördünüz mü? Eşcinsellik dayatılınca, eşcinsel olunur mu ayrıca? Masal anlatmayın bana, yemezler. Bu dünyada asıl akıl ve mantık dışı hurafeler dayatılıyor ve bunun yanında eşcinsellerin insanca yaşama hakkını savunması, bunun mücadelesini vermesinden daha doğal ne olabilir ki? Bu sözlerime karşı çıkmak da, ancak laf olsun diye konuşmak olabilir; odunlara da verilecek bir cevabım yok!

AKP giderayak eşcinsel karşıtlığı ve din(Ayasofya) gibi halkın hassas noktaları üzerinden bütün kozlarını oynuyor! Gidiyolar demek.

Hristiyanlığa, eşcinselliğe, ateizme saygı duymayan başka bir din, kendisine hangi mantıkla saygı bekliyor ki?

Sadece ben doğruyum, ben haklıyım ve kabul edeceksiniz demek, cahillikten başka bir şey olabilir mi?

7.6 milyar aynı kafadan olsa ve ben tek başıma kalsam da, o 8 milyar bana saygı duymak zorunda! Çünkü insanlık bunu gerektirir!

Atatürk geleceğimizi 100 sene önceden görerek ona göre bir poltika izlemiş. Eğer Ataürk olmasaydı, dünyanın en geri ülkesi olurduk ve 20 senede bunu epeyce başardılar. Yarın şeriat gelse, bunu zaten içselleştiren bir çoğunluk olduğu için, buna da kimse gıkını çıkarmaz... Çıkaranların da zaten sonu malum...

Aziz Nesin'i niye sevmezler; çünkü akıllı adam olduğu için!

OY MOY YOK! Cahillere verilecek bitim bile yok, YOK, YOK, YOK!

Cumhurbaşkanı ve milletvekilleri vatandaştan niye zengin; daha çok çalıştıkları için mi? GÜLDÜRMEYİN, UYANIN ARTIK!

Eğer Türkiye, Aziz Nesin'in tek bir cümlesini bile anlamaya çalışsaydı, daha ileri bir ülke olurduk!

Erdoğan, AKP'ye gerçek manada karşı çıkan kimse yok demiş. Doğru mu söylüyor ne; kimisi memnun, kimisi korkak, kimisi çıkarları için susuyor...

Yobazlara-cahillere prim vermemek adına çıkarlarım için asla yalaka olmadım. Açlık sınırının altında yaşadım hayatım boyunca ama vicdanım rahat!

Bazı caddeler vardır, ölüdür; veya ticari değil, sadece yaşamsaldır. Bizim Emek caddesin de hiçbir iş yeri asla ve asla dikiş tutturamaz. Müşteri potansiyeli yok veya ne bileyim olmuyor işte. Bir işyeri birkaç hafta dayanır, bilemedin birkaç ay... Özellikle kafe gibi yerlerin açılmasıyla kapanması bir olur. Bitişiğime kafe açılıyor; ne masraf, ne masraf..; GEÇMİŞ OLSUN lafımı baştan söyleyeyim!

Mesela ben kafeye niye gideyim ki? Açarım Youtube'dan müziğimi, demleirm tavşan kanı çayımı; bardağı bilmem kaç liraya çay içerek görgüsüzlük yapmak için mi? Yoksa zaman müsrifliği yapmak için mi; kedilerin bakımı, spor, seks trafiği, internet okumalarım ve güncellemelerim, müzik indirmelerim, ders çalışmalarım derken, bilgisayar karşısında fare elimden kayıyor uykusuzluktan ve yatağa zor atıyorum kendimi...

BİR MACERADIR LİLLY!
Tabiki de bütün kediler akıllıdır ama ben Lilly'den bahsedeceğim. Yılda 2 defa hamile kalarak doğaya katkı sağlamaya kararlı olan kedilerden. 6. hamileliği. 5 doğumdan 25 yavru yaptı. Hepsini de sağlıklı büyüttü. Ama bazıları özgürlüğü tercih etti ve sokağa karıştı. Trafik kazasına bildiğim kadarıyla 1 kurban verdik artık, yavruları çok fazla dışarı salmadığım veya çıkardığım zaman gözettiğim için. Tabi dışarıya çıkıp da dönmeyenlerin tek sebebi sokağa karışmaları değil, başlarına bir şey gelmiş de olabilir, birileri sahiplenmiş de olabilir... Lilly son iki dönem yavrularını yan komşuların bahçelerine yaptı. Son dönemden öncekileri büyüttükten sonra eve taşıdı ama son dönem yavrularını, vicdanlı apartman sakinlerinden biri ilgilendiği için orada bıraktı. Onlara sürekli evden yemek taşıdı. Şimdi de vicdanlı apartman sakini benden mama götürüyor yavrulara vermek için. Tabii Lillly sorumluluğu yıktığı için ve de yavruları sütten kestiği için artık oraya gitmiyor. Vicdanlı apartman sakini de zannetmiş ki, artık Lilly bizim kedi ve bizde kalacak. Bana soruyor, Lilly'yi görüyor musun diye. E Lilly zaten sürekli bizde. Yavrularına baktınız diye evini terkedecek hali yok ya. Lilly onlara başını falan okşattırınca artık bizim oldu zannetmişler. Lilly ve ben yavrularla ilgilendikleri için teşekkürlerimizi sunuyoruz...

Kahvehane, piknik, futbol maçına gitmek, altın günü, mahallede dedikodu vesaire BANA GÖRE kültür değildir...

Bir gün Türkiye'de sanatçıların albüm yapmayacağı hiç aklıma gelmezdi. Yeni ne var diye bakıyorum, hiçbir şey yok!

Eşcinseller gençlere kötü örnek oluyormuş; peki Cumhurbaşkanı ile aynı sofrada iftar açan Bülent Ersoy kadın sayıldığı için mi kötü örnek teşkil etmiyor; yoksa Bülent Ersoy "maşaklı" olduğu için, ona laf söylemek yemiyor mu? Not: Maşaklı kelimesi burada güç-iktidar anlamında kullanılmıştır, sayın hanımefendinin şahsına hakaret zannedilmesin!

Birer defa Bodrum, Kuşadası, Marmaris ve Didim'e gittim... Hiçbir özelliği yok; bir daha gitmem söz konusu bile olamaz!

Köyüme gidiyorum, püfür püfür esiyor; popüler tatil merkezleri ise cayır cayır yanıyor!

Eğer şu an Şırnak popüler bir tatil merkezi olsaydı, yemin ediyorum bütün sosyete oraya akın ederdi; Türkiye'deki tatil kafası!

Şu anda evimde bilgisayar karşısında o kadar rahatım ki, en güzel tatil benim için. Biraz sonra da tenis oynayacağım!

Eğer bir Türk, hakları için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuruyorsa, Türkiye'de hukuk kalmadığı içindir!

Reklamlarda "Sabah" diye bir şeyin tanıtımı yapılıyordu 1985 yılında. Acaba margarin miydi, deterjan mıydı; Gazeteymiş. Bir alternatifti çıktığında. Türkiye'nin geldiği nokta; Sabah gazetesi, hatta Hürriyet, Milliyet gibi gazetelerin; Yeni Akit gibi muhafazakar bir medyaya dönüşmesiyle paraleldir. Radikal gibi bir ekol bir gazeteyi yedi bu iktidar! Radikal kapandığında, şeriat gelmiş gibi üzülmüştüm!

AÖF yaz okulu iptal edilir, tepki gösterilince tekrar açılır. Dağ keçilerinin katliamı için ihale açılır, tepki gösterilince iptal edilir. Gezi Parkı'ndan AVM inşaatı için ağaçlar sökülür ve tepki gösterilince vatandaşla inatlaşılır ve onlarca insan ölür, yüzlerce insan yaralanır ve Gezi Parkı hala orada duruyor. Peki alınan kararlar yanlış ise niye alınır, doğruysa niye vazgeçilir. Aslında alınan bir çok karar yanlış ama vatandaşlar her yanlışa karşı duyarlılık göstermiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder