7 Ağustos 2019 Çarşamba

HOMOFOBİ, DİN VE RUH HASTALIĞI ARASINDAKİ ŞAŞMAZ İLİŞKİ!

Kediler-köpekler gibi toplumu hiç kaale almayarak binlerle ifade edebileceğim cinsel hayatımı, dışsal hiçbir etki de olmadığı için daha doğru tespitlerin yapıldığı doğal bir laboratuvar gbi düşünürsek, eşcinselliğin kesinlikle bir hastalık olmadığını ama ister heteroseksüel ister homoseksüel, homofobi tartışmasız psikolojik sorunlu insanların, toplumsal dışlanma kaygısıyla özgüvensizliklerinden dolayı sorunlu ruh hallerinin eşcinselliğe nefret yüklü bir yansımasıdır. Homofobikler, homofobilerini haksız bulacakları için bilimsel doğrulara inanmak yerine, açılıp-tartışılamayan din gibi dogmatik unsurlarla homofobilerini haklı çıkartmaya çalışırlar. Çünkü hastalığın ister ruhsal, ister bedensel bir açıklaması var ve eşcinselliğin hastalık olmasıyla zerre kadar bile örtüşmüyor. Ne yapıyor homofobikler o zaman; hemen Lut Kavmi mitolojisi örneğiyle dine sığınıyorlar. Oysa eşcinsellerin yanardağ patlamasıyla-doğa felaketleriyle helak edildiğine dair hikayenin bilimsel bir gerçek olduğunu düşünmeyi boşverin, dinlemek bile çok aptalca. Zaten, gerçekten çok sağlıklı beyinler hayatlarını din üzerinden sürmezler; çok ama çok akıllı insanlar ise, dogmatizme inanmaz bile.
Size bir çok örnek verebilirim doğal laboratuvarımla ilgili... Mesela O, 18 yaşındayken tanıdığım bir eşcinsel çocuk vardı. Yani tartışmasız eşcinseldi, ilişkilerini yaşıyordu. Sonra evlendi, yurt dışına gitti, bir çocuğu oldu, orada 10 sene yaşadıktan sonra da döndü. Tabi bu arada evliylen de eşcinsel bir aşkı da olmuş. Ülkesine döndükten sonra eşcinselliğinden kurtulmak için dine yöneldi. Sonra psikolojik sorunları ortaya çıktı. Hatta rapor alıp, akıl sağlıksızlığından malulen emekli bile oldu. Sonra en oldu; dinden nefret edip, eşcinselliğine geri döndü; hatta din düşmanı şu anda. Din, ruh hastalığı ve homofobi ilişkisine bu sadece eşinsel bir birey üzerinden örnek. Eğer homofobik heteroseksüelleri de eğer bir ruh sağlığı merkezine yatırırsanız, tımarhanelik bir rapor alabilirsiniz kesinlikle. Çünkü çevremde eşcinsel çocuğuna kafayı takan o kadar çok ileri boyutta psikoloijik sorunlu insnalar var ki; ama psikoloik sorunları olduğunu bir türlü kabul etmiyorlar. Doktora da kendilerini değil, eşcinsel çocuklarını götürüyorlar. Düşünün, eşcinsel çocuğu dışarıya çıkınca, 120 kere arayan bir ebeveynin akıl sağlığı hakkında ne düşünürsümüz; çünkü dötünü miktireceğinden korkuyor ve dakika başı arayarak buna fırsat vermemeye çalışıyor. Çocuk eve gelince tuvaletin kapısından, çocuğunun anüsünden nasıl ses çıkacağını takip ediyor; acaba miktirdi mi, miktirmedi mi? diye. Ulan bir et parçası bu; ölünce çürüyüp toprağa karışacak. Ama kendi akılsızlığından düşünemiyor ki eşcinselliğin de doğal bir gerçek, birey bunu gerçekleştirmezse, ruhsal olarak kendini iyi hissetmez. Tabi homofobiklere göre, insanlar bir bilinmeze, dogmatizme hizmet etsin de, isterse gebersinler. Bilinmez dediğim ruhani inanışlar, homofobikler de ruh hastaları. Bakınız, kimsenin inançlarıyla dalga geçtiğimi falan düşünmeyin. Ben herkesin, kendini gerçekleştirme metoduna saygı duyan birisiyim. Mesela transseksüelliğin bedeniyle barışamamış bir eşcinsellik olduğunu düşünmeme rağmen, bazı eşcinseller geçiş ameliyatını gerçekleştirmezlerse mutlu olamayacaklarsa, sonuna kadar destekleyen ama buna rağmen transfobik ilan edilen birisiyim. Dinlere inanmamama rağmen de, din ile manevi tatmin sağlayanlara karşı, eşcinselliğime bulaşmadıkları sürece saygı ve sevgiyle yaklaşırım....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder