12 Ağustos 2019 Pazartesi

Fcaebook eşcinsel günlüklerim; 6, 7, 8, 9 Ağustos

6 Ağustos 2019

Geri zekalı yobaz cahil kafaların anlayamadığı bir şey var; dünyadaki bütün eşcinselleri yok etseniz bile şu an, şu saniye yeni eşcinsel bebeklerin doğduğu gerçeği; yani eşcinsellik özenilerek olunan bir şey değil! Şimdi yobaz cahil kafaar bu basit cümleme bile, nasıl yani derler! Gerçekten seviye bu!

Heteroseksüeller eşcinselliğe nasıl/eğer uzaksa, biz heteroseksüelliğe duygusal ve cinsel anlamda ayrı dünyaların inananları kadar kadar uzağız ama biz eşcinseller heteroseksüelliğe anormalmiş gözüyle bakacak kadar aptal, geriz zekalı ve cahil değiliz en azından. Cinsel yönelimlerin sorun olarak görülmesi, aklı başında bir insanın işi olamaz; burada sorunlu olan cinsel yönelim değil, yobaz kafalar! Cinsel yönelim sorunlu bir şey olsa, eşcinsellik önce eşcinselin kendine zarar verir, heteroseksüellik de heteroseksüele zarar verir. Ama kapasitesizlere bunu anlatamazsın; onlara, geri kafalılara göre onlar öznerek heteroseksüel olabildiler ama biz heteroseksüelliğe özenemedik, kalktık eşcinselliğe özendik öyle mi? Mmmm, zoru seçtik yani?

Yobazlara, homofobiklere bir eşcinsel olarak, eşcinselliği anlamalarını sağlamak veya kabul etmeleri gibi bir derdim olamaz. Eşcinselleri kabul etmeyenler, bu dünyadan miktir olur gider. Hitler zamanında yaşamıyoruz; eskidenmiş o kabul edilmiyoruz diye boyun eğmek; ne geri zekalıyız, ne aciziz. Gerekirse, eşcinselliğim için kanımın son damlasına kadar mücadele veririm! Ben bu dünyaya yobazlardan daha faydalıyım bir kere..! Bilim, hurafelerden her zaman daha iyidir!

7 Ağustos 2019

Yobazlar eşcinsellik için "din şöyle diyor, din böyle diyor..," diyor. Din bilimsel bir gerçek değil ki; herkesin sadece kafasının içindeki bir inanç. Ama benim eşcinselliğim bir gerçek; bunu hissedip yaşayabiliyor, hayata geçirebiliyor, vücut buldurabiliyorum. O yüzden içinizdeki nefrete "din şöyle diyor, din böyle diyor" diye kılıf uydurmayın; o senin dinin ve bir eşcinsel olarak beni bağlamaz. Benim dinim insan hakları, vicdan, eşitlik, özgürlük, demokrasi, nefes alabilmek, yaşama faydalı olabilmek, sevgi, saygı ve huzur, vesaire... Bakınız, görüldüğü üzere, benim "dinsizliğim", sizin inancınızdan daha erdemli; en azından içinde nefret barındırmıyor. Anlayabiliyor musunuz? CIK!

Bir üniversitenin araştırmasına göre Türk Edebiyatı'nın % 75'i eşcinselmiş. Yobazlar o yüzden mi okumayıp cahil kalıyorlar acaba?

Hayata faydalı olabilmek, kendime bir şeyler katabilmek adına mücadele verirken, ben neden eşcinselim diye kendimi sorgulamak, homofobiye kafayı takmak hiç aklıma gelmedi. Hak mücadelemi veriyor ve varoluşum için açık ve net bir eşcinsel olarak duruş sergiliyorum ama homofobiyi yolumdaki küçük bir kum tanesi olarak bile görmüyorum. Çünkü hayatı seviyorum, doğanın beni yarattığı şekline müteşekkirim. Çünkü nefes alabiliyorum ve hayatta kalabilme kudretim mevcut. Aslında her şey doğayı sevmek ve doğaya sadık kalmakla alakalı. Bunu başarabiliyorsanız, hem mutlu oluyorsunuz, hem de güçlü...

8 Ağustos 2019

Birisi sormuş... "Ateist eşcinsel kuzenimi Cuma namazına götürdüm, düzelmiş olabilir mi?" Benim cavabımsa, gerizekalı!

EŞCİNSEL DEĞİLSEN, TRAVESTİLER VEYA ORJİNAL KADINLAR VARKEN, NİYE ERKEK GÖRÜNÜMLÜ BİR EŞCİNSELE GELİYORSUN AYOL? İNKAR DA ETMİYOR ERKEKLERİ TERCİH ETTİĞİNİ AMA GENE DE HOMOFOBİSİNE ENGEL OLAMAYIP, BERABER OLDUĞU EŞCİNSEL ERKEKTEN KAMUFLAJ MAHİYETİNDE BİR FEMİNENLİK-KADINSILIK BEKLİYOR.

50 yaşında erkek görünümlü bir eşcinsel olarak bana hanımefendi diye etmemesini söylüyorum benimle beraber olmak isteyen erkeğe. Cinsiyet kavramına inanmadığımı söylemem anlamayacağından bir şey ifade etmeyeceği için, biyolojik cinsiyetime ugun hitap etmesini istiyorum. Beraber olduğu travestilerin kılsız ve kadın gibi olduğunu söyleyince, eğer kadınları arzu ediyorsan, bırak erkek görünümlü bir eşcinseli, kadın gibi travesti yerine orjinal kadınlara git diyorum. Ben erkeklerden hoşlanıyorum diyor. Erkeklerden hoşlanıp da feminen erkekleri veya travestileri tercih etmesinin arkasında içselleştirilmiş homofobi olduğunu çok rahat söyleyebiliriz. Çünkü bu kişiler travestilerin düşündüğü gibi heteroseksüel değil, erkek bedenine tamas etmekten ve o bedenlerle beraber olmaktan hoşlanan, homofobik gizli eşcinsellerdir. Zaten hemencecik beraber olduğu eşcinselin en özel(erkek) bölgelerine dokunmaktan, bundan tatmin olmaktan ve içindeki dişi enerjiyi fiziksel olarak sergilemekten-uygulamaktan kendini alıkoyamıyor. İlişkinin adı kadın erkek ilişkisi gibi ama düpedüz erkek erkeğe eşcinsel ilişki.

Deprem olurken gaytelesex yapıyorduk. Telefonun ucundaki kişi deprem oluyor diye kapattı ve tekrar aramadı. Sanırım Lut Kavmi gibi helak olacağını zannetti!
Not: Deprem, yerkürenin kendini gerçekleştirdiği kaçınlmaz bir doğa olayıdır; hurafelerle alakası yoktur! Önlem alınmazsa canlılara zarar verebilir, o kadar!

9 Ağustos 2019

Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi bilmem kim: "Eşcinsellik özgürlük değil, meydan okumaktır". demiş. 21. yüzyılda din işlerinin yüksek kurul mahiyetinde olması bile ilginç değil mi? Matematik, fen bilimleri, felsefe, sanat yüksek kurulu değil de; din işleri yüksek kurulu! Veb bu DİN işleri yüksek kurulu sevgiden bahsetmiyor da din adına nefretten bahsediyor, sırf eşcinsel diye insnaların bir kesimini nefrete hedef gösteriyor. Ben nasıl inanırım bilim dışı hurafik söylemleri olan bir şeye ve temsilcilerine? Evet meydan okuyorum bir eşcinsel olarak heteroseksizme, kurumlarına ve de heteroseksistlere; itirazı olan var mı?

Eşcinellik, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde ilk defa "gay-ri tabii mukarenet", yani doğal olmayan yollardan cinsel ilişki başlığı altında düzenlenerek disiplin ve hukuk kapsamına alınmış ve ceza nedeni sayılacakmış.

Birileri onları savunan eşcinsel derneklere söyler mi transseksüellerin mecburiyetten değil, zevkle fahişelik yaptığını. Tabloya bakarsanız zaten, transseksüellerin sabahtan akşama kadar hazırlanıp ağızları kulaklarında bir assolist edasıyla fahişeliğe çıktığını görebilirsiniz. Fahişelik hem mecburiyet diyip, sonra da hak diyip çelişerek gülünç duruma düşüyorlar ayrıca.

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, "Tıpkı toplumsal cinsiyet gibi biyolojik cinsiyet de toplumsal bir kurgudur. " demiş...
Gerizekalı mısınız demek istemem ama eğer biyolojik cinsiyet doğal bir varoluş değil, heteroseksist bir kurgu ise; pardon o kurguya niye kurban ediyorsunuz kendinizi? Transseksüellik zaten hem cinsiyet, hem de biyoloji olarak toplumsal düzene yamanma kaygısı değil mi zaten? Öyle değilse, bırakınız penisli kadınlar, vajinalı erkekler olarak kalınsın. Böylece doğal olduğu için en üst seviyeden gerçekleştirmez mi canlı kendini? Toplumsal cinsiyet toplumsal bir şey ama cinsiyet kimliği denilen şey toplumsal cinsiyetin hastalıklı uzantısı. Ama biyolojik cinsiyet ve cinsel yönelim tek gerçeği cinsel kimliğin. Savunularınızla heteroseksizme hizmet ettiğinizin farkında bile değilsiniz! Bazen LGBTİ derneklerini ve oluşumlarını heteroseksist devlete hizmet eden ajanlar gibi düşünüyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder