Facebook günlüklerim; 13 Ağustos 2019
EŞCİNSELLİK ERKEK BEDENİNDE KADINLIK, KADIN BEDENİNDE ERKEKLİKTİR! BEDENİYLE BARIŞAMAYANLAR TRANSSEKSÜEL, BARIŞANLAR EŞCİNSEL SAYILIYOR!
Transseksüeller diyor ki, biz eşcinsel değil, trans erkek veya trans kadınız. Peki eşcinsellik ne; ben kendi duygularım üzerinden anlatayım. Erkek bedenimde, içimde bir kadın ruhu var ve erkek bedenleri seviyorum. Bu kadar basit. İçimdeki kadın, erkek bedenimle barışık. Yani erkek bedeninde kadınlık da doğanın bir gerçeği; bir uymsuzluk göstermiyor. Beden, tam teşekkülllü çalışıyor gene, sevmelerim ve fiziksel edimlerim de de bir anormallik yok. Sadece toplumsal anlamda, heteroseksist ve homofobik olunduğu için, kendilerine benzemeyen ve uymayanlar için bazı problemler oluşturuluyor. Ben kendimden vazgeçip toplumsal cinsiyete uymaya çalışsaydım, homofobinin verdiği zararlardan daha çok mutsuz olurdum. Burada bir homofobi var ama mücadele veriyorsun ayakta kalmak için. Eğer kendimden-eşcinselliğimden vazgeçmiş olsaydım, bu benim intiharım olurdu; yaşayan bir ölü olurdum!
İnsanları eşcinselliğinden, rengiden veya milliyetinden, vesaireden dolayı ötekileştirmek, nefrete hedef göstermek hangi hangi akıl ve mantığa hizmet ediyor acaba? Geçenlerde biri, paylaşımımın altına "amınakodumuntopu" demiş. Şimdi bir tarafta doğanın bir yarattığı bir yapı var, hadi sizin dediğinizi gibi tercih etmiş olayım eşcinselliği, ederim ulan kime ne, diğer tarafta kendi kendiyle savaşan, çemkiren bir mikrop var, daha da kötüsü o mikrobu destekleyen mikroplar sürüsü var... İnsanların, toplumların insanlığa ulaşabilmesi için daha kaç bin yıl gerekiyor çok merak ediyorum. Dünyanın genelinden birnlerce yıl önce insan olabilmek avantaj mı, dezavantaj mı onu da bilmiyorum!
Bakınız, ben bir eşcinsel olarak dalında uzman olan heteroseksülelerle bile yarışanilirim; onlardan belki daha başarılı olamayabilirim, olabilirim de, çünkü uzmanları solladığım anlar da olmadı deil, ama bir şeilde yapabilrim yapılacak her işi, eğitimini alırsam da en iyisini. Ben ameliyat bile yapabilirim, terzilik, aşçılık, mühendislik, avukatlık, başbakanlık, berberlik, tamircilik, sanat, zanaat, aklımnıza ne gelirse. Sportif mücadeleler yapabilirim. Matematiğim çok iyi değil, şakır şakır İngilizce konuşamıyorum, bir de klavyeyi hızlı da yazsam iki parmak yazıyorum. Eksikleirm bunlar. Bunları niye yazdım; ben erkekleri seviyorum ya, hani bu yüzden iğreniyorsunuz ya benden... Ben çocuk bile yapabilrim, çocuklara, heteroseksülelerden daha mükemmel anne-baba bile olabilirim. Kuzum siz beni kıskanıyor musunuz yoksa?
EŞCİNSELLİK VEYA TRANSSEKSÜELLİK, FEMİNEN BİR ERKEĞİN SOKAKTA PONPONLU TERLİK GİYMESİ MİDİR?
Dün sokakta, garaj civarında eşcinsel transseksüel karışımlı feminen bir erkek gördüm. Taksi bekliyordu. Dar bir diz altı kot, askılı tişört vardı üzerinde. Ayağında ise son dönemlerde dışarıda giyilen ev içi içi gibi görünümlü bir terlik vardı. Terliklerin önünde kocaman yeşil(di rengi sanırım) renkli ponponlar vardı. İstanbul'daki şekilci diskolar bile belki almazdı bu görünümde o ne kadar kendini astra sosyete olarak görse de. Hani eşcinselliği gözünün içine sokmak derler ya; belki de bu idi o denilen şey. Rahatszılık verici mi; hayır; bence hoştu bile. Ama eşcinsellik bu muydu? Bence hayır!
Homofobikler göre eşcinsellik, genetiği oynanmış gıdaların sebep olduğu, alkol, sigara ve uyuşturucu maddeler seviyesinde hastalıklı ve zararlı bir durummuş: çok DÖTsünüz yaa! Her türlü heteroseksüelle karşılaştırılmaya hazırım bir eşcinsel olarak; % 100 rafine ve üstün çıkacağıma eminim!
Arkamdan eşcinselliğimin konuşulması beni rahatsız etmiyor; aksine kendimi popstar gibi hissetmeme sebep oluyor. Çünkü sıradan insanlar, adı üstünde sıradan oldukları için kişileri konuşur ve dedikodu yapar ama sıradışı insanlar konuşulur!
Ben neden eşcinselim diye hiç ama hiç sormadım kendime. Çünkü bu benim gerçeğimdi. Sorgulamak hem aptalca olurdu, hem de doğanın bana bahşettiği özelliğe hakaret. Eşcinsellik heteroseksüellik gibi bir cinsel yönelimdi ve bunun benim hayatımda engel teşkil etmesi söz konusu bile olamazdı. Sevgimi ve cinselliğimi bu şekilde de olsa gerçekleştirebiliyor muydum; evet. Peki daha ne? Sorun burada ne eşcinselde, ne de doğada; doğanın gerçeklerini kabul edemeyen kafalarda. Eşcinselliğini kabul edemeyen gizi eşcinseller ve de transseksüeller de birer homofobik.
Trans kadınların, kendilerini biz kadınız diye heteroseksizme kabul ettirmeye çalışmaları toplumsal cinsiyete yenik düşmektir. Çünkü cinsiyet kimliği denilen şey yapay ve cinsiyetçidir.
Diğer
Baştan söyleyeyim, bu ayrımcılık falan değil; insanlar arasında bir kalite farkının olduğunu görmezlikten gelemeyiz; seni bir kalemde satan insanlar var, yalancılar var, acizler var, dönekler var, yalakalar var, saygısızlar var, duyarsızlar var, kısaca insanlıkla alakası olmayanlar var, var da var... Ve ben her şeye rağmen hep alttan almaya, pozitif yaklaşmaya çalışarak kendimle çatışmamaya, çelişmemeye çalışırım. Ama ne olur; zararlı çıkarım. Çünkü yukarıda saydığım karakterdeki insanlardan hayır gelir mi sizce? Sonuçta denedim de olmadı diyorum ve emin olmuş oluyorum bu tür kişiliklerden ve tabiki de işim olmuyor sonrasında böyleleriyle... İnsanın kendisine katkı sağlamayacak kişilere baştan hiç bulaşmamak gerekiyor ama sonuçta bir deneme gerekiyor. Ben, bana 1 yanlış yapana önce anlayışla yaklaşırım ama ikinci yanlıştan sonra noktayı koyar ve o kişiyle asla işim olmaz. Ölüm fermanım o kişinin elinde olsa bile..
Başıma gelen zorluklara, özellikle şükrediyorum neden diye sormak yerine. Bu sayede hem çözümleyici oluyorum, hem kimin ne olduğunu öğreniyorum. Zorluklar, sosyal anlamda bağışıklık sistemimizi güçlendiren doğanın rutinleri...
Hayat-yaşam-doğa sorgulanmaz, mümkün mertebede doğal ve sosyal seleksiyona karşı yaşanmaya çalışılır!
LAÇKA!
Etrafımdaki insanlara bakıyorum, özellikle erkeklere... Kahvede okey dörtlüsü falan oluyorlar. Nasıl "karı" becerdiklerini falan bir marifetmiş gibi anlatıyorlar. Veya hayvanları nasıl boğazladıklarını, birilerini nasıl dövdüklerini.... Sonra piknikte mangal falan yapan, sonra sadece ve sadece yiyip içip sıçan, uyuyan, eğlenen, toplumsal-özellikle heteroseksist rutinler gerçekleştiren, sonra da bunlara eşlik eden kadınlar... Bunun adı hayat oluyor, yaşam oluyor, insanlık oluyor.... Bazen benim aklım almıyor... Kedilerime bakıyorum; onların da benzer rutinleri var... Dün köyden gelirken yolum bir ilçeye düştü, oranın minibüsüyle geldim şehire. İki kız kanki bindi minibüse. Öyle hitap ediyorlar birbirine. Ağızlarındaki sakız vıccak vıccak kulağımı sağır etti resmen. Kullandıkları kelimeler sakızdan daha laçka... Bir erkekle buluşmaktan bahsediyorlar telefonda. Parayı vereceklermiş de, ondan sonra getirilecekmiş de istedikleri şey. Anlayamadım... Bakınız ben salak değilim, sadece yaşamım daha saf, temiz ve gerçekçi... hasta değilim yani, ruhsal olarak çok sağlıklıyım... En önemli özelliğim, belki de aşırı duyarlıklı bir yapımın olması... Mesela bir kuşun hayatını kurtarmak, sosyal rutinlerden daha önemli benim için... Anlayabiliyor musunuz? SÖZÜM MECLİSTEN DIŞARI!
Sınırsız özgürlükçüyüm ama alkole, sigaraya, keyif verici uyuşturucu maddelere, hatta vücuda zararlı yiyeceklere ve dine bile karşıyım!
Sayın seyirciler, cinsellik ve çıplaklık ayıp veya ahlaksızlık değildir; doğal bir şeydir. Eğer ayıp ve günah olarak görüyorsanız, ya kafanızda bir problem vardır, ya da kafanızdaki problemden dolayı heteroseksizme bir yatkınlık olduğu için o hale gelmişsinizdir. Çıplaklık bir et parçasıdır, cinsellik de temel bir ihtiyaçtır. Bunun normal karşılanmasının hiç kimseye bir zararı olmadığı gibi, çok faydası vardır. Düşünün çıplaklığın namus olarak algılanmadığını, cinselliğin yeme-içme gibi doğal bir ihtiyaç olduğunu; insanlar ne kadar mutlu olurlar... Olamıyorsanız, bir sorununuz var demektir... Benim cinsellik konusunda hiç tabularım yok ve o kadar huzurluyum ki
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder