2 Haziran 2019 Pazar

Esteik, dövme, transseksüellik, keyif verici maddeler, ideolojik gruplar bir ruh hastalığıdır!


Estetik, dövme, trans geçiş ameliyatları, sigara ve uyuşturucu ve alkol gibi maddeleri kullanma alışkanlığı, hatta idolojik gruplara dahil olma, fitness vesaire; kişinin doğasıyla barışık olamamasından kaynaklanan özgüvensizlikle alakalı; çoğunluğa benzeyince sevileceğini ve kabul edileceğini sanıyor. Çoğunluk dedikleri kompleksli ve samimiyetsiz bir dünya zaten!

Ben çok gördüm kafadan kontak olup da o güzelim burnunu kırdırıp da mahveden.

Akşam üzeri liseliler dağılırken denk geliyorum bazen; kızlı erkekli hepsinin elinde bir sigara, ağızlarında iğrenç küfürler...

Yaa eskiden kola falan yapılırdı dövme küçük semboik manada veya psikopatların jiletledikleri kollarındaki izleri kapatmak için.. Şimdi herkes bacağına, diz altına yaptırmaya başladı boydan boya, veya meme ve döt çatalına, hatta daha ilerisine anüs çevresine kadar... ve gösterecek ya illaki de... ve hareketler de hep o dövmeyi gösterecek şekilde dangul dungul.... mesela bileğindeki dövmeyi göstermek için eli sürekli saçlarında.

Bu sigara niye içilir; ulan ananızın karnında mı tiryaki oluyorsunz; hastasınız işte, psikolojik sıkıntılarınız var ve sığındığınız bir liman keyif verici maddeler. O kadar ileri boyuta taşınmış ki bu maddeleri kullanmak, artık keyifli sohbetler birasız, alkolsüz, sigarasız yapılamazmış gibi bir durum söz konusu. Esrar gibi uyuşturucu maddeler, sanki ön sevişme gibi her seks öncesi mutlaka alınır olmuş...

Ya cemaatlara, vesairelere üye olmaya ne demeli; mutlaka dini bir grubun veya şeytani bir ideolojinin parçası oluyorlar ve bunların savunucusu.

Ulan kendiniz olun, doğal olun ve doğanızı yaşayın; başkası olarak yaşayınca hayat çok daha güzel olmuyor; sadece kendinizi kandırıyorsunuz. O kadar eğreti duruyor ki birbirine benzeyen samimiyetsiz davranışlar; ben baktıkça utanıyorum "insan nasıl bu kadar doğasından ödün verebilir?" diye....

Aynı şey, yani özgüvensizlikten dolayı kendinden sapma olayı estetik ve trans geçiş ameliyatlar için de geçerli. Barışıverseler kendileriyle ve doğalarıyla, doğanın-evrenin-tanrının lütfu bedenleriyle barışıverecekler ama psikoloji yetersiz ki barışmak için. İlla ki çoğunluğa bezeyecekler, onlar gibi olacaklar ki, şahsına münhasır güzelliklerini kaybedip o çirkinliğe dahil olsunlar ve "Oh yeah, çok harika olmuşsun!" yalakalığı hasta ruhlarını okşasın.

Ulan kimse bana güzelsin demese ne olur, çirkinsin dese ne olur; ben kendimi biliyorsam ve bu da hayatı sağlıklı bir şekilde yaşamama engel teşkil etmiyorsa varolan şeklim şemalim, sitmişim çoğunluğun güzellik anlayışını, kimlik anlayışını. Onlar gibi olunca, kendimi kandırmaktan başka ne geçecek elime? Aptal olduğum tescil edilmiş olacak sadece!

Spor bahanesiyle fitness yapanlar da aynı hastalığa muzdarip olanlar. Aşağıdan üfürülmüş gibi kas yapıyorlar, bunu da estetik zannediyorlar. Tabi bir talep zihniyeti mevcut ya; üffkaslara bak, denilince egosu tavan yapacak ya; oysa sporun s harfiyle bile alakası yok bunların...

Yazık ya yazık böyle varoluş şekillerine; hem zaman kaybediyorlar, hem de kendilerini; ama yapılacak bir şey yok; bir zafiyet mevcutsa ruhta, o kayıp yaşanacaktır bedensel olarak da!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder