14 Eylül 2018 Cuma

Beni böyle sev, seveceksen; olduğum gibi göreceksen!


İnsanlar şaşırıyor benim alkol içmememe falan. Oysa alkol dediğin nedir ki; bir gereklilik midir, bir ihtiyaç mıdır, bir olmazsa olmaz mıdır; yoksa bir kaçış mıdır kendinden, gerçeklerden; bir vazgeçiş-bir pes ediş midir; yoksa yoksa sosyalleşmek midir; nasıl sosyalleştiğin de nedir peki? Herkes kendisi gibi mi sosyalleşiyor, yoksa kendinden vazgeçerek mi sosyalleşiyor; kim kendisi gibi yaşıyor bu dünyada; yaşadıklarımız kendimize dair midir; varoluşumuz kendimize dair midir; kim için varoluyoruz; kendimiz olmaktan ödün vererek varoluş, gerçekten bizi ne kadar tatmin eder? Benim sigara içmemem, alkol almamam, vücuduma istemediğim bir maddeyi sokmama; sadece bir içmemezlik değildir; bir duruştur, bir kendin oluştur, biz özgüvendir, kendine sevgi ve saygıdır en önemlisi. Ben kendimi seiyorsam, ben olarak varolmalıyımdır ve bunun yansıması, kendimi-içimi-ruhumu yansıtmalıdır. Ben kendkimi hem ruhsal hem de bedensel olarak seviyorum; çünkü ben kendimi seviyor ve ona saygı duyuyorum; bedenim de varoluşumun bir parçası; doğanın bir lütfu nefes almamı sağlayan, kendimi her türlü gerçekleştirmemi sağlayan... Niye topluma, elaleme, koşullanmuşlıklara bakarak onu değiştirmeye çalışayım, onu deforme etmeye çalışayım; onu korumayayım. Çok güzel bir fiziğe sahip olunca çok mu güzel insan olacağız. Manken vardır, manken vardır; elbiseyi nasıl taşıdığı belirler onun kalitesini. Sen de o bedeni dünya güzeli olsa da, iyi taşıyamdıktan sonra neye yarar? Mesela bazıları çuval giyer yakışır, bazıları ipek giyer iğreti durur; çünkü kıyafet gibi bedeni de taşıyan ruhtur. İnsanı güzel gösteren duruşudur; ne kıyafet, ne de fiziksel güzellik. Ama o kadar şekilciyiz ki, sadece bedenimizle savaşmıyoruz onu muhafaza edeceğimiz yerde, ismimizle bile savaşıyoruz. Ad bir gök boncuktur; sen o boncuğun altını-içini doldur, donanımla kendini; gökkuşağı gibi görünür insanlara. İnsan bedeniyle barışmalı ve onu korumalı, onu sevmeli, ona saygı duymalı. Ne için fabrikasyon olmaya çalışıyoruz ki; daha mı çok sevileceğiz o zaman, daha mı saygı duyulacağız; şekilci dünyada evet ama bu samimi olmadıktan sonra, kendimizi kandırmaktan başka nedir bu? Ben ortama uymak için falan inanmadığım şeyleri yapmam; eğer sigara ve alkolla sosyalleşecek ve toplumsallaşacaksam, asosyal olurum, toplum dışı olurum daha iyi. Ben topluma uyacağıma, toplumda bana dair yer oluştururum olduğum gibi kalarak. Belki de en gerçek saygı ve sevgi, bütün çirkinliklerimize rağmen sevilip-sayılmak. Burnumun kemerini aldırdıktan, kıllarıma epilasyon yaptırdıktan, başıma saç ektirdikten sonra sevecekse insanlar beni, ben böyle sevginin içine mıçayım, böyle saygının da! Konuyu bağlamak gerekirse; bedenini sevmek ve barışmak, kendini sevmek ve barışmaktır; O YÜZDEN BEDENİNİZLE OYNAMAYIN, ONU KORUYUN. SİGARA İÇMEYİN, ESTETİK YAPTIRMAYIN! Bugün abimin bacağı kesilecek kan dolaşım sistemi iflas ettiği için. Zamanında çok sigara içmenin ve alkol almanın yan etkileri. İnsan yürüyebilmek, nefes alabilmek için neler vermez değil mi? Yaşamak istemeyenlere laf yetiştirmem zaten. Ama biz n'apıyoruz; ruhumuzun çatısı olan bedenimize sevgi ve saygı duymuyoruz. Ben beden olsam, benim bedenime saygı duymayan o ruhu sıkıveririm. Dövme asla yaptırmam bedenime; insan bir yeri çizilince bile üzülüyor eğer sadist değilse. Bedenimi çizdireceğime, beynime bir bilgi sokarım; o daha çok özgüven verir bana! KENDİMİZİ SEVERSEK, HAYATIMIZ DA SAYGIN OLUR VE SAĞLIKLI YAŞARIZ!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder