2 Temmuz 2018 Pazartesi

Beni anlamak aslında çok kolay; işinize gelirse tabi!


Kendimi ifade etmek istiyorum kısaca ama insanlar gene anlamak istediği şekilde anlayacaktır. Hayatta hiç kimseden nefret etmemişimdir, bana zarar verenlerden ve benden öldüresiye nefret edenlerden bile. Çünkü olaylara ben hep içinde yaşadığımız sosyokültürel açıdan bakarım. Yanlış, kötü, saçma, haksız vesaire olayların bile hep bir temeli vardır, gerekçesi vardı ister psikolojik, ister sosyolojik. Hep ya alttan alarak yapıcı olmaya çalışmışımdır, olamıyorsam da o olumsuzluktan uzak tutmaya çalışmışımdır kendimi. Çünkü hayatı seviyorum, yaşamayı seviyorum, faydacı olmayı seviyorum ve karşımda laf anlatamayacağım bir kişi varsa, çekilmek en doğrusudur. Tabiki de kendimi savunurum, korurum, bir şeyleri yapıcı şekilde çözmeye çalışırım ama olmayınca da taşa laf anlatamazsın ki. Bilirim ki bazı kişilerin yapısı öyledir, o kadardır; anlamaz veya anlamazlıktan gelir olumsuzlukla, kötülükle beslendiği için. Hazımsızdır bazı insanlar aşağılık kompleksinin yansımasına istinaden veya saldırgandır bozuk psikolojisinden dolayı. Yaşadıklarımdam örneklendirebilirim bunları ama olayları kişiselleştirdiğimin düşünülmesini istemiyorum. Mesela ne kadar güzel bir şey yaparsan yap sana taş atabilirler, ne kadar iyiniyetli yaklaşırsan yaklaş ol tersten anlayabilirler, ne kadar alttan alırsan al yaranamazsın bir türlü; aksine tepene binebilirler senin pozitif yaklaşımlarından dolayı. Çünkü BOZUK insanların kendilerini ifade etme kapasiteleri bu kadardır. Bozuk derken yanlış anlaşılmasın; teşekküllü değiller demek istiyorum. Gıcıktır bu insanlar, gıcıklık yaparlar sürekli. Bunlara alttan alMamak gerekir artık. Dediğim gibi ya hadlerini bildirmek gerekir, ya da yalnız bırakmak. Zaten yalnız da kalıyorlar ama aynaya bakma kapasiteleri falan olsa bari! Bu kişiler bir de hep belden aşağı vurmaya çalışırlar fırsat buldukça. Çünkü haklı değillerdir ve vuracak başka hiçbir şeyleri yoktur. Çok kabadırlar da. İşte ben zor ortama rağmen hayata hep pozitif bakmaya çalışan, içinde bulunduğum ortama faydalı olmaya ve o ortamı güzelleştirmeye çalışan biriyim. Öyle olmasaydı, kendine düşman olanlar bana düşman olur, bu kadar savunmasız yaşayan biri olarak barındırmazlardı beni. Çok sivri dilliyimdir ama haklı olmasam, haksızlığa uğramasam tepkisel olmam ki. Ben gerçekten olumsuzluklara hayatın tuzu-biberi olarak falan bakmam; ben hep iyilik-güzellik olsun isterim hayatta. Mutlu oluyorum pozitif enerjiyle çünkü. O yüzden psikolojimi korumak için olumsuz ortamlardan uzaklaşıyor, kendi kabuğuma çekiliyor, kedilerle mutlu olmaya çalışıyorum. Bu çocukluğumdan beri böyledir. Ailem de bilir ve yalnız bırakın Halil'i derler ve ben hep kendi köşemdeyimdir. Ben hep yalnızımdır bedensel olarak; çünkü böyle huzurluyumdur. Haftada bir LGBTİ arkadaşlarla buşuşmak dışında misafir kabul etMemek gibi bir durumum vardır. Sosyal medya paylaşımlarıma bakarak hiç yalnız olmadığım ve çok sosyal olduğum gözlenebilir ama her şeyi yerinde yaşamak güzel. Sporu spor yerinde, eğlenceyi eğlence yerinde... Evim- benim huzurumdur, cennetimdir, yalnızlığımdır tercih ettiğim şekilde. Her şeye eyvallah diyebilirim de, haksızlıkla birlikte yalnızlığımın rahatsız edilmesine de tahammül edemem. Çünkü ben kafamın içinde yapmak istediklerim doğrultusunda fiziksel olarak yalnız kalırasam çoğalabiliyorum. Ben hiçbir şeyi ve hiçbir kimseyi kafaya takmadığım için, daha doğrusu olayaları şeyleştirmek istemediğim için rahatsız edilmeler umrumda olmaz. Ancak sınırlarımın içine girilirse öyle tepkisel olurum. Çünkü hayatla ve yaşamakla o kadar meşgul, o kadar dolu doluyum ki, zaman yetersizliğidir hayattaki en büyük sıkıntım; ne günler yetiyor yapacaklarıma, ne de yıllar; yarım kalacağım diye korkuyorum ölmeden önce. İyiyimdir, hoşumdur ama delirtirseniz en ala deliyimdir de. Çünkü haklı olan her zaman güçlüdür, cesaretldir; bir dayanağı vardır çünkü sırtını güçlü bir şekilde dayadığı hak gibi!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder