1. Bedeniyle barışamamış olan ve kendilerini transseksüel olarak tanımlayan bireyler. Bunlar bedenleriyle ruhlarının örtüşmediğini ve yanlış bedende doğduklarını iddia etmektedirler.
(Pardon yanlış beden diye bir şey olabilir mi? Sen kendini ne hissedersen hisset, o bedene aittir tüm hislerin. Gerisi toplumsal cinisyete dairdir.)
2. Cinsel yönelimiyle barışamamış eşcinseller. Herkes bunların eşcinsel olduğunu bilir ama heteroseksüel evlilik yaparak, yani karşı cinsle evlenerek falan eşcinselliklerini kamufle etmeye çalışırlar. Topluma erkek ve aile babası olarak yansıtırlar kendilerini ama gizli gizli eşcinsel ilişkileirni de devam ettirirler... Bunlar ayrıca eşcinsel caniada eşcinselliklerini itiraf edebilirler, etmeyenler de vardır. Tek dertleri topluma erkek olarak görünmektir.
3. Eşcinsel ilişki yaşayıp, eşcinselliğini kabul edemeyenler... Dediğim gibi eşcinsel ilişki yaşarlar, yaşamaktan vazgeçemezler ama sorsan eşcinsel değildirler. Bir renktir bu onlar için. Hatta heteroseksüelliklerine toz kondurmazlar, toplumsal cinsiyete uygun tavır sergilerler...
4. Eşcinselliğinin bilincinde olan, kendini davranış olarak kasmayan, görsel olarak eşcinsel oldukları anlaşılan ama eşcinselliğini açıkça dile getirmeyenler... Çünkü heteroseksist bir toplumda eşcinsel olmak kolay değildir ve cinsiyetçi toplumu ürkütmek istemezler. Herkes bilir onların eşcinselliğini, kendileri de inkar etmezler ama konu dile getirilmeyince toplum da bir şey demez, onlar da biraz boşverirler, güler geçerler kendileriyle dalga geçilmesine falan...
5. Bilinçli eşciseller. Bunlar eşcinselliklerini açık olarak yaşarlar, cinsiyet kimliğiyle dertleri yoktur ve eşcnselliklerinin arkasında dururlar, eşcinselliğin savunusunu yaparlar. Kaçamak cevap vermezler, kaçamak yaşamazlar, hatta eşcinsellik konusunda herkesi bilinçlendirmeye çalışırlar ama ne kendi camialarına, ne de topluma öyle kolay kolay yaranamazlar görünür oldukları için ama açık ve dürüst oldukları için de kimse bir şey yapamaz onlara. Çünkü bilirler ki bunlarla uğraşılmaz; bunlar haklarını sonuna kadar savunurlar.
Şu notu da düşmekte fayda vardır. Geleneksel toplumlar toplumsal cinsiyet odaklı yaşadıkları için, ister transseksüel olarak, isterse aktif-pasif olarak; erkeklik ve kadınlığa dair rol kimliklerini benimsemektedirler.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder