3 Haziran 2014 Salı

Bir ülkede bisiklet yolu yoksa, o ülke medeni sayılmaz


Herkesin medeniyet algısı farklı olabilir. Bana göre en ötekileştirilenler, egemen olan kesimle eşitse, bir de içinde hayvanlar ve bitkiler de dahil olmak üzere onları korumak amaçlı bir çevrecilik varsa, medeniyet budur. Sırtımızı döndüğümüz Avrupa homofobiyi, ırkçılığı, milliyetçiliği, kısaca insan haklarını bayağı-bayağı haletti, şimdi de çevrecilik konusunda ciddi adımlar atıyor. Eğitime, sanata verdikleri önemi saymıyorum bile. Adamlar içinde yaşadığı dünyayı korumak için çalışanları işe giderken bisiklet kullanmaları için teşvik ederken, bizde hala araba görgüsüzlüğü mevcut. Sanırım bilinçsiz toplumlarda, egolar tatmin edilmeden görgüsüzlük sona ermeyecek. Oysa insan egosunu zararlı heveslerle tatmin etmeden, zararları şeyleri atlayarak da doğruya ulaşabilir. İnsanlara lüks ile ego tatmininin yapay bir tatmin olduğu anlatılmalı, kullanılan bazı şeylerin, mesela ulaşım araçlarının gerçek amaçları öğretilmeli. Oysa bizde toplumsal varoluşum temel unsuru haline gelmiş araba sahibi olmak. Benim ehliyetim yok ve hiçbir zaman da olmayacak. Çünkü toplu ulaşım araçlarının kullanılması, üzerinde yaşadığımız gezegeni korumak ve canlıların can güvenliği için çok daha uygun. Özel araçlarla yollar daha da kısalmıyor ki; sadece ölümler artıyor. Hem varacağımız yer acilse, önceden çıkarız yola, olur biter. Artık araçlar bedenimizin bir parçası gibi. Neredeyse tuvalete bile özel araçlarımızla gideceğiz. Özel araç mutlak ihtiyaçtır düşüncesine katılmıyorum. Eskiden özel araçlar bu kadar yaygın mıydı? Hayat şimdi daha hızlı mı, dediniz. Keşke yaşam koşullarına uygun olmak ve de hayata yetişebilmek amacıyla özel araçlar kullanılmış olsaydı. İnanmıyorum ben koşulların özel aracı mutlak hale getirdiğine. Ben hayatım boyunca otomobil sahibi olmayacağım. Mümkün olduğu kadar toplu ulaşım araçlarını bile kullanmıyorum şehirler arası yolculuğa çıkmadığım sürece. Şehrin en uzak noktalarına dahi külüstür bisikletimle gidiyorum.

Peki bizim ülkemizin çevreyi korumak adına bisikletle ulaşımı teşvik etmek için bir politikası var mı? Ne gezer! Daha biz milliyetçiliğimizi, cinsiyetçiliğimizi bile aşamamışız ve üstelik hala çok görgüsüzüz. Herkesin hayalinde lüks otomobillere sahip olmak varken, hükümetin politikası da, tabi vatandaşın hayalleri doğrultusunda olacaktır. Vatandaşı çevrecilikle, eşcinsel haklarıyla falan tavlayamayacağına göre, tabiki de ekonomiden bahsedecek, dünyanın en güçlü 16 ekonomisinden biri olduğumuzu hatırlatacak. Trafik kazalarında şu kadar can veriyoruz; bisiklete önem verelim, nefret cinayetlerine şu kadar can veriyoruz; herkesi nefret suçları kapsamına alalım, demeyecek herhalde. Paramız olduktan sonra insani gelişmişlik sıralamasında Avrupa'da en sonuncu, hatta dünyada da gelişmemiş ülkelerle aynı kategoride olduğumuz kimin umrunda. Avrupa'daki medeniyet hatırlatıldığında da, vatandaşlarımızın hemen milliyetçiliği depreşiyor; onların medeniliği de sözde, dışarıya medeni gibi gösteriyorlar kendilerini, bahanesine sığınıyoruz.

Evet, bisiklet insani gelişmişliğin, medeni olmanın en büyük göstergelerindendir. Ekonomimiz geliştikçe üst yapılarımızı iyileştiriyoruz ama ne kaldırımları düzgün bir şekilde ve engellileri düşünerek yapıyoruz, ne de trafiği rahatlatmak, kazaları önlemek ve de ekosistemi korumak adına bisiklet yolları yapıyoruz. Bir iktidar 10 senede dünyanın bir numaralı ekonomisi olsa bile, ülkesinde bisiklet yolu yoksa, benim gözümde başarısızdır. İçinde yaşadığım şehir milyonluk bir şehir ama bisiklet yolu yok. Koca koca parklar yaptılar, alt yapıyı-üst yapıyı yenilediler, bir de büyük şehir ünvanı verdiler ama ben güvenli bir şekilde bisiklet kullanamıyorum. Trafiğe çıkıyorum araçların hışmına uğruyorum, kaldırıma çıkıyorum yayaların hışmına uğruyorum. Bari bisiklet kullanmayı yasaklayın da medeniyet seviyenizi tescilleyin. Denizli en çok özel araca sahip şehirler arasında ilk on içersinde ama bir tane dahi bisiklet yolu yok. Ekonomisi iyi şehirlerden birisi ama Avrupa anlayışına göre medeni değil bana göre.

Konuyla alakasız gibi görünebilir ama bana göre medeniyetle çok alakalı olduğu için hatırlatmadan geçemeyeceğim. Avrupa'da dünyayı korumak adına insanlar işe giderken bisiklet kullanmaları için teşvik primi veriyorlar ya, biz de tam aksine dünyanın ömrünü kısaltmak için nüfusu arttırmak adına primler veriliyor. Son olarak da 6 çocuk yapan kadınların emekliliklerini erkene alma projesi gündemdeydi. Vatana millete hayır olsun!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder