11 Mayıs 2014 Pazar

Eşcinseller kazandı, TRT gene kaybetti!


Conchita Wurst'ün 290 puanla birinci olduğu 59. Eurovision Şarkı yarışması TRT'siz yapıldı bu yıl da ve Avrupalılar hiç eksiklikliğini hissetmedi TRT'nin. Aynı coşku, aynı heyecan vardı gene. Yıllarca İtalya ve Avusturya gibi ülkeler çeşitli gerekçelerle kafa tutmuştu ve katılmamıştı yarışmaya, biz o zaman onların eksikliğini hissetmiş miydik de, onlar bizim eksikliğimizi hissetsinlerdi? TRT hala puan sistemine kafa tutmayı bahane etsin, herkes eğlenirken dünyayı kendi ekseni etrafında döndürmeye devam etsin.

Aslında içten içe seviniyordur TRT Eurovision'a bu yıl katılmadığına. Çünkü bu yıl onlar için korkunç olurdu; sakallı trans bir kadına tahammül edemezlerdi. Eşcinsellerimiz, transseksüellerimiz bile cinsiyet algısına tezat durumu yadırgarlerken, cinsiyetçi bir kurum olan TRT böyle bir duruma müsamaha göstermezdi. Zaten yayınlamadı da bildiğim kadarıyla yarışmayı. Geçen yıl açıkladıkları gibi, raiting yapmayan bir eğlenceye masraf etmek istememişlerdir gene!

Eurovision'u bu yıl sadece Avusturya adına katılan Conchita Wurst kazanmadı, eşcinsellik-transsesküellik de kazandı. Çünkü yarışmanın başından sonuna Conchita öndeydi neredeyse tüm ülkelerin 10 veya 12 puanlarını alarak. Bu da gösteriyor ki, Avrupa eşcinselliği, transseksüelliği yadırgamıyor artık. Tabi LGBTİ camiası da büyük ihtimal oylarını esirgememiştir Conchita'dan. Demek ki LGBTİ'ler birlik beraberlik noktasına da gelebilmişler.

Yarışmayı izlerken her 12 puanı aldığında Conchita'nın duygusallığı, sevinç gözyaşları ve ağlamaktan konuşamaması görülmeye değerdi. Ne kadar kibar, ne kadar içten, ne kadar yumuşak, ne kadar insancıl, ne kadar sevgi doluydu... Eşcinsel dünyayı kabul etmeyenler, eşcinsellik karşıtı olanların, bizlerin içindeki insanlığı görmek istememelerinin sebebi, insanlığımızın heteroseksist dünyaya fazla gelmesinden mi acaba?

Bazı homofobik ülke yarışmacıları Avusturya'yı eşcinsel şarkıcı yüzünden protesto ederek, nefretlerini kusarak ne kazandılar? Conchita'nın da insan olduğunu görünce utanmışlar mıdır? Keşke dokunabilseydiniz, dokunabilselerdi insanlığımıza. Eurovision'da ülkeler yarışıyor, kültürler kendilerini tanıtıyor olabilir ama bu yıl gerçek sahipleri eşcinseller kazandı yarışmayı, transseksüeller kazandı ve varlıklarını gösterdiler bütün Avrupa'ya. Şampiyonluk ev sahibine gitti anlayacağınız.

Eurovision "eşcinsellerin yarışması" diyorlar. Ne olmuş yani? Eşcinseller insan değil mi? Sadece Eurovision değil, bu dünya da eşcinsellerin dünyası. Korkmayın eşcişnseller canlı tarihinden beri varlar ve insan yemiyorlar. Eğer dünyayı onların ele geçirmesinden korkuyorsanız, bizler hep vardık. Heteroseksizmi kırabilirsek, dünyayı heteroseksüeller için de daha yaşanılabilir kılacağımızın garantisini verebilirim. Yumuşaklıktan, insanlıktan, şiddetsizlikten, nefretsizlikten zarar gelmez. Yoksa barışçıl bir dünya istenmiyor mu? Conchita Wurst'ün ödülünü aldıktan sonra yaptığı kısa konuşmaysa heteroseksiszme inat çok anlamlıydı: "Bu geceyi gelecekte barış ve özgürlük olduğuna inanan herkese ithaf ediyorum. Biz, biriz ve durdurulamayız.''

TRT yarışmaya katılmayarak her yıl kaybettiğini büyük ihtimal göremiyor. Avrupa sosyal medyayı bile yasaklayan bir Türkiye'yi aralarında istemezken, o, yani TRT kendini nimetten saymaya devam etsin, kendi kafasına göre kurallar istemeye devam etsin. Yani herkes haksız, bir TRT ve TRT gibi düşünenler haklı!

Ne zaman muhafazakar iktidar gider, TRT yarışmaya o zaman katılır. Ama hayatta gerçek olanlar kalıcı, diğer her şey yalandır. TRT de Eurovision'a katılacak, hem de eşcinsel bir şarkıcıyla katılacak. İşgüzarlık yapanlar da, ahlakçılıklarıyla, yasakçılıklarıyla, bahanecilikleriyle anılacaktır her zaman. Ben çocukluğumdan beri, dünyadan bu kadar koparıldığımızı hiç hatırlamıyorum. Bu günler de geçecek elbet. İhtilal günlerine isyan edenler, o günleri arıyorlar mıdır acaba? Çünkü ben çocukluğumda hatırlıyorum da bu kadar ahlakçılık yoktu. Yasaklar vardı ama laiklik de vardı. Şimdi onu da kaybediyoruz kademe kademe.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder