23 Ağustos 2013 Cuma

Homofobi günahtır!

VJ (Video Jokey) Bülent'in Twitter'da, yanlışlıkla darbeci Mısırlı General Sisi yerine Mürsi'ye "Şeytan ve geber artık" demesi tepki çekmiş. Benim dikkatimi çeken de, dindar geçinen türbanlıların, dinle tezat olan belden aşağı vurmaya ne kadar meraklı oldukları. VJ Bülent'e tehditle karışık cevap veren türbanlı bir kadın diyor ki, "Erkeklerin olmadığı yerde horozun adını Abdurrahman takarlarmış, sen de o cinstensin, dikkat et kuyruğunu keserler."

Tamam cahilsiniz, cinsel kimlikleri, erkeklik veya kadınlığın cinsel yönelimle alakalı olmadığını yani eşcinsel yönelimin biyolojik erkekliğe veya kadınlığa bir engelinin olmadığını bilmiyorsunuz ama bu nefret neyin nesi, bu tehdit neyin nesi? Herkes düşüncesini belirtirken heteroseksüeller cinsel yönelimiyle vurulmaya çalışılmıyor ama, eğer biri eşcinsel veya değil öyle tanınıyorsa fırsatlar hiç kaçırılmıyor. Ne geçti elinize yani eşcinselliği aşağılayınca; Puan mı kazandınız, sevap mı kazandınız, heteroseksist dünyadan takdir mi kazandınız?

Çok çelişiyorsunuz inançlarınızla. İnsanın insan olduğu için sevilmesi gerektiğine inanmanıza rağmen, cinsel yöneliminden dolayı kesmekle tehdit ediyorsunuz bir insanı. Eğer derdiniz cinsel yönelim değilse, eleştirinizi sadece düşünceye karşı yapın. Sevgi ve nefret yan yana yakışmaz. Sevginin yanında nefret varsa, sevgi insanı samimi değildir. Sadece kendini kandırır. "Birileri böyle diyor" diye nefret etmek de, kişinin kendini bilmemesidir, kendi olamamasıdır.

Sahi eşcinsellerden niye nefret edilir? Eşcinsellik nefret gerektirecek neye sebep olmuştur? Bence insanlar içlerindeki nefretlerine hedef göstermek yerine, bir şeyler öğrenmeye çalışsalar gerçek sevgiyi o zaman kazanabilirler. Gerçekten tanımadıkları kişilere karşı nefret duyanların içinde sevgi yoktur. Onlar sadece çıkar ilişkisini sevgi zannetmektir. Gerçek sevgi karşılıksız ve en ötekisini sevebilmektir. En azından nefretini içinde tutabilmektir sevgi.

Cinsiyet Kimliği: Kişinin kendini erkek veya kadın hissetme hali
Cinsel Yönelim: Kişinin hangi cinse ilgi duyduğu
Biyolojik Cinsiyet: Kişinin bedensel olarak erkek veya kadın olma hali
Toplumsal Cinsiyet: Toplumun erkeklik veya kadınlığa biçtiği rol

(Eşcinsel: Bedensel olarak erkek veya kadın olup kendi cinsine ilgi duyan
Transseksüel: Kadınlığı veya erkekliği bedenine uymayan 
Biseksüel: Her iki cinse de ilgi duyan)

Bu tanımlamlardan sonra tekrar diyebilirim ki, eşcinsel bir erkeğin bedensel olarak heteroseksüel bir erkekten hiçbir eksikliği yoktur. Fazlalığı ise, daha dürüst olup kadınları, toplumu, en başta kendini kandırmamasıdır. Tabi "topluma uy, olduğun gibi görünme de, ne olursan ol" değil mi? Makbule geçen samimiyetsizlik, sahtekarlık!

Egemensen, güç yeterliliği yapmak kadar kötü bir şey olabilir mi şu dünyada? Eşcinsellere yapılan bu işte. Din iyilik, güzellik, faydacılık, sevgi gibi erdemleri yaymak için yok mudur? Yoksa ben mi yanlış biliyorum, uygulayanlar mı yanlış uyguluyor?

Muhafazakar iktidar yaşamımıza ağırlığını koyduğundan beri, tıpkı "Gezi" protestolarına katılan sanatçıları kara listeye aldığı gibi, kendince ahlaka uymadığını düşündüğü bazı sanatçılara da ekran yasağı getirtti. Özel kanallar dahil bu sanatçıları ekranlarda göremiyoruz artık. Oysa bu insanlar ekmeğini şov dünyasından çıkartıyorlar. Ne yapıp-ne ettikleri, geçimlerini nasıl sağladıkları da niye umurlarında olsun ki? Çünkü kendilerine benzemeyenler, kurallarına uymayanlar ahlaksız sayılıyor onlara göre. Devleti böyle düşünürse, vatandaşı da cinsiyetçi olacaktır tabi.

2 yorum:

  1. vj bülentin fikrini eleştir sana ne erkek mi horoz mu tartışmasına girip kimliğini eleştiriyorsun. bülent yanlışlıkla söylemiş zaten. kimse sisi gibi binlerce kişiyi öldüren birine arka çıkmaz. dindarlardan böyle açıklama gelince üzülüyorum ben. ama dindarların hepsi aynı fikirde ve homofobik değil. dinimiz hoşgörüyü emrediyor. linç etmeye çalışmak ve rencide etmek bir dindara yakışmıyor

    YanıtlaSil
  2. zaten benim eleştirim de barışçıl ve insancıl olanlara değil.

    YanıtlaSil