31 Ağustos 2013 Cumartesi

Cüneyt Arkın, RTÜK'e göre duygusuz sevişme filmlerinin kahramanı mı oluyor şimdi?


RTÜK gene bir TV kanalına, yayınladığı bir filmdeki (Bir Cüneyt Arkın - Meral Orhonsay filmi) çıplaklık ve sevişme sahnelerinin duygusuzluğundan dolayı ceza vermiş. Konuyu genişletmeden önce, hemen sevişme sahnelerinin duygusuzluğuyla başlamak istiyorum yazıma. Gerçekten RTÜK sevişme sahnelerindeki duyguyu göz önünde bulunduruyor mudur, yoksa dalga mı geçiyor insanlarla? Duygusuz sevişme olur mu? Her ne şekilde olursa olsun, zorlama olmadıktan sonra, öyle veya böyle, az veya çok her sevişmede bir duygu vardır. RTÜK nerden anlamış acaba bu sevişmelerin duygusuz olduğunu? Duygu ölçme cihazı mı var, yoksa herkesin duygusunu (sayısını tam hatırlamıyorum ama 3-5 kişi olması gerekiyor izleyip de karar veren RTÜK ekibi) kendi duygularına göre mi değerlendiriyor. Tabiki de öyle. Muhafazakar iktidarın, muhafazakar birimlerinin, muhafazakar temsilcilerinin duygu anlayışı da kalıpsaldır kaçınılmaz olarak. Eğer işin içinde çıplaklık varsa, sevişme varsa duygu yoktur kesinlikle. Bu olsa olsa salt cinselliktir. Bu da onların ahlak anlayışlarına tartışmasız terstir. Velhasıl sevişme sahnelerindeki duygusuzluk bahaneden başka bir şey değildir. Bu sahnelerdeki duygu seviyesini filmin yönetmenine ve oyuncularına bir sormak gerekir. Acaba bu kişiler duygusuz mu seviştiler, yoksa duygu anlayışları RTÜK'ünküne mi uymadı? Bence ikincisi. Çünkü 30 yıldır kimse bunun farkına varmadıysa, muhafazakarlığa paralel kurulun duyguları da bence kördür diye düşünüyorum. Çünkü 3-5 kişi nasıl başkalarının sevişme sahnesindeki duygu konusunda ahkam kesebilir ki.

Gelelim RTÜK üyelerinin yasaklarına dayanak teşkil eden ahlak anlayışlarına ve bu ahlakçılıklarının onlara göre sebebine, bana göre bahanesine. Çıplaklık ve sevişme sahnesi çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişmelerine zarar verirmiş. Bu çocuklar kendi bedenlerine baktıkça zarar mı görüyorlar? Eğer beden zararlı bir şeyse, çocuklar kendilerinden-bedenlerinden hayat boyu nefret edeceklerdir. Zaten istenen de bu. Çocuklar kendilerine, doğalarına yabancı yetişsinler, vücutlarının doğanın normal bir parçası olduğunu unutsunlar, vücutlarının saklanması gereken mahrem bir şey olduğunu içselleştirsinleri ki, heteroseksizmin geleneksel yapısını devam ettirmesi için insanların kendi kendilerini kontrol altına almalarını sağlayan ahlakçılığı pekiştirsinler.

Keza sevişme konusunda da öyle. İnsanlar sevişmeye yabancı kalsın, sevişmek erkek egemen sistemin kurumlarının, birimlerinin insiyatifine kalsın ki, onlar ne zaman isterlerse o zaman izinler verilip, imzalar çakılsın, cümle aleme ahlaklı oldukları ilan edilsin ki, ondan sonra sevişebilsinler. Ama bir sorun yok mu burada? Sevişmeyi bilmiyorlar. Amaç da o ya zaten. Bilmesinler. Sevişmeyi zevk için değil de, sadece üremek için gereklilik olarak uygulasınlar. Yoksa profesyonel şekilde sevişmeyi bilirlerse ahlaksız-mahlaksız olurlar alimallah. Toplumda özgür sevişme anlayışına ahlaksızlık olarak bakılmıyor mu istendiği üzere? RTÜK'ün amacı da zaten geleceğe, muhafazakar toplumun ahlak anlayışına uygun bireyler yetişmesine ters gelen özgürlükleri yok etmeye çalışmak. Ama RTÜK cezasının gerekçesiyle çelişiyor burada. Çünkü gençler, çocuklar sevişmeye yabancı bir şekilde yetişirlerse, sevişmeye nasıl duygu katacaklar? Çünkü RTÜK'e göre cinsellik ve sevişmek ahlaksızlık. Çocukları da bu eylemlere yabancı bırakırsan, sevişmekten nefret edeceklerdir, utanacaklardır, hatta ahlaksızlık şeklinde öğrendikleri için namus meselesi yüzünden hayatları kararacaktır belki.

Oysa çocuklar cinselliğin ne olduğunu görseler, bilseler, açık ve doğru şekilde öğrenseler, gelecekte de özgürce sevişseler ne çıkar. Ahlak bahanesiyle çocukların kanına seksi nefret olarak aşılarsan, doğalarıyla ahlakçı yapı arasında kalırlar. Amaçlarından biri de bu zaten ahlakçı yapının. Tamamen ahlakçı yapamasak bile arada kalsınlar ki tam anlamıyla özgür bireyler olamasınlar. Tabi bu yazdıklarım herkes için geçerli olmayabilir. "RTÜK gibi ahklakçı yapıları günümüzde kim tınlar?" diyebilirsiniz. Ne yazık ki tınlayanlar da var, bu yüzde zarar görenler de var hala.

RTÜK'ün striptize bakış açısını açmaya gerek yok sanırım. Kendi deyimleriyle bu "cinsel gösteri" tamamen şeytani ve ahlaksızlıktır büyük ihtimal. Dans etmek, bir de çıplak dans etmek kabul edilebilir bir şey olabilir mi bu zihniyettekiler için?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder