Polis nedir? Benim bildiğim vatandaşın güvenliğini sağlayan devletin memurları, görevlileridir. Araya başka bir soru sıkıştırmak gerekirse, polisin görevini ne zaman, niçin yaptığını daha iyi anlayabiliriz; Vatandaş kimdir, halk kimdir? Devlet ve birimlerinin muamelesini göz önünde bulundurursak, halk, vatandaş, sadece iktidarı destekleyen kişilerdir. Diğerleri ötekidir, nefret edilebilecek, şiddeti hak eden her türlü öteki vasfına sahip kişilerdir devlet ve uzantılarına göre. Yani iktidarın, devletin kurallarına uyman gerekiyor vatandaş sayılabilmen, her türlü vatandaşlık haklarından faydalanabilmen ve güvenliğinin sağlanabilmesi için. Yani devlet ve polisi insan ayırımı yapmıyor kendi düşüncelerine göre. Devletin düzenini bozmak isteyenleri hizaya sokmaya çalışıyor. Bunun için de biber gazıymış, tazyikli suymuş, jopmuş, yumrukmuş fark etmiyor, devlet ne verdiyse yani polisine...
Peki şiddete maruz kalanlar ne düşünür şiddet esnasında? Vatandaşlığını mı sorgular, devletini, polisini mi? Yani vatandaş Rıza olmanın belli kuralları mı vardır? Evet devlete göre vardır. Toplumsal bir kalıp vardır vatandaş sayılabilmen için. Onun dışına çıkarsan gazlanmayı, sulanmayı, jopu, yumruğu hak edersin. Kısaca Müslüman, Türk, heteroseksüel ve itaatkar olman gerekiyor vatandaş sayılman için. Yoksa dinsiz, vatan haini, ahlaksız ilan edilmen işten bile değildir. Yani kendine göre, yapına göre, doğana göre, kendi kültürüne göre varolamazsın. Varolursan da başına gelecekleri gözönünde bulundurmak zorundasın. Çünkü seni koruyacak hiç kimse olmayacaktır o zaman. Çünkü zaten senin devletin kurallarına karşı çıkman, seni koruması gerektiğine inandığın kişilerin, kurumların düşmanı olman için yeterli sebep.
Sahi ne kadardır, güvenlik anlamında zorda kalınca gidebileceği polisi, hukuğu olmayan, devleti olmayan kişi sayısı? Gitseler ne olacak ki? Daha suçlu ilan edilmiyorlar mı? Gitseler ne diyecekler ki? Polisi polise mi şikayet edecekler, devleti yargısına mı şikayet edecekeler? İnsanın çaresiz bırakılıp da çaresiz kalmasının ne demek olduğunu anlayabilir mi iktidar ve kurumları, birimleri, bireyleri?
Polis devletinde, zaman zaman değil, devletin polisine hiçbir zaman güvenmeyen eşcinseller gibi kesimler var. Polisin keyfiyetiyle bir çoğu belki ilk defa karşılaşıyor olabilir ama eşcinseller sırf cinsel yönelimlerinden, transseksüeller sırf cinsiyet kimliklerinden dolayı bu sebepsiz şiddet gibi nefret muamelelerine yıllardır maruz kalıyorlar. O zaman yalnızdık, anlaşılamıyorduk. Belki insanların, ötekileştirilenlerin halini anlamaları için, sebepsiz aynı şiddet dolu ayrımcılığa maruz kalması gerekiyor-dur.
Polisi sorguluyorduk ya, yani görevini... Polis bütün vatandaşlara aynı saygıyla yaklaşmıyor ve her türlü olumsuzlukla karşılaşan öteki vatandaşlara yapılan ayrımcı davranışlar ilk polisle başlayıp devletin diğer birimleriyle devam ediyor. Hal böyle olunca da polise, devlete güvenmemiz söz konusu bile olmuyor. Hele eşcinselsen, kaale alınmıyorsun, ilgilenilmiyorsun, kötü muameleye maruz kalıyorsun ve de haksızlığa uğramakla kaldığın gibi, dahası devlet ve polisi tarafından suçlu bile ilan ediliyorsun. Bu sadece eşcinseller için geçerli değil tabi. Bir eşcinsel olarak deneyimlerime dayanarak eşcinsellik örneğini veriyorum. Zaman, itibar, onur, fiziksel ve ruhsal sağlığı ve sairesini kaybetmek için mi sığınacak ötekileştirilen vatandaşlar polise ve devlete? Gezi Parkı direnişinde yardım isteyen eşcinseller darpa uğramadılar mı? Tabi bütün bu korkuya rağmen haklarımızı sonuna kadar kullanmalıyız. Kullanmadığımız sürece umursanmamaya, vatandaş olarak bile görülmemeye devam ederiz. Haklarımızı kullanma konusunda ısrar ede ede dikkat çekecektir bu ayrımcılıklar ve bir şeyler değişmeye başlayacaktır mutlaka.
Evet ben polis gördüğüm zaman korkuyorum artık. "Şimdi bir bahane bulup beni karakola götürür mü?" diye korkuyorum. Hatta "Hiç beklemediğim anda suratıma bir tane yumruk yer miyim?" diye mesafeli duruyorum beni durduran polislere karşı. Çünkü bir değil, çok defa karşılaştım polisin böyle ani şiddet davranışlarına. Ne için mi? Eşcinsel olduğum için. Tabi bir çoğu gene inanmayacak, gene anlamayacaktır. Alıştık artık hem ayrımcılığa, hem de anlaşılmamaya.
Peki polis diyince polisin aklına ne geliyor, kendini anlayabiliyor mu polis? Yoksa onlar artık o görevi seçmekle insani duygularını yitirip devletin emir kulları haline mi geliyorlar? Verilen emirlerin bile üstüne çıkmaları, duygularının tamamen devlet sistemine paralel olmasından mı? Devletin de her halükarda memurlarını koruyan bir politika izlemesi onlara orantısız davranma hakkı mı veriyor? Bir vatandaş olarak polisle temas ettiğiniz zaman polisteki devletsel özgüveni farkediyorsunuzdur sanırım. Sanki devletin en alt birimleirinden biriyle değil de, en üst birimiyle iletişim halindeymiş gibi oluyorsunuz. Güven yerine tırsıyorsunuz resmen.
Devlet ne düşünüyor acaba polislik hakkında? Bunu bilmeyecek ne var. Her türlü emri yerine getiren birer emir kulu. Polis devleti değil de vatandaşı düşünürse, cezalı muamelesine maruz kalır. Terfi edemez, görev yeri uzaklara atılır, ve saire, ve saire...
Bütün bu yanlış muameleleri değiştirecek olan ne? İktidara gelenlerin, kolluk güçleriyle ideolojilerini dayatmak yerine, vatandaşa sözde olmayan, gerçek anlamda vatandaşlık hizmeti vermek, eğer verilen hizmet beğenilmiyorsa sandığa güvenip de milli iradeden bahsetmek yerine, kibar bir şekilde vatandaşların isteklerini karşılayabilecek başka birilerine görevi teslim etmek. (Bunu hangi iktidar yapar? Hiçbir iktidar? Yok mudur böyle iktidarlar? Olduğu zaman zaten demokratik bir ülkede yaşıyorsun demektir.) Çünkü çoğunluğun ne istediği değil, herkesin ne istediğidir önemli olan. Durduğu yerde çiçekle eylem yapana, polis darbesiyle ne devlet hizmeti olur ne de yönetim olur. Olmayan bir şey de, insanca yaşamak adına hakları için mücadele edenlerin, baskıcı siteme direnenlerin marjinal olmadığı.
Bundan sonraki yazımda marjinali sorgulayacağım.
Not: Resmi olarak araştırmadığım için, polisin görevi konusunda yanlış algı oluşmuş olabilir bende. Belki polisin görevi vatandaşın güvenliği değil de devletin güvenliğini sağlamak olabilir! Ama vatandaşın güvenliğini sağlayacak hiçbir devlet birimi yoksa ne olacak?
Bir de polisler uyguladıkları şiddet eğer kamera çekimleriyle falan ispat edilirse, kendilerine "Bunu ben mi yapmışım, hiç hatırlamıyorum, vay insafsız!" diyerek inanamıyorlar ya, sanırım kendilerince devlet garantili espri yaptıklarını zannediyorlar. Ama tayinleri veya izinleri iptal edilince akılları çok güzel çalışıyor. O zaman devletin emir kulu olduklarını falan unutuveriyorlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder