Cumartesi AÖF sınavları vardı. Tanrım ne kadar çok kadın-kız öğrenci vardı? Acaba, kadın ve erkekleri ayrı ayrı sınıflara mı dağıttılar, beni de eşcinsel olarak zararsız diye aralarına mı soktular diye de düşündüm. Yoksa okutulmayan kadınların önündeki en büyük fırsat mıydı açıktan okumak da bu kadar yoğundular erkeklere oranla?
40 ve 50 yaş üzerindekiler de, örgün öğretimde okuyamayıp, okuma arzusunu tatmin edenler olsa gerek.
Ben Sosyoloji okuyorum ve Sosyoloji'ye bu kadar talep olması çok sevindirici. Çünkü bu toplumun değişmesi, gelişmesi için sosyal bilimlere, sosyal bilimleri öğrenip-öğretenlere çok ihtiyacı var. Örgün olarak Sosyoloji okuyanların, Açık Öğretim'de Sosyoloji bölümünün olmasından hazımsızlık duymasıysa, okudukları bölümün felsefesiyle zaten hiç bağdaşmıyor.
Sınav dönüşü otobüste önümdeki koltukta oturan iki kadın öğrenci konuşuyorlar. Bir tanesi soruyor, "Çalışıyor musun?" Eğer iki erkek konuşuyor olsaydı bu soru hangi şekilde sorulurdu? "Ne iş yapıyorsun?"
Kadınların çalışmama seçenekleri veya çalıştırılmama durumları vardır önlerinde. Ama erkeklerin görevlerinden, erkekliğin sembollerin ve kadınlara göre ayrıcalıklı durumlarından biridir çalışmak.
Çalışmak ayrıcalıklı bir durum olabilir mi diyebilirsiniz? Heteroseksist toplumlarda ne yazık ki öncelikli olarak erkeklerin hakkıdır çalışmak. Çünkü erkeğin söz hakkını elinden alabilir kadının ekonomik özgürlüğünü kazanması. O yüzden heteroseksist politikalar günümüzde bile çok çocuk yapan kadını erken emekli yapmaya çalışıyor ya.
Çünkü okuyan ve çalışanındır söz hakkı, yönetim hakkı! Eğitim ve çalışma politikaları ne kadar kadına kolaylık sağlıyor gibi gözükse de, kadını alttan alta etkisiz hale getirip, eve bağımlı kılacak şekilde düzenleniyor. Lisenin mecburi olmamasının ve çok çocuk yapan kadının erkek emekli olmasının başka bir açıklaması olabilir mi?
Zaten kadınların okumasının fuzuli olduğunu düşünen erkek bir zihniyet hakim değil mi kafalarda? Mesela aynı gün sınava giderken arkasına oturduğum otobüs şoförü diyor ki, "Benim hanım da okumak istedi, 'Ne yapacaksın okulu?' dedim." Bu daha yola çıkar çıkmaz istem dışı kendiliğinden karşılaştığım bir örnek. Bir de araştırıp didiklesem ne vahim durumlar, zihniyetler çıkacak kimbilir eğitim anlayışıyla ilgili.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder