Biliyorum bloğumda neredeyse hep eşcinsellikten bahsediyorum ve amacına uygun olarak da bundan doğal ne olabilir ki? Bu eşcinsellik odaklı yaşadığımın göstergesi sayılmamalı. Eğer eşcinsellik heteroseksizmin taktığı bir ötekileştirme politikası olmasaydı, ben de eşcinselliğin üzerinde bu kadar durmaz, doğal ve temel bir ihtiyaç olarak duygusal ve de cinsel olarak yaşar giderdim. Çünkü eşcinselliğin cinsel yönelim olarak heteroseksüellikten bir farkı yok ki. Bir şeyler hissediyorsun dürtüsel olarak ve bunu kendi cinsinle gerçekleştiriyorsun. Heteroseksizm için sorun da yönelimin kendi cinsine olması ya, değil mi?
Acaba heteroseksüel ilişki yaşayanlar neden heteroseksüel olduklarını sorguluyorlar mı? Sorgulamıyorlarsa eşcinsellerin cinsel yönelimlerini sorgulama hakkını nereden buluyorlar? İsterseniz cevabını vereyim; Korkuttukları, sindirdikleri özgüvensiz eşcinsellerin haklarını ellerinden alıp, kendilerine benzemeyen farklılıklara karşı esnek olmama bencilliğinden.
Özgüvensiz eşcinseller korkaklıklarını genetiğe bağlayıp hakları için mücadele sorumluluğunu üzerlerine almayabilirler ama bu durum egemen güçlerin-heteroseksizmin haksızlık yapması için geçerli bir sebep olamaz tabiki de. Bir de söylediklerimin ifade özgürlüğü kapsamında kişisel açıklamalar olduğunu altını çizeyim. Heteroseksistler homofobilerini nefretle kusup eşcinselleri cinayete hedef gösterebiliyorsa, ben de düşüncelerimi açıklayabilirim değil mi kapasitem çerçevesinde. Çevresel faktörlerin etkisi altında kalabilecek yapıda olan eşcinsellere de haksızlık ediyor olabilirim hakları için mücadele konusunda pasif kalmalarından dolayı ama sadece genetiğe-yapıya-doğaya inanmayıp çevresel faktörlere inanmam benim de inandığım eşcinselliğime gölge düşürür, heteroseksiszmin dayattığı üzere eşcinselliğin bir tercih olduğu savını besler. Çevresel faktörlerin benim eşcinselliğime hiç etki etmemesi benim sağlıksız olduğumu göstermez herhalde değil mi?
Eşcinseller de dahil heteroseksist kültürün eşcinselliğe biraz bilimsel ve evrensel bakması, bakmayı öğrenmesi gerekmez mi?
İngiltere'de 3 yaşında bir erkek çocuğu erkek kimliğini reddedip kendisine bir kız gibi davranılmasını istiyor. (Çocukların özgür bırakılmayıp heteroseksizme uygun yetiştirilme dayatması bile heteroseksizmin ne kadar doğal olmadığının göstergesi sayılmaz mı?) Aile ve okul çevresi bu konuda çocuğa yardımcı oluyorlar ve onu olmak istediği gibi kabul ediyorlar. Bizde olunca ne oluyor? Çocuk doğru yetiştirilmediği için kimlik bozukluğu teşhisi koyulup heteroseksüel yapılmaya çalışılıyor!)
Gene futbolun beşiği İngiltere'de Futbol Federasyonu homofobiye karşı ünlü futbolcularla kampanya başlatmış. Bizde ne yapılıyor? Bir futbol hakemine eşcinsel olduğu ve askerlik yapmadığı için çürük raporu veriliyor ve sağlıksız bahanesiyle görevi engelleniyor, sonra da görevinde yükselmesi için heteroseksüellere verilen haklardan yararlandırılmıyor, iş işten geçmesi için de zaman kaybettiriliyor.
Avustralya başbakanıysa eşcinselleri resmi konutuna davet etmiş. Yemekte eşcinseller Başbakanı ülkelerinde eşcinsel evliliklere izin verilmesi için ikna etmeye çalışacaklarmış. Bizde eşcinselliğe hangi gözle bakılıyor iktidar çevresinde? Bakanları tarafından "eşcinsellik hastalık" denilerek eşcinseller resmen nefret cinayetlerine hedef gösteriliyor. Yani hükümet bile-bile suç işliyor. Acaba hiç kimse bunun farkında değil mi, yoksa eşcinsellerin ölüm fermanı sessiz ve de duyarsız kalınarak zihinsel olarak imzalanmış mı? Aynen öyle!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder