4 Ocak 2012 Çarşamba

İçinde Eşcinselliğin Olmadığı Özgürlük, Özgürlük Sayılmaz


Bülent Ersoy bir soru üzerine "Deniz Gezmiş çok kıymetli bir arkadaşımdı. Rahmetli gerek derin bilgi birikimi ve gerekse ideolojisinden ödün vermeyen sağlam karakter yapısındaki üstün kişiliğiyle yiğit, delikanlı, adam gibi bir adamdı. Rahmetli çok severdi sesimi. Bir gün bana 3 şişe Çamlıca gazozu aldı, ben de ona şarkılar söyledim." demiş.

Özgürlük Kuşağı 68'liler buna tepki göstermişler, Bülent Ersoy'la Deniz Gezmiş'in yaş farkından dolayı ve ideolojik sebeplerle şahitlere dayanarak bunu yalanlamışlar.

Abisi "Bir kişiye neden 3 tane gazoz alırsın!" diyerek cinselliği kasdediyor ki, "Bir 'Gazozumun içine ilaç attı' demediği kalmış." diyor.
Bülent Ersoy'un ifadesinden Deniz Gezmiş'i cinsel anlamda Bülent Ersoy'dan korumaya çalışıyor resmen.

Deniz Gezmiş'in arkadaşı da "Deniz’in kız arkadaşlarını, her şeyi bilirdik. Kimin kiminle çıktığından haberdardık. Bülent Ersoy’un sesini sevseydi hep beraber dinlerdik, çünkü bizim yaşamımız kolektif bir yaşamdı, gerek cezaevi, gerekse dışarıda." demiş.
"Deniz'in kız arkadaşlarını bilirdik..." derken de eşcinsellikte uzak tutma, homofobi yok mu?

Bir diğer arkadaşı da homofobisini sakınmamış. "Deniz, Bülent Ersoy gibilerin çıktığı mekanlarda bulunmazdı. O tür insanlardan iğrenirdi. Deniz’in gece hayatı yoktu, barlara, eğlencelere, müzikhollere hiçbir zaman gitmezdi. Bülent Ersoy’la nerede karşılaşacak ki? Daha çok edebiyat sever, şiir okurdu."
"Bülent Ersoy gibilerin çıktığı mekanlarda bulunmazdı. O tür insanlardan iğrenirdi." cümlesinde de en üst perdeden bir homofobi haykırması, "Aman eşcinselliğe bulaşmasın." kaygısı, korkusu ve nefreti yok mu?

Avukatlardan biri de, “Deniz’in bütün düşüncesi devrimdi. Bu kadın kılığındaki erkeğe ya da erkek kılığındaki kadına lanet olsun” diye konuşmuş.
Ersoy’un yalan söylediğini iddia eden Avukat, “Yalan söylemesin, uydurmasın. Yoksa Deniz’in arkadaşları onu cezalandırır” demiş.
Cinsiyet ayrımcılığı yapan ve de transseksüelliğe mafyavari tehditler savuran, lanet okuyan bir avukatın içinde yer aldığı yargı sisteminde biz kim savunacak gerçekten? İstisnai bir durum değil bu zihniyet. Böyle olduğunu zannedenlerin dünyadan haberi yok bence. Tabii ikiyüzlülükle eşcinsellikten, transseksüellikten yırtan, başına cinsel yönelim ve cinsiyet ayrımcılığı gelmeyen LGBTT'ler de bunu anlayamaz ve bol keseden atıp-tutarlar laf olsun diye.

Birileri cinsel yönelimime, cinsiyet kimliğime nefretini kusarken ben onların ideolojisine, özgürlük anlayışına saygı göstereceğim ha! Hadi ordan!

Kusura bakmayın ama ister "cahil" diyin, ister "homoseksist", ister "heterofobik" ben Deniz Gezmiş kimdir, ideolojisi nedir hiç bilmem, merak da etmedim, iyi ki de öğrenmemişim. Savunucularının söylemlerinden anladığım kadarıyla eşcinselliğe-transseksüelliğe bulaştırılmamak istendiğine göre benim özgürlük anlayışıma o kadar ters ki bu ideoloji ki, benim özgürlük kahramanın Deniz Gezmiş değil çok rahatlıkla Zeki Müren ve Bülent Ersoy olur en azından cinsel kimliklerinden gocunmadıkları için.

Bir şeyleri veya her şeyi eşcinsellikle bağdaştırıp konuyu homofobiklikle itham edebilirim ama, bir insanın doğal yapısına direkt veya dolaylı, sadece son olaylarda değil, öncesinde ve sonrasında (Eşcinselliğe nefretin daimi olması daha da homoseksist yapıyor insanı ister istemez) bu kadar hakaret edilirse, insan tepkisiz kalamıyor ve kim olduğuna bakmadan "yeter" diyor.

Zaten içinde eşcinsellik barındırmayan özgürlük anlayışı ne kadar özgürlük sayılır. Biliyorum heteroseksist dünyada herkesin özgürlük anlayışı eşcinselliğe kadar ama ben bu özgürlükten kendim faydalanamayacak olduktan ve ayrımcılığa maruz kaldıktan, nefret cinayetine kurban gittikten sonra böyle bir özgürlüğü ne yapayım? Özgürlük herkese olmadıktan sonra özgürlük sayılır mı? Herkese göre sayılsa bile bana göre sayılmaz, sayılamaz.

O yüzden diğerlerinin özgürlük mücadelesine destek verirken, "Özgür dünyanızda bana da, eşcinselliğe de yer var mı?" diye açık-açık sormak, şart koşmak gerekiyor. Başka özgürlere, özgürlüklere ipi boğazıma geçirmeleri için kendi ellerimle teslim etmeye hiç niyetim yok. Hatta çok afedersiniz faşistçe bile bulabilirsiniz, empatisiz dar bir  bakış açısı olarak da görebilirsiniz ama ben ayrımcılığa maruz kalanların kültürünün eşcinselliğe bakış açısına göre de değerlendirmek istiyorum. Ben onu kurtarayım, o benim eşcinselliğimi delik-deşik etsin ha? Geçiniz. Çünkü eşcinselliğim benim ideolojim değil, doğal bir yapım, yaşama biçimim, yaşam hakkım. Kimse bunu diğer ideoloji ve özgürlük mücadeleleriyle karıştırmasın. Belli sınırlar ve değerler içersinde de olsa heteroseksüeller cinselliklerini yaşıyorlar ama eşcinseller yaşayamıyorlar. Yaşayınca da neler olduğunu, nelerle karşılaştıklarını çok iyi biliyoruz.

Heteroseksizmin bizi-eşcinselleri, eşcinselliği anlamaya hiç niyeti yoksa, biz onu-onları ölümlerden kurtarsak da eşcinselliğe bakış açıları değişmeyecekse, bizim iyi niyetimizin, yardımımızın, onlar için mücadelemizin hiçbir anlamı olmayacağı gibi, daha enayi yerine koyulup kolay lokma olmamızı sağlayacaktır. Kendilerini kurtarınca bizim yanımızda durmayı bırakın, birbirine düşman olan kuvvetler ittifak içine girip eşcinselleri cephe alacaklardır. Nereden mi biliyorum? Görünen köy klavuz istemez herkesin gördüğü üzere. Onlar başka dünyanın toplumu değil ki? Eşcinsellere o ezilmişlerin, ayrımcılığa maruz kalmışların nasıl davrandıklarını, neler yaptıklarını bilmiyor muyuz?

Sözün özü özgürlük sembollerinden biri bile eşcinsellikle yanyana yakıştırılamıyorsa dünyanın, daha doğrusu dünyalıların eşcinsellere karşı ne kadar acımasız ve duyarsız olduklarını, bunun da gerçek özgürlüğün eşcinselliğin kabulüyle gerçekleşeceğini gösterir.

2 yorum:

  1. hakkında hiç bi şey bilmediğin merak etmediğin araştırmadığın ve suan aramızda olmayan bir kişi hakkında popülist magazin haberlerine dayanarak boyle yargılarda bulunman gercekten üzücü..

    gerçekleri de görebilsen bir yandan keske.

    YanıtlaSil
  2. ya benim görülmeyen, görülmek istenmeyen eşcinselliğim ne olacak. görülmediğim ve kabul edilmediğim dünyadaki gerçeklerin benim için ne önemi olabilir ki. ben varsam ancak başka gerçekler hakkında değerlendirme yapabilrim. yoksam yapamam ki. transseksüelliği özgürlük sembolünün arkadaşlarıyla tehdit eden bir özgürlük anlayışı bana uymaz.

    YanıtlaSil