2 Ocak 2012 Pazartesi

Eşcinselliği İnkar Etmek Suçtur

Eşcinselliği inkar etmek bir insanlık suçu ve ayıbıdır, yasal olarak da suç olmalıdır.

Eşcinseller eşcinselliği namussuzluk, ahlaksızlık sınıfına sokup gayriinsani bulduğu için İçişleri Bakanını istifaya çağırıp protesto etmişler. Çok güzel yapmışlar yapmasına da, geçen yıl da hemşerim Bakan eşcinsellik "hastalık" dediği için protesto edilmişti ama hiçbir işe yaramamış, yaramıyor ki gidenin yeri başka bir benzeriyle dolduruluyor, gelen gideni aratmıyor. İktidar bile bu protestodan rahatsız olmuyor ki, bir avuç eşcinselin gazı boşalsın diye engel çıkarmıyor. Tekrar söylüyorum yanlış anlaşılmasın, bu protestoyu canı gönülden destekliyorum tabi ki ama yetersiz ne kelime, çok çok çok yetersiz. Gören de gerçekten eşcinselleri bir elin parmakları kadar sanacak. Oysa bir elin parmakları en azında yüzde onluk sayıyı ifade etmektedir. Yani 8 milyon net eşcinsel demektir bu en azından. Kaos GL'nin  sitesini beğenenlerin sayısı bile Facebook'ta ancak 8 bini bulabildi. Güncel ulusal başka site de yok başka bir yere üye olmuşlar desek.

Eşcinselliğin kabul edilmesi için bence olması gereken, yapılması gereken eşcinsellere sözlü veya davranışsal her türlü ayrımcılıkta bulunanların yanı sıra eşcinselliği inkar edenlere, "inkar" suç sayılarak hapis cezasının verilmesi gerekiyor. Bir insanın suçlu sayılması için illa ki direkt katil mi olması gerekiyor? Testi kırılmadan önlemini almamak eşcinsellere ayrımcılık, eşcinsel nefret ve cinayetleri için eşcinselleri hedef göstermektir. Söyleyene değil söyletene bak'caksın. Bak-an-lar-ı eşcinsellik hastalık ve ahlaksızlık derse vatandaşı ne yapmaz ki?

Cinsel özgürlerin bile "çeşit" olarak tanımlanıp tehlike olarak görüldüğü bir kültürde, çeşitliliğe bu kadar karşıyken, eşcinsel çeşitliliğin kabulü o kadar kolay olmamasına rağmen eşcinselliğin inkarının suç sayılması için cinsel yönelimin diğer çeşidi olarak eşcinselliğin önce Ana-yasal olarak kabul edilmesi gerekiyor.

Tabi bütün bunlar için yani eşcinselliğin yasal olarak kabulü ve inkarının suç sayılabilmesi için önce eşcinsellerin kendi içlerinde eşcinselliklerini kabul etmeleri, sonra da bunu dışarıya, topluma yansıtmaları, apaçık eşcinsel olmaları-görünmeleri gerekiyor. Hani bu toplumda-Türkiye'de "eşcinsellik ve eşcinsel hakları kabul edilmez" deniyor ya, bunu diyenler önce eşcinsellerin kendileri. Çünkü onlar da heteroseksizmin tek gerçek olduğuna inandırmışlar kendilerini veya inandırılmışlar işte. Onlar da eşcinselliği sapıklık, hastalık olarak kabul edip kendilerine, cinsel arzularına hakim olamayarak sadece eşcinselliğin cinsellik bölümünü yaşayıp, sabah olunca eşcinselliklerini unutuyorlar. Heteroseksizm ağlamayan eşcinsele neden "hak" versin ki?

Eşcinselliğin kabulü için bir devrim şart. Bütün çalışan eşcinseller greve gidecekler, bütün eşcinsel işverenler eşcinselliği inkar eden işçileri işten çıkaracaklar, bütün eşcinseller eşcinselliği kabul etmeyen hiçbir markanın ürününü almayacaklar, heteroseksüelliğe dair sinema, konser, televizyon hiçbir etkinliği takip etmeyecekler ve sokaklarda eşcinselliğe dair kabul edilmeyen ister tanımlanma, ister davranışsal ne varsa hepsi  meşrulaştırılacak normalleştirilecek. Yani kısaca heteroseksizme karşı kitlesel olarak tepki gösterilecek. Ama bunun için eşcinsellerin eşcinsellikle, kendileriyle barışmaları gerekiyor. (Eşcinselliğinle barışmak da eşcinselliğini bilmekten ibaret değil ne yazık ki.) İnsanın kendine dargın olması, kendisiyle barışık olmaması ne tuhaf bir durum değil mi? Üstelik bunun zararı da insanın kendisine.

Kısaca heteroseksizme "top"yekün karşı çıkılmadığı sürece eşcinselliğin tam olarak kabul edilmesi, eşcinsellerin haklarına kavuşması bir avuç eşcinselin protesto noktasında kalır. Bir şeyle olur ama çok yavaş ve çok geriden olur.

Yıl 1994. Kaos GL'nin temellerinin atıldığı yıl. Gelinen nokta en azında yasal olmasa da kendimizi eşcinseller olarak gösterebilme cesareti açısından azılı heteroseksist bir toplumda çok-çok iyi. Ama geçen zamana baktığımızdaysa,  daha çok yol kat edilmeliydi diye düşünüyor insan. Bunun suçlusuysa eşcinselliği sadece cinsellik zevkine indirgeyen ve bunu fırsattan istifade yaşayan seksüel homolar!

75-80 milyonluk bir ülkede sadece iki eşcinsel derneğinin bulunması düşündürücü. Matematiksel olarak milyonluk şehirlerimizden eşcinsellerin en az bir Milletvekili çıkarması, Mecliste temsil edilmesi gerekmez mi? Seçim sistemimize göre ilk sıradan aday gösterilip seçilme ihtimalleri çok düşük olabilir ama bugüne kadar kaç  Milletvekili adayı eşcinsel çıktı ki? Hazıra kim olsa konar. Bir şeyler hazır olduktan sonra mücadeleye  gerek bile kalmaz, her şey kendiliğinden yoluna girer, girebilir. Bizim eşcinsellerimiz her şeyi hazır isteyen ve mücadele etmemek için heteroseksist kültürü bahane eden türden işte.

Eşcinseller her ne olursa olsun haksızlığı hak etmiyorlar, etmezler de ama şu anda heteroseksizme göre ve heteroseksistçe düşündükleri için hak ettikleri kadar yaşıyorlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder