Her yıl sonunda yeni yıl için planlar yapılır ama program gene insanın yapısına göre işler. Geçici hevesler mi oluyor acaba insanın kendini düzene sokma çabaları? Bir süre uygulasan bile yavaş-yavaş gene eski yapına, yaşamına, düzenine veya düzensizliğine dönüyorsun. Bunun en güzel örneği 12 kilo verdikten bir yıl sonra 14 kilo alarak hayatımın en yüksek kilosuna çıkmam. Dolayısıyla yeni yılda ilk işim spora tekrar dönüp eski formuma kavuşmam. Tabi bunu başarabilmem için önce şu internet hastalığımdan kurtulmam gerekiyor. Sanki diayalize bağlanmış gibi uyanık kaldığım sürece internete bağlıyım. Tabi ki bunun için zamanımı eşit sürelere paylaştırmam gerekiyor. Ama en başta erken yatıp erken kalkmam gerekiyor. Güne geç başlamak yaşamı geriden takip etmek gibi bir şey oluyor. Ders çalışmam gerekiyor. Her zaman kedi bal yemeyebilir. Ders çalışarak getirdiğin başarıyı hiç ders çalışmadan getirmek her zaman mümkün olmayabilir çünkü. Hem bu okul denen şey bitirmek değil de, öğrenmek için değil mi? Artık kendimi ifade ederken tekrar etmek istemiyorsam daha çok kitap okumam gerekiyor. Son yıllarda hiç okumuyorum gibi bir şey. Sadece internet üzerinden gazete veya kaynakları okuyarak ne kadar doğru ve yeterli beslenebilirsin ki? Ah, ahh! En çok müziği ihmal ettim internet yüzünden. Oysa müzik benim yaşam biçimimdi. Hobi olarak da olsa dansa devam etmeliyim, tekrar gitar tıngırdatmalıyım arada bir. Hem internetten kopmamı kolaylaştıracaktır bu uğraşlar. Artık makine gibi yazı yazmayı da bırakmalıyım. Kendimi tekrar etmekten başka bir işe yaramıyor. Yabancı dil problemini halletmek için hiçbir zaman geç sayılmaz değil mi? Gene arada bir fotoğraf çekmeye çıkmalıyım dışarıya. Bloglarımı da daha seyrek, belli günlerde güncellemem şart. Biliyorum gene zaman yetmeyecek, gene bir sonraki günden yiyip gelecek zamana borçlu kalacağım.
2012'de bir daha hayatımda olmayacak, zaman harcamayacağım tek şeyse aşk olacak. Belki denk gelirse bir kedim olmasını isterim ama belki. Çünkü başına bir şey gelince acısını kaldıramıyorum. Eşcinselliğe dair bir-bir buçuk saatlik tek kişilik gösterimi de hep erteliyorum, bakalım ne zamana kadar. Şu gün 24 değil de, 48 ssat olsa diyorum ama, sen de iki günü bir gün sayıver diyebilirsiniz haklı olarak.
Eşcinsel gündemin takipçisi olacağım tabiki de.
Bir de bu yılın benim yılım olmasını çok istiyorum. Başka bir zaman bu kadar istekli olmayacağım yeni yıldan beklenti konusunda. Kimse de zaten senin olmasın demiyor ki. Değerlendirebilecek herkese yetecek kadar fazlasıyla zaman var nasıl olsa.
Birinci dileğim oldu ve devamı benim elimde. İkinci dileğim de olacak büyük ihtimal. Üçüncü dileğim adaletsiz dünyada hakkım zaten. Dördüncü dileğim şansa kalmış. Beşinci dileğim de bana ve başkalarına kalmış. Altıncı dileğim de hakkım ve de gelecek garantim ama umarım 2013'de gerçekleşir.
Dileklerin sonu gelmez ama gerçekçi olmasa da bir gün, bir yerde oğluşum Kara'm Prensim kedimle tekrar hayatı paylaşabilmek en büyük dileğim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder