Eşcinsellik sübyancılık değildir.Eğer öyle olsaydı heteroseksüel yönelimi olanlar istatistiki olarak bu eylemi eşcinsellerle kıyaslanamayacak oranda fazla gerçekleştirdikleri için heteroseksüelliğin sübyancı olarak tanımlanması gerekirdi.Tabi heteroseksizm burada da kendi çıkarına uygun bir şekilde ayrımcılığın dik alasını yapıp,kendi istismarcılığını içselleştirip normalleştirmektedir.Yoksa dedesi yaşında erkeklerle evlendirilen kızlara kurban değil de "olabilir" gözüyle bakılmazdı.Üstelik hiç gönül rızası olmadan gerçekleştirilen eşya gibi alınıp-satılma işlemi heteroseksizme maddi getirisi olan bir ticarete bile dönüştürülmüştür "Başlık Parası" başlığı adı altında.Neden normal karşılanmaktadır bu çocuk istismarı?;Heteroseksizme bir yan etkisi olmadığı gibi,kendi üstünlüğünü tescillediği için.
Eşcinsellik,heteroseksizmi beslesin diye maneviyata sığınarak iktidarını koruması için ahlak bahanesiyle ötekinin en ötekisi ilan edildiğinden,sübyancılık da eşcinsellerin kamburu haline getirilmiştir.Hatta-hatta eşcinselliğe indirgenip adına oğlancılık bile denmiştir.Bu da sübyancılığın küçük yaştaki erkek çocuklara eşcinsellerin musallat olması gibi bir önyargılı algıya sebebep olmuştur.Sübyancılık çocuklara eğilim olan bir sorun ise,bunu heteroseksizmin en ötekileştirdiği eşcinsel yönelim üzerinden çözmeye çalışmak ne kadar sağlıklıdır?Sübyancılıkla hiç alakası olmayan cinsel yönelim türleri arasında ayrımcılık yaparak heteroseksist sistemin kendi istismarcılığını görmezden gelmesi,bu sorunu daha da beslemez mi?
Yok,heteroseksizm her konuda olduğu gibi "Kimlerin sübyancı olduğunu ben belirlerim,hesabını da kimseye vermek zorunda değilim" diyorsa,başına gelenlere de katlanmak zorunda.Çünkü sorunlar ötekilere iftira atarak sadece içinden çıkılmaz hale gelir.Eğer sübyancılık hala kanayan yaraysa,bu heteroseksizmin manevi değerlerinin arkasına sığınarak,yasa dışı istismarları görmezden gelerek,ayrımcılık yaptığı ötekiler üzerinden kendini aklama çabasındandır.
Çünkü bu toplumda hala erkeğin yaşının kadından büyük olması,evlilik dışı küçük kız çocuklarının mal gibi başlık parası karşılığı alınıp satılması normal karşılanmaktadır.
Sonra da sen kalk sübyancılıktan bahset,sübyancılığı ecinselliğe yükle,sorunu çözmeye çalışıyormuş gibi yap veya çözdüğünü zannederek besle.
Aslında bu sorunun temelinde birlikteliklere sadece cinsel yönden bakılması,heteroseksizmin tabulaştırıp iktidarını sağlayan unsurlardan en başta gelenini cinselliğin özgürce yaşanamaması yatmaktadır.Temel ihtiyaçlardan cinselliğin ahlak bahanesiyle mal birlikteliğine dönüştürülmüş yasal ve yasa dışı manevi değerlerle onaylanmış evlilik dışında yaşanmasının yasaklanması sebebiyle,güçlünün güçsüzün iradesi dışında hakimiyet kurması ve istismarları kaçınılmaz oluyor tabi.Suç heteroseksizme değil de eylemi gerçekleştirenlerden önce,ikinci-üçüncü sınıftaki mağdurlara yükleniyor önce kolaya kaçarak.Eylemi gerçekleştirenler tabii ki suçlu bilinçsizliğinden çaresiz de olsa,yaptırım uygulanması yerine daha da cesaretlendirilip istismarın biçimini normalleştirerek,heteroseksizmi yapısına uygun olarak besledikleri ve devamlılığına katkı sağladıkları için.Ama asıl suçlu heteroseksizm,yani eşitlik yerine bencilce güç yeterliliği yapanlar iktidarı kaybetmemek için.
Cinsel özgürlük sübyancılığı önlese,cinsel özgürlüğün uçlarda yaşandığı"Batı"da olmazdı denebilir ama orada en azında yasalar heteroseksizm tarafını tutup da ayrımcılık yapmıyor,görmezden gelmiyor.Üstü örtülü veya manevi geleneklere sığınalarak açık bir şekilde bu kadar çok istismar yaşanarak cinsel yönelim üzerinden kendini kurtarmaya çalışmıyor en azından.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder