Dün ne oldu; Bahçesine zehir atıp otları kurutan komşumuz, bahçesine giren kedileri, onlara bir şeyler fırlatarak kovmaya devam ediyor, son olarak da bahçesine giren bir kaplumbağa'yı kürekle alıp yeni yıkılan bir binanın molozlarının üzerine bıraktı. Ben de oradan alıp otlak boş bir bahçeye bıraktım. Aslında böyle beton kafalı vicdansızlar, bahçelerine tamamen beton döksünler, o zaman ne kedi girer, ne de hayvan, böcek... Aslında böyleleri beton bir dünyaya ışınlamak gerekiyor ki oksijensizlikten gebersinler...
Bir ara benim de 20 ile 30 arasına yükseldi evde baktığım kedi sayısı. Çünkü aynı anda 5 dişi kedi doğurmuştu. Bu durum, yani 20 - 30 kedi ile yaşamak 2-3 yıl devam etti. Ama ne oluyor biliyor musunuz? Kediler için hiç de iyi bir şey değil. Çünkü fib gibi bulaşıcı rahatsızlık bütün yavruların ölmesine sebep oluyor. O yüzden evdeki kedi sayısını bir dengeye oturtmak gerekiyor. Hatta şöyle bir şey de oluyor. Büyük kediler fib taşıyıcısı olmasına rağmen bağışıklık sistemleri güçlü olduğu için hayatta kalıyorlar ama evdeki yeni yavrulara da bulaştırıp ölmelerine sebep olabilyor. Evet doğrudur, kedilerin bağışıklık sistemlerinin güçlü olması için beslenmeleri çok önemli. Bir çok kediyi kendi ellerimle ekstradan besleyerek ayakta tutabildim. Çünkü kediler fib'e yakalanınca iştahsızlaşıyor ve resmen ölüme yatıyorlar.
İnsan türünün doğaya, gezegenimize hiçbir katkısı yoktur, hatta tüketim atıklarıyla çevreyi-hayvan ve bitki örtüsünü katledip, atmosferi mahvetmiştir. Oysa insan türünün katlettiği "bitki ve hayvan örtüsü" başta oksijen olmak üzere, üzerinde yaşadığımız Dünya gezegenine hayat veren, bu gezegeni yaşanalabilir kılan tek unsurdur. Buna rağmen insan türü, akıl ve mantığını faydalı bir şekilde değil de zararlı bir şekilde kullanan tek tür olarak, içgüdüsel olarak yaşayan diğer hayvanlardan bile daha tehlikeli konumdadır. Tanrı insanları yarattı, hayvanları ve bitkileri de onların hizmetine verdi diye bir gerçek yok. Olaya bilimsel bir şekilde bakarsak; Dünya gezegeni bütünsel varoluşun parçalarından oluşmaktadır ve dünyadaki yaşam, dünyaya hayat veren zincirin halkalarıyla mümkündür. Ve insan türü bu yaşam zincirinin zararlı olan halkasıdır. Bu zincirden "İnsan halkası"nı çıkarın, dünyanın ömrü uzar. Ama insan halkası dünyayı bitirmeye devam ediyor; nasıl mı; doğayı katlederek; hayvanların ve bitkilerin neslini tüketip, doğanın dengesini bozarak. Eğer insan türü bir şekilde kırılsa, dünya kusursuz şekilde dönmeye, yani dünya gezeni daha yaşanılabilr olmaya devam eder. Ama insan türü öyle bencil ki, neslim devam etsin diye soyadı kanunu bile çıkarmıştır! Oysa hepmiz birer organizmayız, toprağa karışıp humus olacağız. Toprak bile organikliği bozulan insan bedenini kabul ediyor mu bilmiyorum!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder