16 Mayıs 2022 Pazartesi

İnsanları o hale siz getirmiş olamaz mısınız?

 Eve aldığım engelli sarı kedi sanırım 1 ay oldu ama hala beni yaklaştırmıyor kendine. sabırla bekelyeceğim v onu asla bırakmayacağım. Çünkü bırakmam, arabalardan kaçamayacağı için hayatınıun sonu olur.  Hayvanlar benim empatimi güçlendirdi. Eğer bu kedi beni kendine yaklaştırmıyorsa, demek ki insanların yaşattığı, onu sakat bırakacak kadar büyük bir travma ki, insan türüne karşı bir türlü güveni gelmiyor. Bu insanlarda da böyle. Mesela bende de durum böyle. Bu saatten sonra, en azından bu kültürde ben insan türüne asla güvenmem. Hayatımı yaşıyorum ama hep kuşku içinde. Bu paranoya değil; tecrübelerim sonucu sabitlenmiş bir yaşam referansı. Torbadan çektiğiniz 100 bilyeden 99'u mavi çıkarsa, kırmıız çıkma ihtimali kaçtır. % 1'e dayanarak insanlara güvenemem. Bu kültürde egemen sistem insanları etnik yapısından dolayı terörist olmakla suçlayabiliyor, özgürlüğü ve eşitliği savunanları terörist ilan edebiliyor, demokrasi isteyenleri terörist ilan edibliyor, eşcinselleri akıl dışı bir gerekçeyle-günah diye lanetleyip nefrete hedef gtösterip ölümlerine sebep olabiliyor, travestileri sanki iş verip çalıştırıyorlarmış gibi seks işçisi diye ötekileştirebiliyor, saldırgan diye uzak durulması gerektiğini söyleyebiliyor... Eğer belli kesimdeki insanlar tepkiselse, demek canlarını yakmış ve onları kötü koşullara itmişsiniz ki, sizlere korkuyla bakıyorlar, sizlere karşı gardlarını alıyorlar, hak mücdelesine girişiyorlar... Keşke insanları ötekileştireceğinize cahilliğinizi görebilseydiniz, vicdanınızı geliştirebilseydiniz. Yaşamanızı sağlayan doğaya bile saygınız yok ki ayol. Sanatın insanı ehlileştirp geliştirdiğini göremeyip yasaklıyorsunuz. O kadar ilkel bir sistemde yaşıyoruz ki, insanı hayata bağlayan umut denilen kavram bile yerle yeksan olmuş...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder