9 Aralık 2021 Perşembe

6-7-8-9-10 Aralık 2021 facebook notlarım

 6

Bir arkadaş homofobiden dolayı başka bir ülkeye gitmeyi düşündün mü demiş. Ben ayrılmayı düşünmedim. Ben zorluklara rağmen doğduğum topraklarda yaşamayı seviyorum. Çünkü benim iklimim Denizli. Başka yerde yaşayamam. Özgürlük insanın kafasının içindedir. Hayatta anti demokrasiden daha zor şeyler var bana göre. Dil ve köklerim benim için çok önemli. Çok birarada olamasak da, aynı topraklarda aile bireylerimin olması bana güç veriyor. Ben zorda kalınca kardeşlerim ve yeğenlerimden başka kimseye alo diyemem ki. Elin en iyisinden bile, kendi kötün daha iyidir. Çünkü kan bağı daha samimidir. Elin insanı sahte dosttur. hele başka bir ülkede kimsenin kapısını bile çalamazsın. Ben ailemden başka kimseden yüz bulamam.

7

HOMOFOBİKTEN DOST OLMAZ, OLMAMALI!

Benim anlayamadığım şeylerden biri de şu. Mesela bir sanatçı homofobik söylemlerde bulunuyor. Ne bileyim işte eşcinsellerin eşcisnelliğini dört duvar arasında yaşamasını söylüyor, aile kavramının öneminden bahsediyor, geleneklerimize ters olmasından  bahsediyor, sonra da ekliyor ben homofobik değilim ki, herkesin cinsel tercihi kendini ilgilendirir. Oysa homofobik çığırtkanlığıyla, eşcinsellere karışmadığını söylemesi çok alakasız, çok samimiyetsizce söylemler, sonra da buna inanmamızı falan bekliyor. Kabak gibi eşcinsel düşmanısın işte, tasvip etmiyorsun eşcinselliği. Ama senin ne böyle bir söylemde bulunma hakkın var, birazcık aklın varsa da eşcisnellik gibi doğal bir gerçekten rahatsız olursun. İşin kötüsü ne biliyor musunuz; böyle insanlarla dost olan, onun homofobisini görmezlikten gelen insanlar, sanatçılar, hatta eşcinseller bile var. Siz nesiniz kuzum, nasıl bir akıl sizdeki? Çok pardon ama sizinki de ikiyüzlülük, siznki de homofobi. Homofobi dediğimiz şey, illa ki eşcinsellerin yakasına yapışmak değil ki; hatta en büyük homofobi, homofobiye sessiz kalmaktır. Çünkü bu sessizlik, homofobik davranışlara ve uygılamalara cesaret veren en büyük etkendir. Bakıyorum da homofobik sanatçılarla poz veren insanlar, sanatçılar, eşcinseller... Daha sıra gelmedi mi eşcinsellikle barışmaya, homofobinin nefret olduğunu öğrenmeye, homofobinin eşcinsellere zarar verdiğini bilmeye, homofobik insanlara haddini bildirmeye... Homofobik insanlarla nasıl bir çıkar ilişkiniz, nasıl bir politikanız var ama soğutuyorsunuz kendinizden!

Gülden Karaböcek'in 45 yıl önce kaydedilen ve piyasaya sürülmemiş 45'liği dijital platformda. Müziğimiz 45 yıl önce daha kaliteliymiş. Söz, müzik, düzenleme, ses, yorum; muhteşem. Dünyada bir tane Gülden Karaböcek sesi var ve eşi benzeri yok! Teşekkürler Elenor!

ÇOK ÖZETLE EŞCİNSELLİK!

Eşcinsellik insan türünü bitiren değil, aksine doğurganlığı arttırarak insan türünün devamlılığını sağlayan, anne karnındayken hamileliğin ikinci evresinde gelişen doğal ve genetiksel bir durum. Eşcinselliğin çevresel veya seçilen bir şey olduğunu destekleyen bilimsel hiçbir veri yok. Yani özenmeyle veya yetiştirme tarzıyla falan hiç alakası yok. Eşcinsellik tüm canlılarda, yani hayvanlarda da görülen bir durum. Eşcinsel erkeklerle heteroseksüel kadınların ve eşcinsel kadınlarla heteroseksüel erkeklerin beyin özellikleri şekil ve icraatta birbirine benziyor. Yani dış cinsiyeti ne olursa olsun, eşcinsel bir birey, doğuştan karşı cinsin beyinsel özelliklerine sahip olarak doğuyor. Eşcinsellik doğanın oluşturduğu bir gerçek ve değiştirilmesi asla söz konusu olmayan bir şey. Zaten eşcinsellik doğada sorun yaratan bir şey değil; Sorun olan insanların eşcinsellik konusundaki bilgisizliğinden dolayı oluşan nefret, homofobi, ayrımcılık.

Canlı türünün devamlılığı dişideki üremeyi sağlayan eşcinsellik genine bağlı. Eşcinselliğin olmaması, canlı türünün sonu demektir.

8

PTT Kargo hakkında ne düşünüyorsunuz? Hiç PTT Kargo ile bir gönderi alış verişiniz oldu mu? Benim oldu ve kargolarımın çoğu-hatta tamamı diyebilirim teslim edilmediği için bazılarını ancak merkez şubeye kendim giderek alabildim, çoğu da geriye gitti ve gönderiler tekrar gönderilmek zorunda kaldı. Bu de ne demek, kargo masrafı demek. Son olarak gene İstanbul'dan aldığım bir ürün 6 Aralık'ta kargoya verilmiş, normalde diğer kargolar siparişten bir gün sonra ulaştırıyorlar kargoyu, ve daha önce PTT Kargo'dan başıma gelenleri bildiğim için internet üzerinden kargom nerede diye bir araştırayım dedim. Aaaa, benim kargo Afyon'da gözüküyor. Denizli PTT'yi aradım, Denizli PTT'ye telefon ile ulaşmak kesinlikle mümkün değildir ve ulaşamadım tabiki de. İnternet üzerinden aldığım telefonlara telesekreter hep yanlış numara diyor. Sonra Afyon PTT'yi aradım, Allah'tan mesai saati dışı olmasına rağmen, 12'den sonra aradım çünkü, şak idye açtılar telefonu, durumu anlattım, durum şöyleymiş. Afyon merkez noktaymış ve gönderiler ilk oraya gidiyormuş. Ne alaka? Denizli merkez olamıyor mu? Ayrıca daha yakın olan İzmir niye merkez değil? Her neyse benim paket daha bugün yola çıkacakmış Afyon'dan. Bana ne zaman ulaşır, sağlıklı bir şekilde ulaşır mı bilmiyorum. Şunu da belirteyim. Benzer sorumsuzluklar Yurtiçi Kargo'da çok yaşanırdı. Şimdi bir çok firma Yurtiçi Kargo ile çalışmayı bırakmış veya artık alış veriş yaptığımız firmalar müşteriye kargo seçeneği sunuyor. Neden bize sormadan PTT ile Kargo ile çalışıyor bazı firmalar? Niye bize sormuyorlar kiminle çalIşacağımızı? Böyle bir seçenek sunsalar, kesinlikle çalışmam PTT ile, KESİNLİKLE!

OKUYAN İNSAN, OKUMAYAN İNSANDAN % 60 DAHA İLERİYMİŞ. HOMOFBİKLER DE CAHİDİR!

Bir paylaşım okudum. Diyor ki, kitap okuyan insanlar, okumayan insanlardan % 60 daha ileridir. Çok doğru. Okumayan insan bilgiden bihaber olur ve kulaktan dolma bilgilerle bilir bir şeyi. Mesela eşcinsellik. Günah diyorlar. Akademik bazda günah diye bir şey yok ki; o sadece bir inanç biçimi. Bir şeyin doğru veya yanlışlığının ölçütü olamaz ki. Neymiş, Lut Kavmi imiş, tanrı bu kavmi yanardağların altında bırakarak cezalandırmış falan. Gerçekten buna inananlar, siz geri zekalı mısınız? Yanardağ patlaması bir doğa olayıdır ve etrafındaki canlılara ister istemez zarar verme durumu söz konusudur. 21. yüzyılda bile din işleri, Korona virüsünün sebebinin eşcinsellik olduğunu söyleyebiliyor. Buna inanan insanlar var çünkü. Mesela eşcinselliğe hastalık diyorlar. Bir insanın eşcinsel olduğunu bilmeden önce ona niye hasta muamelesi yapılmıyor öyleyse? Çünkü hastalığın fiziksel veya ruhsal bir belirtisi vardır. O belirti olmayınca, eşcinsel olan kişi de cinsel yönelimini eşcinselliğini söylemiyorsa, hasta olarak görülmüyor. Ne zaman ben eşcinselim derse, o zaman o kişiye hasta gözüyle bakılıyor. Eşcinsellere bu şekilde davranan o kadar çok g*ri zekalı var ki. Oysa eşcinsellik, kadının doğurganlık geniyle aynı ve bir canlının anne karnındayken geçirdiği bir durum eşcinsellik. Yani eşcinsellik canlı türünün sonunu getiren değil, sürekliliğini sağlayan doğal ve kaçınılmaz bir durum. Hadi sıkıyorsa eşcinsel gene müdahele edin de, doğurganlığı bitirip, türünüzün sonunu getirin. Tabi okumazsanız ve sadece yonazlara inanırsanız, bu bilimsel gerçeklerden bihaber yaşarsınız.

Bir insan niye 20 sene başkan olmak ister, insanlar da niye 20 sene aynı kişiyi seçer?

9

Şili eşcinsel evliliği onaylıyor, yobaz basın, "sapkınlık normalleşmeye başlıyor" diyor. Eşcinsellik zaten normal. Amerika'dan Avrupa'ya eşcinselliği onaylayan 31 ülke ve de dünyadaki milyarlarca eşcinsel yanılıyor olamaz değil mi? Tabi sizde bunu düşünebilecek kapasite yok ki. Nokta nokta zekalısınız işte! Okey, do you understand?

70'lerden 2020'lere uzanan bir müzik yolculuğu. 50 senedir modası geçmek yerine, her geçen gün yaptığı müzik daha bir değerleniyor. Neden? Kaba tabirle türkülerin, şarkıların aslı bozulmaz diyenlere inat bozduğu için. Türküyü türkülükten çıkardı, Arabeski arabesklikten... Kötü mü yaptı; hayır, dinlerken insanı sıkan türküleri tıngır mıngırlıkan, dinlerken bizi bayan arabesk şarkıları ağdalı bir halden kurtardı. Gülden Karaböcek aslında şarkıların, türkülerin ruhunu bozmadı, daha onlara ruh kattı, can verdi, deneysel düzenlemelerle evrenselleştirip zamansız bir hale getirdi ki, 45 yıl önce kaydettiği bir şarkıyı sanki günümüzde yapılmış gibi dinleyebiliyoruz. Nice sanatçılar geçmiş, aynı şarkıları söylemiş ama Gülden Karaböcek gibi düzenleyip söylemedikleri için unutulup gitmişler. Bir şarkıyı dinlenebilir kılan % 80 düzenlemedir. İşte Gülden Karaböcek bunu yaptığı için de, müziğimizin 3-5 ana damarından biridir. Eğer Gülden Karaböcek olmasaydı, çok merak ediyorum müziğimiz nasıl olur, onun söylediği şarkıları türküleri ondan dinlediğimiz gibi dileyebilir miydik; tabiki de hayır! Ben Aşık Mahzumi türkülerini, Ferdi Tayfur şarkılarını sahiplerinden aynı lezzetle-Gülden Karaböcek'ten dinlediğim gibi dinleyemiyorum mesela...

Bu çocuk intihar etmiş sayılmaz, bu çocuğu siz öldürdünüz aslında. Çünkü hayatınız boyunca siz veya yetiştirdiğiniz çocuklar kimbilir kaç eşcinselin ruhunu hançerledi. Zihinleriniz kanlı, hissetmiyor musunuz? Direkt eşcinselliğine olmasa bile şcinsellere her vuruşunuzda, her duyarsızlığınızda bile bir eşcinsel nefreti, homofobi var. Çünkü içinize işlemiş bu nefret. Bir temizlenin artık.

Hatice hanım, A. Çağlayan'daki sohbetinize bayıldım. Ne kadar samimi ve gerçeksiniz. Sizi izlerken resmen tavafa geldim. Hele o peçete tutumluluğunuz gözümde sizi Tanrılaştırdı. İyi ki varsınız şu hayatta.

Bugün, mama koyduğum noktalardan birine, birisi koymamamı istedi, 2 noktada da mama kapları atılmış. 52 senelik hayat tecrübeme dayanarak söyleyebilirm ki, insanlar vicdanı ve nezaketi güçsüzlük olarak algılayıp güç yeterliliği yapıyor, eğer bir mevkin varsa ve senden çıkarı varsa bunun adına yalakalık değil de saygı diyor. ARTIK SADECE  KENDİ DUVARIMIN DİBİNE MAMA KOYACAĞIM. Geçenlerde mama dağıtırken karşılaştığım polis şiddeti, insanlarım kedilere mama verdiğim için kavga etmeleri başıma daha kötü şeylerin gelmesi konusunda beni endişelendiriyor.

İnsan türünün bazılarına ithafen... Bazıları sokak hayvanlarına neden mama veriyor, neden onları veterinere götürüp, masraf edip iyileştirmeye çalışıyor? Hiç sorguladınız mı bunu? Bu insanlar aptal mı sizce? Vicdan nedir, insanlık nedir? İnsan türüne hayat veren doğanın yaşam zincirinin halkalarından hayvan ve bitkilerin varlığını hiç sorguladınız mı? Duyarlılık nedir biiyor musunuz?

AKP'li bir belediye başkanının, insanların işsizlikten değil de eşcinsellikten dolayı Kanada'ya gitmelerini söylemesi, özrü kabahatinden büyük bir durum. İnsanların eşcinsel olarak başka ülkelere gitmek zorunda kalmaları daha kötü bir şey sayılmaz mı? Demek ki insanca yaşayamıyorlar ki, gidiyorlar.

İçselleştirmişim sanırım; 80'lerin Disco sounduna ölüyorum! Cinsiyetsiz bir sound! Kalçalar relax!

Büyük beden salaş kıyafetler kiloları kamufle etmek için değil, uzun ve zayıf olanların taşıyabilceği bir tarzdır.

10

Kargoların şubeden alınmayıp sadece adrese teslim şeklinde olması ne saçma; amaç birilerine ihale vermek mi? Ne mecburiyetim var benim 2 gün evde kargı beklemeye? Sonra da diyorlar evde yoktun, ulaşamadık falan filan. Ve gün sonunda gönderiyi alabilecek bir şubenin olmaması... Sorumsuzluk en başta çalışanlarda. Nedne paketi teslim etmek için azıcık çaba sarf etmiyorsunuz? Tek sığındıkları bahane adreste yoktu! Yalancılar sizi.... Ve gün içinde yetişemeyip ertesi güne kalmayan, 8-12 arası kargıo alanlar kimler? Aslında disiplinsizlikten dolayı işleirn tıkırında yürümediği herhangi bir alan var mı Türkiye'de. Bazen, bir şey tam zamanında olunca şoka gireriz hatta; çünkü alışmışızdır düzensizliğe, disiplinsizliğe!

Kargom Sende şirketi, müşteri hizmetleri ile tekrar tekrar telefon ile görüşerek ve şikayet birimine şikayet ederek anca saat 15'de getirdi paketimi. Çalışma şekilleri şöyleymiş. Sabah'ın köründe saat 8'de seni arıyorlarmış, eğer ulaşamıyorlarsa o gün sen evde yoksun diye ertesi güne bırakıyorlarmış dağıtımı. Yani o gün telefonu duymaman, telefonu kaybetmen falan önemli değilmiş. Bana 7:30-11:30 arası teslimat yapacağız diye mesaj gönderiyorlar, sonra da telefonla ulaşamadık diye gönderiyi teslim etmiyorlar. Neymiş, telefon ile ulaşamdılarsa, ben şehir dışında falan olabilirmişim diye dağıtıcı benim eve uğramıyor. Yani eve uğramıyorlar telefon ile ulaşamadık diye. Bu kargonun müşterilerin uğrayabileceği bir dağıtım şubesi yok. Sadece onlar sana uğrarlarsa öyle mümükün teslimat. Sana tel ile ulaşamıyorlarsa kargo geri iade. Bu nasıl bir kafa gerçekten? Diğer kargoların da aksaklığı çok oluyor ama gün sonunda uğrayabileceğin ve gönderini alabileceğin bir şubeleri var. Sonra özürler, özürler, özürler... Türkiye'de sistem işte böyle. Eğer haklıysan ve onlara haklılığını mantık çerçevesinde kabul ettiriyorsan, kupkuru bir özür. Ben ne yapayım sizin özürünüzü? İnsnaın bir gününü çalışyorlar strs sinir içersinde. Ve ben hakkımı aramasam, sanki normalmiş gibi aynı şekilde devam edecekler. Bugün akşama kadar bekleyeceğim, kargo gelmeyecek, yarın bana tel ile ulaşamazlarsa gene gelmeyecek ve kargo iade. Ne bu yaa? Ben gönderime ulaşmak için çabalşamasam, alamayacağım paketimi...

Bütün olumsuzluklar beni mi buluyor diyeceğim ama aynı şeyleri herkes yaşıyor; kimisi umursamıyor, kimisi dile getirmiyor, kimisi bunu normalleştirmiş...

Cep telefonlarının refah göstergesi olduğuna istinaden karşısındakine telefonunu çıkart diyen Akapelinin ağzına telefon sokarlarken... Değişimin başladığı an diyebilir miyiz bu ana; bir millet uyanıyor mu gerçekten?

Evrenin müzik dünyasına en büyük armağanlarında biri. Artık bu kız Madaonna'yı da geçti, Tina Turner'ı da... Özellikle canlı performansları mükemmel ötesi. Ben hayatım boyunca bu kadar güzel canlı performansı bir Christina Aguilera'dan çok sevdim, Bir de Miley Cyrus'tan...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder