ABD - Arkansas eyaletinde 18 yaş altındaki kişilere trans geçiş ameliyatı ve hormon verilmesi yasaklanmış. Amerika'daki tüm eyaletler de yasaklamak için hazırlık içersindeymiş.
Bu transfobi olarak nitelendiriliyor. Oysa bana göre de transfobi değil. Burada kişilerin kendilerini nasıl hissetikleri veya nasıl ifade ettiklerine karşıtlık yok ki; amaç sadece dönüşü olmayan bir yola, 18 yaşından önce girilmesinin önüne geçmek. Örneğin penisini kestirerek bedenine müdahale ettirdin; ya sonra bundan pişmanlık duyarsan ne olacak? Çünkü bunun geriye dönüşü yok ki. Pişmanlık örneklerini görmüyor muyuz? Geçiş sonrası mutsuz bireylerle karşılaşmıyor muyuz? Trans geçiş ameliyatından sonra kadın oldum diye parti vererek mavi erkek nüfus kimliklerinin üstünde tepinenler, şimdilerde frijit oldu!
Burada herkesin kendi tercihi demek, biraz sorumsuzluk olmaz mı? Çünkü 18 yaş öncesi hayata bakış açımızla, sonraki dönemde hayata bakış açımız değişmiyor mu?
Bakınız, ben kişilerin kendini önce transseksüel hissedip, sonra hissetmeyeceğinden bahsetmiyorum; bedene müdahalelerin yarattabileceği fiziksel ve psikolojik problemlerinden ve bunun geriye dönüşü olmamasından bahsediyorum. Ben çok gördüm, 15 yaşında iken "Ben kendimi kadın hissediyorum ve ameliyatla kadın olacağım" diyip de, sonrasında bedeniyle barışan bireyleri.
Her zaman diyorum; kişinin kendini erkek veya kadın olarak hissetmesinin belli bir kalıbı, şekli yoktur. Penisli kadın, vajinalı erkekler de olabilir. Heteroseksist sistem böyle istiyor diye, doğamıza-bedenimize ihanet etmek zorunda değiliz.
Bana göre, bedensel olarak erkek doğan ama kendini kadın hisseden erkekler, penislerini kestirince o kadınlıktan zevk alamaz. Yeterli bir cinsel güce sahip iken veya yeterli cinsel güce sahip yaşta iken, libido yüksekliği bizleri operasyondan sonra da aynı keyif alacağımız bir bedene sahip olacağımız yanılgısı yaratabilir. Ben bunu çok iyi biliyoum. Çünkü bedensel bazı sağlık problemlerinden sonra insan cinsel gücünü kaybedince, artık o bölgede vajinasının veya penisinin olması önemini kaybediyor.
Eğer sisteme yaranmak için trans geçiş ameliyatı olmak istiyorsanız, o zaman bir psikoloğa görünün derim. Çünkü insanın kendini nasıl hissetmesinin, bedenle hiçbir alakası yok. Ben silikon meme taktırınca nasıl kendimi daha kadın hissedebilirim ki; bu olsa olsa heteroseksist toplumun cinsiyet algısınıa koşullanmak olabilir. Eğer kadınlar penisli doğsaydı, trans kadınlar o zaman ne yapacaktı peki?
Demek istediğim, erkekliği veya kadınlığı cinsel organlara indirgemek, tamamen toplumsal ve de cinisyetçi bir şeydir. Bilinçli insanlar cinsiyet kavramına bile inanmıyor. Mesela ben kendimi yeri geliyor hiçbir cinsiyette hissetmiyorum. Mesela benim, "kendimi kadın hissediyorum, şöyle kocaman memelerim olsun da salına salına göstereyim" diye hiçbir zaman derdim olmadı. Çünkü beynim, cinsiyetçi koşullanmalara teslim olacak kadar dar değil! Memesiz veya penisli kadın oluvereyim, ne olacak ki; bunun bana verdiği bir zarar yok ki.
Hayır, bir de heteroseksist toplum için cinsiyet geçiş ameliyatı olunca, o toplum bizi kabul etmeyecek ki; heteroseksüel sevgililerimiz veya kocalarımız olmayacak ki? Ameliyatla transseksüel olunca, tescillenmiş öteki olacağız. Oysa doğamızın mücadelesini versek, öteki olmaktan kurtulacağız.
Haberde diyor ki, "Yasaklar intihar oranını arttırıyor". Acaba? Ameliyat olmayınca yasaklar intihar oranını arttırıyorMIŞ, ameliyattan sonra toplumsal dışlanmışlıklar intihar oranını arttırıyorMIŞ..! Acaba bu, bireylerin kendisiyle-bedeniyle-doğasıyla barışamamasıyla alakalı olabilir mi? Çünkü trans geçiş sürecinde, trans bireylerin büyük çoğunluğunun psikolojik problemli olduğuna dair veriler var. Psikolojik problemleri sadece çevreye yüklemek, bana gerçekçi gelmiyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder