21 Şubat 2021 Pazar

HER ŞEYE RAĞMEN KENDİNİZ OLUN!

ÖZDEMİR ERDOĞAN'DAN SONRA VARAN İKİ. 

ALPAY: ZEKİ MÜREN TÜRKİYE'YE KÖTÜ ÖRNEK OLAN BİR HOKKABAZDIR!

Hangi sanatçı yandaş olmuşsa, yandaş medyaya çıkıp Zeki Müren üzerinden eşcinsel karşıtlığı yapıyor. Özdemir Erdoğan'dan sonra Alpay da zeki Müren için, "Türk Sanat Müziği'ni ve Türkçeyi katletmiş, etek ve apartman topuk giyerek Türkiye'de kötü örnek olmuştur. 10 kulağım olsa, Zeki Müren dinlemem. Zeki Müren, TRT'nin Türkiye'ye attığı en büyük kazıktır. Kendi kendini Sanat Güneş'i ilan etmiştir. Gerçek Sanat Güneşi Mustafa Sağyaşar'dır. Zeki Müren'inki hokkabazlıktır. Bir gün üç erkek arkadaşıyla benim sahne aldığım mekana geldi, uygunsuz harekette bulundular. Zeki Müren her yönüyle kötü bir örnekti." demiş. 

Ben gazeteci olsam, Zeki Müren aleyhinde bir röportajı yapmam, yapsam bile yayınlamam. Ama inanıyorum ki, yandaş medya bunlara bu şekilde demeç vermeleri için para veriyordur... Yoksa hangi medyacının aklına gelir Özdemir Erdoğan ve Alpay ile röportaj yapmak, Zeki Müren aleyhinde konuşturmak. Tutulmuş insanlar bunlar...

Yazıklar olsun ki en büyük sanatçımız Zeki Müren'e bile hakaret "ettirilen" bir sistemin içine düştük...

Zeki Müren'e laf söyleyenler, acaba Zeki Müren'in moku olabilir misiniz?

Zeki Müren'e eşcinselliğinden dolayı kötü örnek diyenler, keşke Zeki Müren'i örnek alabilecek kadar aklınız, kapasiteniz olsaydı!

Hayattaki en büyük başarı kendin olarak yaşayabilmektir. İşte Zeki Müren eşcinsel düşmanı bir topluma karşın bunu yapabilmiştir!

Ben de kendimi dünyanın en başarılı insanlarından biri olarak görüyorum. Çünkü hayatımı, kendim olmaktan taviz vermeyerek ve doğama ihanet etmeyerek yaşadım! Ve geriye dönüp baktığımda, iyi ki de öyle yapmışım diyorum. Çünkü hayatta insanın kendisinden başka her şey ve herkes yalan! Ne yaşarsan, o kar!

Hayatta sahte olup, kuru bir kalabalığın içinde olacağınıza; gerçek ve yalnız olun daha iyi.

Açık bir eşcinsel olup homofobiye maruz kalmak, sahte ve mutsuz bir heteroseksüel olarak takılmaktan çok çok iyidir!


Yukarıdaki afiş, eşcinsellerle bilmeden evlendirilen kadınların hikayesini anlatan sinema tarzında bir filmin.

HER ŞEYE RAĞMEN KENDİNİZ OLUN!

Eğer ben kendim olma cesareti göstermeseydim, yani bir eşcinsel olarak topluma uyarak heteroseksüel evlilik yapsaydım, yani bir kadınla evlenseydim, kupkuru bir hayatım olur, yaşayan bir ölüye dönüşür, kendi mutsuzluğumla birlikte çevremi de mutsuz ederdim. Düşünsenize bir kadınla cinslelik yaşamak beni tiksindirirken, o kadını nasıl mutlu edebilirdim? Topluma boyun eğip bir kadınla evlenseydim ve çocuklarım olsaydı, gene eşcinsel ilişki yaşamaya devam ederdim. Bu da kavgalara ve çatışmalara sebep olurdu. Ve ayrılırdım, boşanırdım, onca hata ve mutsuzluktan, birilerini de mutsuz ettikten sonra gene başa, eşcinselliğime dönerdim. Bakınız ben eşcinselliğin sonradan olduğunu söyleyen, sapıklık olarak gören geri zekalılara laf söylemiyorum; onlar miktir olup gitsinler zaten. Ben sadece facebook duvarımda kendimi ifade ediyorum. Niye ifade ediyorum; eşcinsel olup da kendisi olamayanlara birazcık olsun, kendileri olabilmeleri için cesaret vermek adına. Çünkü çevremizde eşcinsel olup da kadınlarla evlenmeye mecbur bırakılan, çoluk çocuğa karışan, dolayısıyla karılarını mutsuz edip mutsuz aileler kuran, hayatı kendilerine de zehir eden, üstlerine uymayan bu hayatı taşımakta zorlanan kadar çok eşcinsel var ki... Anne babalara da diyeceğim o ki, eşcinsel çocuklarınıza hayatlarını zehir etmeyin; bu sizide mutlu etmeyecek ayrıca. Ve eşcinsel çocuğunuz için, başka kızların da başını yakmayın! Eşcinsellerle evlendirilip mutsuz olan yüzbinlere kadın olduğundan haberiniz var mı?

***

EŞCİNSEL DEĞİL, METROSEKSÜELMİŞ!

Marketteyim. Önümde 190'lık manken gibi bir erkek. İki kulağında da yüzük büyüklüğünde halka küpeler var. Sol kulaktaki küpeyi sağ kulaktakinden ayıran, sol kulaktaki nokta şeklindeki bir detay. Yani sol kulağıma takmış sayın ki, eşcinsel zannedilmeyeyim demek istiyor. Çünkü sağ kulağa küpe takmak eşcinselliğin işareti, sol kulağa takmak ise değil. İkisine takarsan, soldakinde bir detay olması gerekiyor. Yalnız likralı öyle dar bir kot giymiş ki, zannedersiniz üzerinde açık mavi bir tayt var. Kalçalar da dolgun olunca, pantolonu boşluksuz doldurmuş, dediğim gibi likralı olduğu için bacaklarını falan tamamen sarmış. Evet erkeğin küpe takması ve dar pantolon giymesi, bastırılmış eşcinselliğin bir ifdasidir. Bazıları diyor ki, "Benim abim de küpe takıyor ama eşcinsel değil, benim babam da saçlarını at kuyruğu yapıyor ama eşcinsel değil, benim kardeşim de göbeğine kadar derin yakalı tişört giyiyor ama bu eşcinsel olduğunu göstermez, trendler böyle..." diyor. Pardon ama modaya da eşcinseller yön veriyor. Tabi bir taraftan aksesuarlarla eşcinselliklerini pörtletirlerken, bir taraftan da sakal gibi maskülen tarzlarla veya heteroseksüel evlilik yaparak eşcinselliklerini kamufle etmeye çalışıyorlar. Evet markette önümde kasada arabanın üzerine abanarak ofsayt pozisyon alan tayt pantolonlu küpeli adam da evli ve çocuk sahibi. Dibimde oturuyorlar çünkü... Tabi böyle ailelere modern aile deniyor ya, kocaların giyim kuşam olarak feminenleşmesini de modernliklerine veriyorlar. Bir şey sormak istiyorum, aksesuar ve davranışlarla eşcinselliklerini gizleyip erkek geçinenler eşcinsel değilse, bizim yıllardır beraber olduğumuz bu adamlar ne oluyor; cinsel çeşitlilik adına mı eşcinsel ilişki yaşıyor bunlar?

***

"Akıl sağlığı ve zeka kapasitesi" yerinde olanlar kaderci olmazlar, bilimsel gerçeklere inanırlar ve bu doğrultuda yaşarlar!

***

Burası "tenisin tanrısı" Novak Djokovic'in de yaşadığı 25 bin nüfuslu Monako'nun Monte Karlo köyü! Ülke nüfusu 35 bin zaten. Yani bizim gibi bakamayacağı ve sefil olan insanlardan oluşan nüfus yaratmak, yani en az 3-5 çocuk yapma zorunlulukları yok. Çünkü adamların savaşmak gibi dertleri yok, tek istedikleri yaşamak. İşte Batı medeniyeti ile aramızdaki farklardan biri de bu! Orada insanlar insanca yaşıyor, kimse kimseye ahlakçılık yapmıyor, kimse kimseye krallık yapmıyor; biz ise ölmemek için direniyoruz! Pardon cennetten mi bahsetmiştiniz? Cennet, huzur içinde yaşadığınız o andır! Ondan ötesi karanlık toprak, fosilleşmek..!


***

Şimdi Alpay isimli şarkıcı Zeki Müren'e "hokkabaz dedi, kötü örnek dedi, Türkiye'ye atılmış bir kazık" dedi; ne geçti eline? Zeki Müren değerinden bir şey mi kaybetti? Eşcinsel karşıtlığıyla cahilleri ve yobazları mutlu etmiş olabilir en fazla. Ama kendi değerini sıfıra düşürdü. Çünkü sanatçı, nefret değil sevgi ve hoşgörü aşılar, sanatçı cinsel yönelimle falan uğraşmaz, aksine ayrımcılığa maruz kalanların yanında durur. Hala Alpay'ı seven müzikseverler var ise, onlar da homofobiktir. Böyle bir nefrete diğer sanatçıların sessiz kalmasınıysa, hepinize lanet olsun diyorum. İstisnalar hariç hiçbiriniz evrensel sanatçı değilsiniz, olamazsınız da.

Zeki Müren'e sanatçı değil hokkabaz diyen Alpay'a Bülent Ersoy'dan cevap: Zeki Müren sanatçı doğan büyük bir duayendi. Kişilikler ve özel yaşamlar ile gerçek sanatkârların, gerçek sanatlarını istirhamım odur ki birbirlerine karıştırmamak gerekir. Bu büyük, yeri doldurulamayacak yorumculardan bahsederken lütfen daha hassasiyet ve kendilerine yakışır tarzda söylemler ile bahsetmenizi o devirde yaşayan bir sanatçı olarak herkesten recâlarım ile istirham ederim efendim.

**

Beni kullandığını sananlar, kendilerini kullandırdıklarıyla kalırlar. Teşekkürleeeer!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder